Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

İnanç ile ilgili kavramlar

Dil ile ilişkili olan, öbür ulamlarla uyuşmayan géñel yazışmaları içerir.

İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen Temirbek » 16 Nis 2008, 19:17

İmam Münâvî'nin Feyzu'l-Kadîr isimli hadis kitabında İbni Abbas'tan şu mealde bir hadis-i şerif rivayet edilir: "Üç hasletten dolayı Arabi seviniz: Çünkü ben Arabım, Kur'ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur, Cennet ehlinin konuştukları dil Arapçadır." 1

Arapça, belagat, edebiyat, fesahat ve zenginlik bakımından dünya dillerinin en güzelidir. Aynı zamanda ses, ahenk ve cümle yapısı bakımından da diğer diller arasında ap ayrı bir yeri vardır. Cenab-ı Hak da kendi kelâmı Kur'ân-ı Kerimi Arap diliyle indirmiştir. Peygamber-i Zîşân (a.s.m.) da zaten bu dili konuşuyordu; kendi milletinin, kavminin dilini...

Bu hadis-i şerifi bazı âyetler de tasdik etmekte, desteklemektedir.
"Halkı Allah'ın azabından sakındıran peygamberlerden olsun diye onu ap açık bir Arapça lisan ile senin kalbine Cebrail getirdi."2

"Biz hiçbir peygamberi kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, amrolunduklarını onlara ap açık anlatsınlar"3 mealindeki âyet-i kerime de Peygamberimizin kendi kavmi olan Araplara kendi dilleriyle tebliğde bulunduklarını bildirir.

Evet, Kur'ân'ın dili, son Peygamber Hazret-i Muham-med Mustafa'nın (a.s.m.) konuştuğu dil Arapça olunca, Cennet dilinin de Arapça olacağı şüphe götürmez bir gerçek olur. Hz. Âdem de yeryüzüne indirilmeden önce Cennette bulunduğu zamanlar Arapça olarak konuşurdu. Ayrıca bu dil Peygamberimizden başka diğer peygamberlerden bazılarının da konuştuğu dildir. Meselâ, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. İsmail, Hz. Salih, Hz. Şuayb Arapça konuşuyorlardı.

Ayrıca imam Kastalânî, Hz. Âişe'den "Cennet ehli Mu-hammed Aleyhisselâmın diliyle konuşacaklar" mealinde bir rivayeti zikreder.4

Cennet dilinin Arapça olduğu yukarıda mealini verdiğimiz hadis-i şerifin ifadesinde ve Hz. Âişe'nin rivayetinde sabit olmakla beraber, Üstad Bediüzzaman Mehtu-bat' ta İmam Âzam'ın bir fetvasının hikmetini izah ederken şöyle bir ifadeye yer verir: "Bir rivayette lisan-ı ehl-i Cennetten sayılan Fârisî lisanı...5

Bu beyanla, yukarıdaki ifadeler birarada düşünülürse şöyle bir neticeye varmak herhalde yanlış olmaz: Esas itibariyle Cennet lisanı Arapçadır; fakat Farsça da konuşulabilir. Yani Cenab-ı Hak her iki dili de Cennet lisanı olarak yaratabilir.

Hadis-i şerifte "Arabi seviniz" ifadesini mutlak olarak anlamamak lâzımdır. Çünkü Araplar içinde gayrimüslimler olduğu gibi, günümüzde dinsizler de vardır. Onların sadece Arap ırkına mensup olmaları, Arapça konuşmaları onları sevmeye kâfi gelen hususlar değildir. Hadiste yer alan beyandan maksat, Müslüman olan, dinini yaşayan, Resulullahın izinde olan Araplardır. Zaten bunlar din kardeşimizdir. Onları din kardeşimiz olarak sevdiğimiz gibi, ayrıca Kur'ân'ın, Resulullahın ve Cennetin lisanını konuştukları, saff-ı evvel olarak İslâmiyeti yaydıkları, İslâmiyete hizmet ettikleri için de diğer milletlerden farklı olarak bir derece daha fazla sevgiye lâyıktırlar.

