Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

ATATÜRK DİYOR Kİ!

Mustafa Kemâl Atatürk'üñ Türkçe üzerine çalışmalarını ve Dil Devrimi'ni içerir

ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen SanalBaba » 07 Ara 2010, 18:41

"Ulusal varlığımızda yediden yetmişe tümümüzün bilmesi gereken utku günlerimiz olmakla birlikte, ACISINI YERTİNÇ DURDUKÇA İÇİMİZDEN ATAMAYACAĞIMIZ ULUSAL ACI GÜNLERİMİZ DE VARDIR...

1877 Rus Savaşı sonu büyük göçleri! ..

TÜRK'ÜN AVRUPA'DAN SANKİ KÖKÜNÜN KAZINMASI İSTEĞİYLE HORTLAYAN HAÇLI ANLAYIŞININ GİRİŞTİĞİ TOPLU KIYIMLAR!..

1912 Balkan Savaşı ile TÜRKLER'e uygulanan kıygılar ulayı ÖLDÜRÜMLER!..

Günayın bu acı anıları say TÜRK'ün yüreğinde unutulmamak üzere yertinç durdukça korunmalı, anımsanmalıdır.

Ulusumuzun yüreğinde ÖÇ-DUYGUSU olmalıdır!..

Bu alçakçasına (bayağı) bir öç değil; yaşamına, geleceğine, erincine yavu olanların zararlarını gidermeye yönelik bir öçdür"
(16.3.1923) ATATÜRK


- "Millî hayatımızda yediden yetmişe hepimizin bilmesi gereken zafer günlerimiz olmakla beraber, ACISINI DÜNYA DURDUKÇA İÇİMİZDEN ATAMIYACAĞIMIZ MİLLÎ FELAKET GÜNLERİMİZ DE VARDIR...

1877 Rus Harbi sonu büyük muhaceretleri! ..

TÜRK'ÜN AVRUPA'DAN ÂDETA KÖKÜNÜN KAZINMASI İSTEĞİYLE HORTLAYAN HAÇLI ZİHNİYETİNİN GİRİŞTİĞİ TOPLU KATLİAMLAR!..

1912 Balkan Savaşı ve TÜRKLER'e reva görülen zulüm ve İŞKENCELER!..

Tarihin bu acı mirasları her TÜRK'ün kalbinde unutulmamak üzere dünya durdukça muhafaza edilmelidir.

Milletimizin kalbinde HİSS-İ İNTİKAM olmalı!..

Bu alelâde bir intikam değil; hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların mazarratlarını izaleye matuf bir intikamdır"
(16.3.1923) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
  • 0

Elimizdeki tüm sözlükleri toparlayıp kullanıma sunuyoruz. Türkçe dermece dil diyenlerin de okumasını  umarız. Kıytırık ölü dilleri evrensel dil sananları utandıralım. Sözlükleri okutalım, kullanalım,
http://tufar.com/SanalBaba/ Türkçe EVREN dili olacaktır: Bunu kanıtlayalım
Üyelik görseli
SanalBaba
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 462
Katılım: 28 Ağu 2007, 18:28
Değerleme: 33

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Baturalptürk » 07 Ara 2010, 20:34

Yapmaya çalıştığınız Türkçe'den Türkçe'ye çeviriyi açıkçası yadırgadım,
ve hatta Atatürk'ün sözlerinin özgünlüğünü bozduğunuz için de sizi kınıyorum.

işkence yerine öldürüm denmesini,
ikbal yerine gelecek denmesini,
refah yerine erinç denmesini (gönenç vardı oysa),
felaket yerine acı denmesini,
âdeta yerine sanki denmesini,

ve pek çok yerde sözcüklerin tınılarının feda edilmesini,
Türkçe(?) olsun diye cümlenin yapılarının değiştirilmesini,

YANLIŞ BULUYORUM.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Kuşhan » 07 Ara 2010, 22:41

