2. bét (Toplam 2 bét)

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 01 Nis 2013, 04:29
gönderen Türkçe
Aygen yazdı:Atatürk'ün yazmış olduğu "Geometri" kitabından (sayfa 9):
"PARALEL
Paralel çizgiler veya paraleller, bir düzeyde, ne kadar uzatılırsa uzatılsın, birbirini kesmeden yanyana ve beraber giden doğru çizgilere denir."

Atatürk, bu kitabını ölümünden bir buçuk yıl önce yazmıştı.
Üzerinde hangise değişiklik yapılmadan basılmış bir betik mi?

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 01 Nis 2013, 12:52
gönderen Aygen
Türk Dil Kurumu 2009 yılında yeniden yayımlamıştı. "Yeni tasarımla yeniden yayımlanması" diyerek sunulmuş. Bu arada, eski baskılardan bir örneğini internette de buldum:
http://www.minibilisim.com/e-kitap/Geometri.pdf

Aynı sitede bir de şu ilginç alıntı vardı:

"Atatürk, dilimize karşılığı “koşut” olan “muvazi” kelimesinin yerine kullandığı “paralel” teriminin kökenini açıklarken Orta Asya’daki Türklerin, kağnının iki tekerleğinin bir dingile bağlı olarak duruş biçimine “para” adını verdiklerini anlattı. Atatürk, bu derste aynı zamanda ders kitaplarının birkaç ay içinde Türkçe terimlerle yazdırılıp bütün okullara ulaştırılmasını emir buyurdu."

Kaynağı: “Tarihsel Bir Anı”, Bilim ve Teknik, Öner Kol Kasım 1981, Sayı: 180, sayfa:16.

http://www.isteataturk.com/haber/5335/ataturkun-yazdigi-geometri-kitabi-1937

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 01 Nis 2013, 15:42
gönderen Türkçe
Güneş dil kuramına göre bir süre sonra öz Türkçeciliğin bırakıldığı söyleniyordu. Bütün dillerdeki sözcükler Türkçe kökenli olduğuna göre neyi Türkçeleştireceğiz gibi bir anlayış...

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 16 May 2013, 16:24
gönderen Oktay D.
Türkçe yazdı:Üzerinde hangise değişiklik yapılmadan basılmış bir betik mi?

Evet.

Dahası, Atatürk'üñ önerdiği sözcükler olduğu gibi kullanıma girmemiş, değişmişlerdir. Örneğin yukarıdaki tümcede düzey diye geçen sözcük bugün düzlem olmuştur, düzey ise "seviye" añlamında kullanılmaya başlanmıştır. Bétiğiñ başka bir yérinde poligon diye bırakılan sözcük bugün çokgéñ olarak karşılanmıştır (oysa üçgéñ, dörtgéñ, vb. sözcükler ilk kéz bu bétikte geçmiştir, Atatürk'üñ üçgéñ'i türetip çokgéñ'i türetmemiş olması baña hep ilginç gelir).

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 27 May 2013, 21:47
gönderen Bi50likdaha
Atatürk'ü karalamak için uydurma bir hikaye daha , itibar etmeyiniz böyle uydurmalara.

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 04 Oca 2015, 02:40
gönderen toorku
Boraan yazdı:İlginçtir, aşağıdaki sözlüğe barabar olarak geçmiş, Hintçeden mi Türkçeye geçmiştir?

A Dictionary Hindustani and English

http://books.google.com.tr/books?id=31c ... ar&f=false



farscadan gecmistir

wictionary
Persian[edit]
بر (bar) +‎ ا (â) +‎ بر (bar)

Adjective[edit]
برابر • (barâbar)
equal

Synonyms[edit]
مساوی (mosâvi)
همچند (hamčand)

Antonyms[edit]
نابرابر (nâbarâbar)

Derived terms[edit]
برابری (barâbari)

Urdu[edit]
From Persian برابر (barâbar).

Adjective[edit]
برابر • (barābar) — Hindi spelling: बराबर
abreast
level
equal
adjacent
comparable
similar

Adverb[edit]
برابر • (barābar) Hindi spelling: बराबर
continuously, without interruption
without delay

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 04 Oca 2015, 02:47
gönderen toorku
bu arada ben birebir ile barabar arasında bir bağlantı var mıdır merak ediyorum

birebir olmak eşitlik benzerlik vs farsça anlam çıkışı olarak yüzyüze karşı karşıya vs olmaktan çıkmış demiş nişanyan

Ynt: Fransızca Paralel < Türkçe barabar

İletiGönderilme zamanı: 04 Oca 2015, 14:10
gönderen M.calli
güneş dil kuramını pek bilmiyorum ancak evrimsel açıdan bakarsak bütün dillerin çıkışı etiyopyada ilk sözcükleri çıkarmaya başlayan insan/insansıyla olmuştur diller süreç içersinde kendi kimliklerini yaratan değişiklere uğramıştır ancak bu birbirleriyle bağlantılı oldukları anlamını dışlamaz bilim bunu söyler.

ayrıca bakınca farsça ya da hintçede barabarı oluşturabilecek bir yapı var mı? unutmamalı ki o topraklarda türkler uzun yıllar boyunca yerel dillerde çalışmışlardır ancak bu bütünüyle o dillerde eserler verdikleri anlamına gelmez