1. Feyzü'l-Kadîr, 1:178 Hadis no: 225.
2. Şuarâ Sûresi, 195.
3. İbrahim Sûresi, 4.
4. Mevâhib-i Ledünniye , 1:276.
5. Mektûbat, s. 406.

Mehmed Paksu Meseleler ve Çözümleri - 1


* Okuması kolay olsun diye bölüm bölüm aktaracağım...
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen YİĞİT TULGA » 16 Nis 2008, 20:22

Uğrola,
Yine ilginç bir konu açmışsınız, kutlarım. Kişisel olarak uçmağ dilinin ne olacağını bilemiyorum da "Evren Dili' nin Türkçe" olabilmesiyle ilgileniyorum. Ne de olsa gidince göreceğiz. İngilizce olmasın da!  :-\ Ya Latince! İğrenç olurdu değil mi? Çünkü neredeyse tümümüz tamuyu boylardık. Olasılıkla en kötüsü imdili (işaret dili) ile konuşulur. Bir de şu sorun var:
Peki yazısı ne olacakmış?
??? ??? ??? ???

İlk yazı olan "Çivi yazısı" mı? Bence buradaki gibi orada da yaşam çağlarının evreleri olmalı. Düşünsenize 1000-2000 yıl öncesinin sözcükleriyle konuşan birileriyle neyi üleşebilirsiniz. Kös kös oturursunuz, ya da eğin dilini kullanırsınız. Yaşam çağları açısından acun ile benzerliği varsa belki de uçmağ buraya benzer. Burada yalnızca ölüyoruz; bir de giyiniyoruz.
:-\ :-\

Bunlar us çalıştıran öğrenilesi konular, sayın yazarın da sizin de ellerinize sağlık dilerim. Ancak bence Arapça' nın da Farsça' nın da son çırpınışları.
Çünkü yakın gelecekte türkçelerin birliği var. (Y.Y.C) Tanrı buyruğu doğruysa (Kaşgarlı' nın aktardığı) görklü yalvacımız görmüş (bildirilmiş)  olmalı geleceği. "Türkçe öğrenin, onların egemenliği sonsuz olacak" demiş.
Onaylaması bana düşemez ancak görünen odur ki, doğru da söylemiş.

Uğrola
  • 0

En soñ YİĞİT TULGA tarafından 16 Nis 2008, 23:47 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 34

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen YİĞİT TULGA » 16 Nis 2008, 22:22

Uğrola,
Çok derin konulara çok düzeylice değinmişsiniz sevgili Temirbek. Bunların tümü ekin sümülümü çaşutlarının uydurmaları. (Y.Y.C) Tanrı ile arama gireceklerin alnını karışlarım. Kendi dilimde yakarır yalvarırım. Ağzı kokanları aracı yapacaksam, olaki sorgu günümde yanımda çevirmen bulunduracaksam (Arapça ya da Farsça) ben boşa kürek çekmişim demektir. Ulu Tanrım' ın içimdeki sesi anlamayan bir bilgisiz (ırağa) olduğunu sanacaksam tamuların en dibinde tek başıma yanmaya seve seve koşarım.

Bunlar inancı tekellerinde tutmak isteyenlerin, aracılık ederken semirenlerin oyunları.

Kaldı ki soylu budun (kavmi necip) diye anılan arapların içlerinde "nice başkalarında olduğu gibi", sapkın, içici, bağımlı doludur. Bir buduna soylu diyebilmek için Yücelerden Yüce TANRI' mın O' na egemenlik bağışladığı günlerin sayısına bakarım.
Çünkü O, egemen OLAMAYASIN, deseydi, Türkler en az 10 bin yıldır (Y.C) Tanrı' nın (erk, egemenlik) gölgesi sancaklarını yeryüzünde "kesintisiz" sallayamazlardı. Tanrı istemeseydi, Tanrı' nın kırbacı olunamazdı. (Attila)
Tanrı gücü egemenliktir. Türkten egemen başkası yoktur.

İşte onların tüm korkularının kabuğu bundan. Türklerin uyanıp doğrulmasından, bu cılız kabuğu yaracak yanardağın gürültüyle patlaması bir kez oldu, adına ATATÜRK derler; bundan sonra da ikincisi olacak; bakalım ne diyecekler, nereye sinecekler.