"mazarratlarını izaleye matuf " ne demek olduğunu bilmiyorum. Anlamam için bunun çevrilmesi gerek. Bu çevriliyorsa öbür sözcükler de çevrilebilir. Önemli olan Atatürk'ün sözünün anlamının değişmemesi ve ulusun anlayabilmesi.
  • 0

Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Boraan » 08 Ara 2010, 10:32

 Bence daha iyi bir çeviri olabilir. Güzelduyu katmak gerekiyor. Örneğin Nurullah Ataç  yazarken,  cümlelerine  güzelduyu kattığı için arılaştırma çalışmaları halkın hoşuna gitmiştir.Kendisinin  Divan edebiyatını çok sevmesinin buna bir etkisi olduğunu düşünüyorum.

 Atatürk 'ün biçemi son Osmanlı paşası olmasından kaynaklanıyor.Kimi sözlerinde yabancı sözcüklerin geçici olarak emanet alındığını belirtmiştir. En iyi biçimde Türkçelerini yerlerine koyabiliriz.

 Atatürk  daha sonradan Türkçenin gücünü  keşvetmiş bir kişidir, bir gecede kendi türettiği sözcüklerle geometri betiği yazmıştır. Bu kitabı son dönemlerinde yazdığı için türkçeleştirme çalışmalarının  önemini belirtmiştir, en iyi yanıtı vermiştir. Başka söze gerek yoktur.
  • 0

En soñ Boraan tarafından 08 Ara 2010, 12:03 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1806
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Baturalptürk » 08 Ara 2010, 22:11

Sevgili Kuşhan, eğer okuryazar biriyseniz, anlamadığınız bir sözcük için sözlüğe bakmalısınız. Okuma oranı yüksek toplumlarda insanlar sözlük kullanmayı alışkanlık hâline getirirler. Dolayısıyla, bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.

Sevgili Boraan, bir kere Atatürk Osmanlı'nın nasıl "son" paşası anlayamadım. İsmet İnönü de dâhil dünya kadar "Osmanlı paşası" var.
Atatürk Türkçe'nin gücünün hep farkındaydı. Kendi türettiği sözcükleri kullanarak bir geometri kitabı yazdığı doğrudur. Dil Devrimi'nin de öncüsüdür. Böylelikle Türkçe düzene girmiştir ve doğal mecrasını bulmuştur. Ona minnettarım. Ancak tüm bunlardan, Atatürk'ün yukarıdaki yazıyı onayacağı sonucu çıkmaz. Nitekim Atatürk'ün son geldiği nokta Türkçe'nin ahenkli ve her inceliği ifade edebilecek denli zengin bir konuma getirmektir.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Kuşhan » 08 Ara 2010, 22:31

Baturalptürk yazdı:Sevgili Kuşhan, eğer okuryazar biriyseniz, anlamadığınız bir sözcük için sözlüğe bakmalısınız. Okuma oranı yüksek toplumlarda insanlar sözlük kullanmayı alışkanlık hâline getirirler. Dolayısıyla, bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.


Bir ulusun kendi dilini anlaması için sözlüğe başvurması ne derecede doğrudur? Ben sözlüğe gereksinilmeden tüm sözcüklerini anlayabileceğim bir dili kullanmayı yeğlerim. Atatürk zamanının iyi öğretim görmüş birisi olduğu için o dönemlerde öğretilen yabancı etkili dili kullanmıştır. Dolayısıyla o dönemlerde kullandığı her sözcüğü anlayamayabiliriz. Hepimizin bunu anlaması olağan ve olası değildir. Bir Çince filmi izlerken anlamak için her sözcüğe sözlükten bakmaktansa Türkçeye çevirisini izlerim. Benim için Arapçanın ya da Farsçanın Çinceden ayrımı yoktur. Sizin de dediğiniz gibi her inceliği ifade edebilmek gerekir ancak bunu yalnızca Türkçeyle de sağlayabiliriz.
  • 0

Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Baturalptürk » 09 Ara 2010, 08:08

Bu durumun Çince durumu ile ne alakası var Allah aşkına? Siz yabancı dillerden söz etmişsiniz ki elbette çevirisinden izlersiniz, ama burada dil-içi çeviriden bahsediyoruz ve ben buna karşıyım.

