Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Eril dişil ayrımı

Dil ile ilişkili olan, öbür ulamlarla uyuşmayan géñel yazışmaları içerir.

Eril dişil ayrımı

İletigönderen Genç Bakış » 10 Haz 2015, 23:40

Birçok dilde olan eril-dişil ayrımı yararlı mıdır? Masanın, sandalyenin bile cinsiyetinin olması, Alman ulusuna ne gibi bir fayda sağlamaktadır? Üçüncü bir kişi hakkında konuşurken eşeyini belirtmiş olmak çok büyük bir yarar sağlar mı? Lehçe'de bir eylemi gerçekleştirenin erkek veya kadın olması önemlidir, eylem biçimleri ikisi için farklıdır. Karşımızda konuşan bir insanın konuşurken alttan eşeyini belirtiyor olması fayda sağlar mı?
Yoksa tüm bu belirttiklerim o dilin öğrenilmesini zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz mıdır? Yorumlarınız nedir?
  • 0

Genç Bakış
İlgili
İlgili
 
İleti: 12
Katılım: 01 Eyl 2014, 23:26
Değerleme: 7

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 11 Haz 2015, 16:08

Böyle bir özelliğiñ pratik olarak gerçekten de hiçbir yararı yoktur :)

Hint-Avrupa dilleri, Sami dilleri ve birçok dil ailesi; kökeninde bu dişil-eril (ayrıca yansız) ayrımını barındırırlar. Yani tarih öncesi zamanlardan kalma bir durumdur. Bunuñ nedeni muhtemelen her eşyanıñ bir ruhu olduğuna inanılan bir dönemden kalması ve bu ruhlarıñ da cinsiyetleriniñ olmasıdır.

Yiñe de pratikte hiçbir yararı olmadığı için diller bu özelliklerini yitirmeye yüz tutmuştur. Örneğin İngilizce Cermenik bir dildir (Almanca ile akrabadır) ancak bu dişi-erkek ayrımını yitirmiştir, öte yandan Almanca korumuştur. Avrupa dilleriyle akraba olan Hintçe, Farsça gibi dillerde ise bu ayrım yüzyıllar önce kalkmıştır. Latinceden türeyen İtalyancada ise erkek ile yansız cinsiyetler birbirine karışmıştır, hatta bazı dişil biçimdeki adlar erkek belirteç almaktadır. Bu da orta veya uzun vadede dişi ile erkek biçimlerin karışacağını söylüyor. Zira bazı İtalyan lehçelerinde bu karışımıñ iyice arttığı biliniyor.

Öğrenirken dişi-erkek ayrımınıñ aslında sadece sözcükleri sınıflandırmanıñ bir yolu olduğunu düşünebilirsiñiz. Belki öğrenirken kolaylaştırır. Yani bir sözcüğün eril veya dişil olduğunu düşünmek yerine, "bu sözcük A sınıfından, şu sözcük B sınıfından" gibi düşünebilirsiniz. Çünkü bizim dilimiz gibi böyle ayrımları tanımayan biri için bir eşyanıñ dişi veya erkek olması añlamsız kalıyor. Ancak o dilleri konuşan biri için, bir sözcüğüñ erkek veya dişi olması, o kadar doğal geliyor ki, bizim sözcükleriñ kalıñ-ince olması ve ünlü uyumuna uymaları gibi geliyor.

Örneğin, biz çoğul ekini bir sözcüğe getirirken -lar veya -ler diye getiriyoruz. Hangisini getireceğimizi ise sözcüğüñ kalın veya ince olması belirliyor. Aynı şekilde örneğin İtalyancada çoğul eki -i veya -e olup hangisiniñ geleceğini o sözcüğüñ sırasıyla erkek veya dişi olması belirliyor. -o ile bitiyorsa (erkek) çoğulu -i'ye dönüyor, -a ile bitiyorsa (dişi) -e'ye dönüyor. Tabi ki bunuñ istisnaları var. Bazı diller ise, sözcükteki dişi-erkek ayrımını seslerde koruyamamışlar. Örneğin Fransızcada bir sözcüğe bakarak onuñ dişi mi erkek mi olduğu kestirilemiyor. Çünkü Fransızca sözcüğüñ biçimini öyle bir değiştirmiş ki, Latincedeki -um/-us veya -a/-ea ile bitmesi durumu ortadan kalkmış (o sondaki heceler düşmüş). Kültürel olarak aktarılmış. Bu dillerde de sözcükleri hep artikelleriyle birlikte öğrenmeñiz eñ iyi çözüm.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6106

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen Bi50likdaha » 12 Haz 2015, 00:14

Pratikte bence artısı var.
Biz "o geldi" ya da "onu seviyorum" diyoruz. O ne ama taş mı, köpek mi, insan mı, kadın mı, erkek mi çok belirsiz. Bu cinsiyet ya da nesne ayrımı olan dillerde çok daha bariz. Anlatırken kolaylık sağlıyor kesinlikle. En basitinden "onu seviyorum" dendiğinde kafanızda oluşan seçenekler "i love her" dendiğin de epey bi azalıyor.
Eylem içinde aynı durum geçerli.
Ha öyle muazzam bir pratiklik de değil bence.
Son olarak kötü yanı şey. Örneğin bir travestiye, transeksüele hint avrupa dillerinde ne denir bilemiyorum.
(buradaki bir tümce, cinsiyetçi söylem nedeniyle kaldırılmıştır)
  • -10