Anlamayanı kandırmak kolaydır. Bu yüzdendir inancımızı başka dilden dayatmaları.
Bu tecimde de böyledir. Bunların yaptığı da tecimenliktir. Geçmişte kimilerinin uçmağdan yer sattığı bile olmuştur.
Yer alanlar nic'oldu?

Uğrola.

Dipçe:

tecim....ticaret
tecimen...tüccar
uçmağ.....cennet
tamu.......cehennem
nic'oldu.....nice oldu, ne oldu, nereye gitti
ekin........kültür
sümülüm......emperyalizm
çaşut........ajan
ırağa.........haşa
  • 0

En soñ YİĞİT TULGA tarafından 16 Nis 2008, 23:53 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 34

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen Baturalptürk » 17 Eki 2008, 16:19

Ben de Yüce Kuran'ın bir bölümünü okudum. Ancak orada öbür dünyadaki dil gibi bir şey göremedim. Yüce Kuran'ın da Arapça olması yine kendi içinden çıkarılacak ayetlerle bulunabilir. Her buduna peygamber gönderilmiştir. Hz.Muhammed de bir Arap olduğu için okuyup anlaması ve anlatması için bu dilde inmiştir. İslam'ın dili olmaz. Allah her dili anlar. İslam gönül ve niyet işidir. Bu tür şekilci hareketler kimseye hiçbir şey kazandırmaz. Hatta ikiyüzlülüğe sapanlar olursa dini yalan saymış olur(Maun Suresi).
Öte yandan bize Bediüzzaman gibi iğrenç kişi(!)liklerin adını anmayın. Onların ne pislik olduğunu çok iyi biliyorum. Örnek gösterdiğimiz varlıkları da tartalım.
Saygılarımla...
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen Boraan » 06 Ara 2008, 22:19

Arkadaşlar Esenola;

   Buradaki önemli dura apbir dilin kutsal olmamasıdır.Diller Kutsal Okunak'ta
belirtildiği gibi  birbirimizle kaynaşmamız için vardır. Tanrı hepimizi tek dilde tek soyda yaratabilirdi; sınanan bir varlık olduğumuzdan bu gerçekleşmedi, birlik bütünlük sağlanmadığı ve birbirimize sürekli yağı olduğumuz sürece de bu değişmeyecektir.  Yaradan bizi boyunlara bölmüştür ; ve saykun kendini geliştirmek yükümlüdür ki diğer boyunlarla  yarışır duruma gelebilsin.

    Biz varlık olarak üzerine dil verilenlerdeniz, Temirbek yoldaşımızın adlandırdığı gibi bu ''Beyin Dili'' beynin en  önemli gelişim işlevidir.Yersuda görüldüğü üzere dillerin o kadar çeşidi var ki yalnığın  çabucak ürettiği bu dizge onun  yaşamının  ve gelişmesinin bir aracı olmuştur.

   Yersuda yaratılan  yalnık  yersuyun  ardası olmuş, nemelerin adlarını Tanrı'dan bir çırpıda öğrenmiş.Yalnığa verilen bu içgüç  ile birlikte  nemeye egemen olma  onda sağancı doğurmuş.Bu sağanç onu kötü yollara sürüklemiş, beyni yalnız anlık yönüyle kullanıp onu bencilliğe, üstün ben olma düşüncesine sürüklemiştir

   Okunağımızdan bilindiği gibi sağanç dağların, göklerin onun sorumluluğunu üzerine  almak istemediği yalnız cinlerin ve yalnıkların kullandığı bir açardır.Yalnık bu beni yanlış kullandığında say neni yokedebilir,  onu eğitip kullanmasını öğrendiğinde de  evrenin bütün kapılarını aralayabilir.

    Arkadaşlar,  bizler yalnık olarak bu yertinçde kısılıp  kalmışız , sağancımızı yoğuramamış onun oyunlarıyla yoketmişiz hep, Ki bunda ilk başta en büyük sınavını vermiş Şeytanın rolü önemlidir, Adem'in  arda olmasını çekememiş onu kendisinde de olan bu sağançla kandırmış; böylece  uçmağ ülevi oraya gitmek için bir süreye dönüşmüş varolduğumuz bu yersuda.