Sizin sözlüğe bakmadan anlayacağınız bir dil olacaksa Türkçe, vay hâlimize! Hiçbir kültür dilinde bu sıradanlık olamaz. O zaman işte her inceliği ifade edebilmeye olanak kalmaz. Bizim ülkemizde ne yazık ki Türkçe bilgisi ortaokul düzeyinin üzerine çıkamıyor. Eğitim yok ve tembellik var. Bir ulus eğer gerçekten gelişkin bir ulus ise dilini en iyi şekilde öğrenmeye çalışır, ve de en çok kendi dilinin sözlüğünü paralar. Kitapsız hiçbir şey olmaz Kuşhan. Türkçe bir kuş dili değil.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Boraan » 09 Ara 2010, 08:13

Sevgili Baturalp

Son Osmanlı paşası demem ulusa gerçekten damgasını vuran son Osmanlı kişisi demek istememdir. Tabii diğerleri de vardır ama Atatürk farklıdır,örneğin  İsmet İnönü amerikancı mandacı görüşe sahip,  Kazım Karabekir saltanat ve hilafet yanlısıdır.Onların görüşlerini değiştiren Atatürktür.Gerçi İnönü Atatürk'ün ölümünden sonra amerikanları getirdi ama o ayrı bir tartışma konusu...


Osmanlı sözcüğünü kullanmamdaki diğer amaç o dönemin yabancı dille gelişen türkçesi;  çoğunluğu arapça-farsça olmakla birlikte son  dönem avrupadan alınan sözcüklerin de bulunduğu devri anlatmak içindi.Biz artık cumhuriyetiz ve henüz halk dilinden alınan sözcükler, şu anki amerikancı batıcı konumumuzla uyuşmadığı için, daha  çok ingilizce sözcükler kullanmaya halk daha çok özendiğinden kullanılamıyor.Yani imparatorluk dilinden  mandacı diline kayma söz konusu...Şunu da söylemek gerek biz artık imparatorluk değiliz.Örnek olarak bu içgüdüyle,imparatorluk içgüdüsü, sınırlarımız dışındaki yerlere başka ulusların çıkarı için asker göndermek Barış ilkemize aykırıdır.Önce Atatürk'ün dediği gibi kendi sınırlarımızda barışı sağlamamız lazım.Türkçe için benim görüşüm önce halk dilindeki arı Türkçe 'den yola çıkarak unutulmuş tüm sözcüklerin dilimizde yer alıp kullanılmasıdır .Tabii ki  imparatorluk dilinden kalanları da bilmek kaydıyla ,tarihi anlamak önemlidir...

Atatürk'ün yazdığı geometri kitabı ise bana göre verdiği son karardır.İşe en son kendisi el attı ve türettiği tüm sözcükler de tuttu,   çünkü o kitaba kadar çok sağlıklı bir arılaştırma yapılamadı, bazı sözlerden geri adım atılmasına yolaçtı.

''Atatürk'ün yukarıdaki yazıyı onayacağı sonucu çıkmaz''


Evet, Nurullah Ataç'ın verdiği bir yazıyı Atatürk onaylamamıştır, fakat Nurullah Ataç ilk denemelerinden sonra bayağ bir ilerleme kaydetmiştir.