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 426

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 12 Haz 2015, 01:06

LGBTİ durumlarında kötü tabii. Ancak bazı dillerde yansız da var (Latincede varmış, İtalyancada yitirilmiş. Rusçada ve Doğu Avrupa dilleriniñ çoğunda var, vs.). Yiñe de bu yansız olma durumunu kafamıza göre kullanamıyoruz. Atıyorum masa hep dişi oluyor, onu yansız hale getirince başka bir kavrama denk gelebiliyor. Bunu İtalyancada yol tariflerinde yaşadım: rotondo sözcüğü yuvarlak/kubbeli olan şeylere deniyormuş ancak rotonda özellikle dönel kavşakmış. Dahası, adama yanlışlıkla rotondo diyince kesinlikle anlamıyor!!! Ha rotondo ha rotonda bence :) Bazen hatırlamayınca hiç artikel kullanmayıp ao arası bir ses çıkartıyorum :)

Bence "o geldi" cümlesiniñ "he came" gibi cinsiyet duyarlısı olmasınıñ getirisi için koca diliñ her şeyi erkek-dişi diye ayırması çok "pahalı" bir durum. Yani değmez bence buna. Onuñ yerine sadece zamirlere bir erkek-dişi ayrımı eklenmesi ancak fiil veya isim çekimleriniñ yansız kalabilmesi eñ güzeli.

Türkçeye "o" zamiriniñ dişi ve erkek biçimlerini kazandırabiliriz bence. Örneğin, DLT'deki örneklerde olduğu gibi "er" diyebiliriz erkek için. Dişi için ne olur öneri bulamadım.
- "er geldi" (he came)
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6106

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen cingelek » 25 Haz 2015, 12:39

Bir yandan kökeni Hint-Avrupa dilleri olan, Arapça olan sözlere karşılıklar ararken diğer taraftan bu dillerde bulunan bir dilbilgisi özelliğini Türkçeye sokmak istemek çelişkili olmuyor mu?
  • 4

cingelek
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 375
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 408

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen Türkeröz » 26 Haz 2015, 06:01

Türkçe'de genelde hayvanlarda ayrımlanıyor.

İnek - Boğa - Sığır
Koyun - Koç - Davar
Keçi - Teke - Davar
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 3202
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 667

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 26 Haz 2015, 15:12

cingelek yazdı:Bir yandan kökeni Hint-Avrupa dilleri olan, Arapça olan sözlere karşılıklar ararken diğer taraftan bu dillerde bulunan bir dilbilgisi özelliğini Türkçeye sokmak istemek çelişkili olmuyor mu?

Burada hiç kimseniñ dilbilgisi özelliğini Türkçeye koymak istediğini sanmıyorum. Burada söz edilen ayrım, añlamcadır. insan - kadın - erkek üçlüsü gibi...
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6106

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen cingelek » 26 Haz 2015, 16:40

Oktay D. yazdı:
cingelek yazdı:Bir yandan kökeni Hint-Avrupa dilleri olan, Arapça olan sözlere karşılıklar ararken diğer taraftan bu dillerde bulunan bir dilbilgisi özelliğini Türkçeye sokmak istemek çelişkili olmuyor mu?

Burada hiç kimseniñ dilbilgisi özelliğini Türkçeye koymak istediğini sanmıyorum. Burada söz edilen ayrım, añlamcadır. insan - kadın - erkek üçlüsü gibi...
Fakat Türkçedeki üçüncü teklik şahıs zamirinin erkek ve kadın için aynı olması dilimizin bir özelliğidir. O geldi dediğimiz zaman o ile kastedilenin erkek mi kadın olduğu çoğunlukla bağlamdan anlaşılabilir. Hatta biz çoğunlukla şahıs zamirini bile kullanmadan sadece geldi diyoruz. Zaten karşımızdaki kişi kimden bahsedildiğini anlamıyorsa kim geldi diye sorabilir. Aynı şey she came denildiğinde de olabilir, dinleyici she'nin kim olduğunu bilmiyorsa sadece fazladan bahsedilen kişinin hanım olduğunu anlayabilir. O da who came? diye sorabilir. Çet el sözlerine karşılık ararken çet el dillerinin dilbilgisi kurallarına da karşılık aramaya başlanırsa Gagavuz Türkçesindeki kafadarka gibi bizde de arkadaşka, üürediciyka gibi bizde de öğretmenka tarzı sözler ortaya atanlar çıkabilir. Cemal Süreya'ya üvercinka'nın anlamı sorulduğunda "Üvercinka anılması güvercinle karışık bir ad. Bir kadın adı." demiş, onun gibi.
  • 0

cingelek
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 375
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 408

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 26 Haz 2015, 18:01

İyi de kimse "o zamirini kaldıralım yerine dişi-erkek ayrımı olan bir zamir koyalım" demedi ki. Demiş mi yoksa? Yalnızca dişi-erkek yarımı olan yeni zamirler olsun denildi, ben de örnek sundum ki zaten Eski Türkçede olan bir şeyi söyledim. DLT'deki tüm örneklerde "er bardı" gibi kullanımlar var. Burada dilbilgisi değil, "er" sözcüğünüñ "eril kişi" añlamlı bir zamir/ad olması söz konusu. Bu kullanım 1000 yıl önce vardı, halen var sayılır. Bunu inkâr edecek değiliz soñuçta. Yansız (o), eril (er) ve dişi (?) olmak üzere üç zamir olunca dilbilgisi ithal etmiş olmuyoruz bence.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6106

Ynt: Eril dişil ayrımı

İletigönderen Küregen Temür » 18 Şub 2021, 18:21

Bu dil özelliğini dilimizde bir yerde görebilirem: Han-Hanım
  • 0

Küregen Temür
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 18 Şub 2021, 17:59
Değerleme: 0


Dön Géñel yazışma

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 4 konuk

Reputation System ©'