   Yalvaçlar gelmiş gitmiş ,hep yalnığa kendisini öğretmeye çalışmış, ardından bir sürü boyun yokolmuş Tanrı'nın buyruğuna uyamadıkları için.O buyruk ki düşüncemizle biçimlenen , Yalvacımızın o güzel belleğine aktarılan sözler ile gelmiş son kez ve oku denmiş, okumanın önemi belirtilmiş...

  Nasıl okuruz biz peki? dil yardımıyla , nasıl anlarız peki ? dil yardımıyla, geliştiriririz, onu aktararak kavramlar buluruz,  düşünürüz, anlağımızı oluştururuz onunla ,onunla uslu oluruz gönlümüze yönelerek. Us erdirir anımızı yoğunlaştırırız, aygıtlar yaparız bir nenleri anlayıp, gene us erdirir sağancımızın olumsuz isteklerinden kurtulup tinseliğe yöneliriz ya da anlağımızı geliştiriz. Ama şunu bilmemiz gerekir ki bütün bunları anlamamızı sağlayan araç olan dilimiz beynimizin en büyük buluşu olmasıdır.çünkü Çalabımız Adem'e nemenin adlarını verdiğinde eksiksiz saymış, melekler ise aynılarını söyleyememiş.Şeytan ise toprağı küçümsemiş olduğundan o çamurdan yaratılmış tende saklı beynin daha  neler yapabileceğini anlayamamış...

   Görülen o ki,  biz birtakım nenlerin ayırdına varıp, saynene  daha geniş bir yelpazede bakmak , kendimizi anlamak, geliştirmek için varız, bu sürede (yersuda) çoğumuz bunu başaramıyoruz ama başarabildiğimiz denli say oğur umut olacaktır.Ve yeniden söylemek gerekirse hiçbir dil kutsal değildir, say dil yersuda bir boyaktır.Bunun için de diğer dillere de saygıda bulunmak , onları korumak gerekir.Hepsi bu yertincin tadıdır. Hepsinde ayrı ekinler,  tatlar, buluşlar bulunur. Ben varım Türkçemle düşünmeyi seviyorum,  ama bir başkası vardır ve onun kendi diliyle düşünmesini kısıtlayamam. Sonuçta hepimiz iyilikte, sakınıda yarışır olmalıyız Allah'ın gözetiminde ve emin olun eğer gidebilirsek uçmağda da  saykun birbirini anlayacaktır.

  Esenlik Üzerinize ola...


anlak : us+anlık(zeka)+ an

sakını : takva

an :zihin

saykun : herkes

arda : hâlife

sağanç : Nefs

ülev : hak
  • 0

En soñ Boraan tarafından 06 Ara 2008, 22:53 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1810
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen Kimkio » 08 Mar 2009, 13:35

Bu açıdan da bakmak gerekir ki;

"Arabiy" (Arapça) kelimesinin kökü olan A'RB, Arapça’da, "kusursuz, mükemmel" anlamına gelir. (Örneğin bak 56:37). Kuran'ın mesajı tüm insanlığa gönderildiğinden, Arapça olan orijinal Kuran'ın dilinin anlaşılması onun Arapça oluşundan değil, Arapça’sının gerçekten A'RB, yani "mükemmel" oluşundan kaynaklanıyor. Bir başka deyişle, bu ayette kastedilen anlam, özel isim olarak Arapça değil, onun kelime anlamıdır. Her Adil adaletli olmayabildiği gibi, her Zeki zeki, her Arap arap (mükemmel) olmayabilir. Aynı şekilde her Arapça metin arapça (mükemmelce) olmayabilir! Kuran'ın dili arapça’dır, kusursuzdur, mükemmeldir. Bir Arap peygambere mükemmel bir Arapça ile nazil olan Kuran, Rahman tarafından öğretildiği için (55:2), hangi dille konuşursa konuşsun, tüm insanlık için Tanrısal bir mesajdır, bir elçidir.
  • 0