Sözdeşi ''Özleştirme durdurulamaz''  Ömer Asım Aksoy'un dediği gibi , yalnız daha bilinçli ve güzelduyulu yapılmalıdır...
  • 0

En soñ Boraan tarafından 09 Ara 2010, 21:00 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1806
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Kuşhan » 09 Ara 2010, 18:13

Ben sözlüğe bir yanıt anahtarı olarak bakıyorum. Orada soruların yanıtları yazar. Sen de o yanıtları ezberleyerek o soruları çözebilirsin. Ancak soruların çözüm yollarını bilirsen kendin de sonuca ulaşabilirsin. Böylece bilmediğin sözcükleri de köküne gövdesine eklerine bakarak ne olduğunu çıkarabilirsin. Bunun için en önce okullarda tüm köklerimizin, eklerimizin, dilimizin yapısının gerçek olarak öğretilmesi gerek. Bu durumda bunun uygulanmasının olanaksızlığı doğaldır. Ben sözlüğe karşı değilim ancak en azından sözlüksüz de bir sözcüğü ilk kez gördüğünüzde o sözcükle ilgili usunuzda bir anlam oluşmalı. Konuşma dili için sözlüğe bakmaya gerek olmamalı. Bunun için toplum olarak dilimizi iyi bir biçimde bilmemiz gerekir. Genellikle özel alanlarlar için kullanılan ya da yan anlamlı sözcükler için sözlüğe bakılması olağandır. O sözcüklerin özel anlamları vardır.
  • 0

Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Baturalptürk » 11 Ara 2010, 18:33

Boraan'ın Atatürk için Osmanlı'nın tarihe damgasını vuran son Osmalı paşası demesi ve unutulmuş, tanınmamış sözcüklerin dilimizde imparatorluk döneminden kalanları bilmek kaydıyla kullanılmasını savunması onunla aramızda hiçbir ihtilafın olmadığını gösteriyor. Hatta yeni türetilmiş sözcükleri de bu gruba ben dâhil edeyim.
Kuşhan ile de anlaşıyoruz diyebilirim. Tek bir nokta var ki, Türkçe'de eklerin anlam oluşturmada çok kesin ayrımları yok. Her ek "-ci, -lik, -ce vb." ekleri gibi özel bir anlamı ifade etmiyor. Ama Türkçe kökten türeyen bir sözcük illa ki daha yakın ve tanınabilir olur yabancı kökenli olana nazaran.

Sanırım konu çok değişti, ben tekrar asıl noktaya odaklanayım. Bence, bilhassa yazınsal metinler orijinalinden okunmalıdır. Sanatı saymak, ona değer vermek ölçütleriyle birebir ilgilidir bu mesele. Bugün Türkiye'de ne yazık ki Refik Halid Karay'ın kitapları bile sadeleştiriliyor. İşte bu yazara karşı bir saygısızlık ve ihanettir. Eğer insanlar anlamıyor diyorsanız o da Türkiye'nin eğitim sisteminin sorunundandır. Kelimeyi değiştiremezsin, onun yerine sayfa altına o sözcüğün açıklamasını yazabilirsin.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Kuşhan » 11 Ara 2010, 19:18

Evet anlaşıyoruz çünkü Türkçeyi seviyoruz. Yalnızca ben yabancı kökenli sözcüklere biraz daha uzak duruyorum. Bu arada SanalBaba yazının özgün biçimini alıntıda gösterdiği için sizin dediğinizden çok da aykırı bir şey yapmamış. Sonuçta bence yabancı kökenli olmasının dışında Göktürkçe bir yazı da olsa yanına günümüz Türkçesinde yazılmışını da görsem benim için sorun olmaz, dahası karşılaştırmalar yapabileceğim için daha mutlu olurum.
  • 0

Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Ynt: ATATÜRK DİYOR Kİ!

İletigönderen Boraan » 12 Ara 2010, 21:35

Kimi insanlar yadırgıyor ama yazarın ölümünden sonra bir yapıtın telif süresi 70 yıl gibi bir süre tüm ülkelerde, sanırım bu süreden sonra eser anonimleşiyor, yayınevleri de sadeleştirme yapabiliyor ama gerçek aslı gibi olmadığı için sadeleştirme yapıldığının özellikle belirtilmesi gerekiyor kanımca.
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1806
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65


Dön Atatürk ve Dil Devrimi

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'