Üyelik görseli
Kimkio
Sesli Yeñi Üye
Sesli Yeñi Üye
 
İleti: 1
Katılım: 08 Mar 2009, 13:11
Konum: istanbul
Değerleme: 0

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen tolonbey » 17 Mar 2009, 00:27

  Iste böyleeeee

Temirbilek,

Ibni abbasin rivayeti
3 dayanagindan dolayi Arabi sevin diyor

1- Ben Arabim(Muhammet)
2-Kur,an Arabca inmistir
3-Cennet ehlinin konustugu dil Arabcadir

Simdi yanitina gecelim.

Muhammedin Arab olmasi gercek Türkü hic ilgilendirmez.
Cünkü bircok hadisinde,Türklerin can düsmani oldugunu söylemistir.
Bir tanesini buraya yaziyim.

Türkleri öldürüp bu dünyadan yok etmedikce,cennete gidemeyeceksiniz demistir Arablara Muhammet.

Bu hadis Tirmizi,Ebu Davut ve bircok hadis yazarlarin kitablarinda vardir.

Böyle bir adami sevmek bir yana onun Türklere duydugu duygularin aynini bizde ona duyuyoruz.

Kur,anin Araba indiyi icin Arabca inmistir.
Türke inseydi Türkce inecekti.

Ibrahim suresi 4 üncü ayat bir bakalim:Biz hangi ulusa kitab gönderdikse kitabi o ulusun dilinde gönderdik.Peygamberide o ulusdan sectikki buyruklarimi ulusuna anlatabilsin.

Islami en iyi yorumlayan su 3 bilginden biri Musa Carullah Bigiydi.
Diyeri Cemalettin Efgani
Diyeri Muhammed Abduhdu.

1948 yilinda ,Musa cerullah Bigiye sorarlar.
Diyelimki Kur,an Arabistanda Araplara deyilde Türkelinde Türklere indi kur,anin metni Türkcemi olurdu?

Hic süphe etmeyinki Türkce olurdu diye yanit verir Bige.

Bu tercih uluslarin dilleri üzerinde olmasi tabii ve ZORUNLUDUR.

Kur,anin Arabca olmasi muhtevesinin arab ümmetinebildirilisi,cehiliye devrinin
azginliklarindan ,inkarlarindan madde ve manada Arap ümmetinin perisan halinden kurtarilma yollarini onlara göstermek icin,onlarin diliyle aciklanmistir.

Arap ümmetinin islamiyet öncesi yasam sartlarinin bir imtiyazi deyil aksine Araplara bir ihtaridir.

Feci ve utanc verici halve tecellilerini düsündürmesini icab eden hadisedir.

Musa Cerullahdan iki satirlik bir Siir:

Anlanir,olda öter,korku gider seksiz INAN.
Bin dile cevrilsin mahfuz HEMAN.

Türkce ibadet gerceyini Türk anavatan bilgini Kasgarli Mahmut 1073 de Divani Lugatürttürkde sahih hadislere dayanilarak enine boyuna aciklamistir.

Bu ulu kitabi büyük alim Elmalili Hamdu Yazir Türkceye cevirmistir.

Kur,ani kerimin bir cok yerinde tekrarlanmasinana ragmen,

Onu Arab dilinin ESIRI yapanlar ve bu gaflete hala IHANETE sikaste göz kapayanlar mezerlerinde ve onlarin bugünkü kalintilari rahatmidirlardir dersiniz diyede soruyor.

Osmanli türklerinden kinali Zade Ali beg 1510-1571 ki bu kisinin babasi Fatihe hocalik yapmistir.

Ötekide Aglarcali Zade Mustafa Hakki diyorki,bUNLAR  TÜRK  INSANINI  ARAP  KÜLTÜR  EMPERYALIZIMIN  HAMMADDESI  OLMAKTAN  KURTARMA  YOLUNDA  ÖMÜR  ADAMIS  IKI  UNUTULMUS  KISILERDIR,

Bizi Tahrip etmek isteyenlerin faaliyetleri bizleri HASLETLERIMIZDEN mahrum birakmaya yöneliktir,

Halkimiz esas dil ve itikadlarindan dahi mahrum birakilmaktadir.

Türk diline törene geleneklerine sahap cik.
Altin deyerinde deyrlerini atip pasli eyilmis büyülmüs teneklere sarilma.

Kalin saglicahla
Tolonbeg
  • 0

tolonbey
İlgili
İlgili
 
İleti: 12
Katılım: 11 Mar 2008, 07:32
Değerleme: 0

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen yigidim » 26 May 2010, 19:34

"Biz hiçbir peygamberi kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, amrolunduklarını onlara ap açık anlatsınlar"3 mealindeki âyet-i kerime de Peygamberimizin kendi kavmi olan Araplara kendi dilleriyle tebliğde bulunduklarını bildirir.
ayrica
Ibrahim suresi 4 üncü ayat bir bakalim:Biz hangi ulusa kitab gönderdikse kitabi o ulusun dilinde gönderdik.Peygamberide o ulusdan sectikki buyruklarimi ulusuna anlatabilsin.

Simdi tolonbey arkadasimda aciklamis Arabistan a cince kitap gelecek degil ya düsünün müslümanlik nasil yayilirdi o bölgede.

bide dangalagin biri soyu sopu belirsiz Said Kurdi adinda sonradan adini Nursi bide Bediuzzaman diye ek ad ekleyip cikan sicani örnek olarak vermis, bu sican arabca yetmezmis gibi bide farscayi uctug dili yapacak yahu topu topu arabca 2000 farsca 2300 yillik gecmisi olan bu calma cirpma dillere nereye getirceklerine bilemediler bu dillerin gelismesinde bile ne yazikki türk ozanlarinin etkisi olmustur, özellikle 15. yüzyilda farscaya bugünkü özbek türkcesinin kökeni olusturan cagatay türkcesi arabcayada osmanli türkcesi etkisini vurmustur, yoksa bu diller maymun dilinle es deger bir dillerdir, ayrica daha öncesi ne yazik ana dilleri türkce olan türk ozanlari kendi öz dillerini kullanarak bu ne oldu belirsiz dillere gelistirmislerdir örnek Mevlana
üstelik Kur anda gecen sözcüklerin cogu arabca olmayan sözcüklerdir, bunlarin arasinda farsca, yunanca iyice arastirilirsa türkce sözcükleri de bulmak kesindir

Evet, Kur'ân'ın dili, son Peygamber Hazret-i Muham-med Mustafa'nın (a.s.m.) konuştuğu dil Arapça olunca, Cennet dilinin de Arapça olacağı şüphe götürmez bir gerçek olur. Hz. Âdem de yeryüzüne indirilmeden önce Cennette bulunduğu zamanlar Arapça olarak konuşurdu. Ayrıca bu dil Peygamberimizden başka diğer peygamberlerden bazılarının da konuştuğu dildir. Meselâ, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. İsmail, Hz. Salih, Hz. Şuayb Arapça konuşuyorlardı.

Diye yazmis sanarsin bu kisi elci ile uctuga gitmis orada arapca denen Hz. isa nin aremce sinden calma cirpma dili konusmus,
Arkadaslar nerdeyse gülmekden inme olacakdim, yahu bu sacmaliklari bir bilim ile ugrasan bilge kisilere sorsalar sanirim hamisi gülerdi, bu sacmaliklarin hepsi kesinlikle bilimin yaninda degil uzagindan bile gectigi yokdur.
Simdi gelelim bilimsel olan konumuza

Simdi bu Hz. Nuh bence türkce konusuyordu, bilimsel olarak da daha usa yatkin, yeni bulunan bulgularda Nuhun gemisinin Agri daginda oldugu ayrica sümer dili dönemine yakin bir döneme geldigi göz önüne alinirsa Hz. Nuh da Hz. Ibrahimde sümerce dolayisiyla yadlarca inanilmak istenmesede türkce konusuyordu bunun ücün sümer dilinin yapisi yalnizca türk dili sondan eklemeli ural-altay dil yapisina uyuyor ayrica 1000 e yakin sözcük benzerliginide yabana atilamaz, ne oldu belirsiz arabca, farsca dilleri bükümlü olup sümer, sonraki dönemde sümer-akad dilinden bozma dillerdir

Arkadas bide Arabiy sözcügü icin A´RB sözcügünü kullanmis bunun eksiksiz olaganüstü  anlamlarinda kullanildigini savmis,  ancak gösterdigi kur an 55. Rahman degisinin 2. buyrugunda dogru "Kur an i ögretti" diye geciyor ancak  56 vakia suresi(degisi), 37. ayetinde(buyrugunda) "kocalarini cok seven" diye giden bir buyrukla karsilasdim, böyle eksiksiz anlaminda bir nen göremedim, neyse dogrusu arabca denilen dilde kesinlikle kalin A sesi yokdur birtek ünlüsü vardir oda elif ile karsilanir U, i, E seslerini verir, dolayisiyla bu A´RB diye yazilani (E´RB) diye okunur buda kesinlikle baska dillerden arapcaya gecen sözlerden biridir ayrica bu sesler bile sonra kazanilmistir öncesi aremceden calma cirpma yapilan bu dil ünsüz sesler ile yazilan bir dildi, bunda bi karisiklik oldugu kesin, ayrica Arab sözcük anlami bakimindan Hebranice yada ibranice den gecme bi sözcük olup cölde yasayan kücümseyerek bakilan kisi anlamindadir, simdi arablarin bedevi bicimde cölde yasadiklari ayrica varlikli kisilerin cocuklarini  bakdiklarinda o toplulugun bir üyesi olarak göründükleri ancak 2. sinif kisiler olarak bakildigi, ayrica Hz. Muhammedin de bir süt anneye verilip o kisilerin gecimini muhammedin babasinca karsilandigi göz önüne alinirsa, arab sözcügün yalnizca o yarimada cölünde yasayanlar icin kullanilan bir sözcük oldugu acikdir üstelik hebranice de arabia sözcügünüde cöl icin kullandiklarini göz önünde bulundurmak gerek

Saglicakla
  • 0

En soñ yigidim tarafından 26 May 2010, 20:26 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
yigidim
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 49
Katılım: 25 Haz 2008, 18:31
Değerleme: 6

Ynt: İnanç ile ilgili kavramlar

İletigönderen Tivcil » 27 May 2010, 11:47

Kimkio yazdı:"Arabiy" (Arapça) kelimesinin kökü olan A'RB, Arapça’da, "kusursuz, mükemmel" anlamına gelir.


En yalın sav ile saçmaladığınızı söylemek zorundayım. "Kusursuz, mükemmel" anlamı için bakınız; (كمال). Bu yazışmalığa yakışmayan bir sav olduğunun farkındayım; ne çare olasılıklı yanılgınızın Türk bodununa yanıltıcı etki vermesine izleyici kalamam.

havleküm min el ğérabi münafigune
(حَوْلَكُم مِّنَ الأَعْرَابِ مُنَافِقُونَ)
çevrenizde Araplardan ikiyüzlüler (vardır)... [9/101]

enzelna_hü kur'anen ğérabiyyen
(أَنزَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا)
indirdik_onu bir Kur'an (olarak) arapça...   [12/2]

Arap/ğérab sözcüğü kur'anda hem olumlu anlamda hem de olumsuz anlamda kullanılmıştır. Ancak, sizin 56/37 'de ki değindiğiniz "ğüruben" sözcüğü, ğérab sözcüğünün  " ğéyın + ra + be " tamga kökleri ile aynı olsa da, anlamı değişiktir. Çünkü  56/37'de ki ğürub, ğérub'un çoğuludur, ğérabın değil. "Arûb/ğérub sözcüğü ise, kocasına sevgili olan kadın, kocasına aşık kadın demektir" diye çevirmektedir Hakkı Yılmaz.
  • 0

En soñ Tivcil tarafından 27 May 2010, 12:03 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Tivcil
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 66
Katılım: 30 Tem 2008, 08:54
Değerleme: 0


Dön Géñel yazışma

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'