Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Wilhelm Radloff (1837-1918)

Dil araştırmacılarınıñ, kurumlarınıñ çalışmalarını içerir.

Wilhelm Radloff (1837-1918)

İletigönderen YİĞİT TULGA » 25 Eyl 2007, 17:46

Görsel

Wilhelm Radloff
(1837 - 1918)

Hayatı

“Türk Dünyası’nı türlü yönlerden araştıran yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radloff’tur. 1813 Savaşları’na katılmış olan Prusya Ordusu yedek subaylarından ve Berlin şehri polis komiseri Wilhelm Radloff’un biricik oğlu olarak 5 Ocak (yeni takvime göre 17 Ocak) 1837’de Berlin’de doğmuştur.

İlk ve orta tahsilini aynı şehirde yaptıktan sonra, gelirleri mahdut olduğu halde çocuklarının ciddi bir tahsil görmesini isteyen ailesinin teşvikiyle 1854 yılının sonbaharında, Wilhelm henüz 17 yaşında iken Berlin Üniversitesi Felsefe Fakültesi’ne kaydolmuştur.

Lisede iken en çok Alman Edebiyatı ve klasik filoloji hocalarının derslerini sevmiş, bunlardan bilhassa klasik edebiyat öğretmeni ve iyi bir pedogog olan üniversite doçenti Benari’nin, Radloff’un yetişmesinde mühim rolü olmuştur.


Üniversite hayatının ilk aylarında manevi ilimlerin türlü dallarını denemiş, esas olarak önce ilahiyat tahsil etmek istemişse de, az zaman sonra fikrini değiştirerek filolojide karar kılmıştır. Tahsilinin büyük bir kısmını Berlin’da yapmış, iki sömestir Halle’de bulunmuş ve doktora sınavını da Jena’da vermiştir. (20 Mayıs 1858)...

Radloff mukayeseli dilbilgisini kuran ve bilhassa İndocermen dillerinin mukayeseli gramerini yazan F.Bopp’un son derslerini dinleyebilmiş, dilci ve filozof H.Steinthal’in derslerine devam etmiş Jena’da A.F.Pott’un takririlerini dinlemiştir. Bütün bu genel dersler meyanında Radloff Şark dillerini de merak ederek Berlin’da başlıca W.Schott’un talebesi olmuştur...

Radloff’un hocaları arasında W.von Humbold’un fikirlerini devam ettirenlerden A.F.Pott ile H. Steinthal’i görmekteyiz. Fakat bunların fikirleri de sonraları birbirinden ayrılmıştır...


..Radloff, üniversite tahsili esnasında H.Steinthal’den ziyade A.F.Pott’un fikirlerine bağlanarak, önümüzdeki eserinde dil hadiselerini halk psikolojisiyle değil de, insanların ferdi hususiyetleriyle açıklamaya çalışmıştır.

Radloff’u şark dillerine meraklandıran hocası, daha sonra A.Castren’den önce linguistik özelliklere dayanarak Türk, Mançu, Moğol, Fin ve kuzeydeki diğer diller arasındaki akrabalığı göstermeye çalışan Wilhelm Schott olmuştur.

Bunlara Abel Rėmusat gibi ‘Tatarische Sprachen’ adını veren ve sonra da ‘Hochaslatiscih Sprachen’ tabirini teklif eden W.Schott, 1836’da ifade ettiği gibi, yaptığı  araştırmanın sağlam bir zemine dayanabilmesi için daha çok çok zamana ihtiyaç olacağını müdrikti.

Böylece Radloff, W.Schott’un tesiriyle Orta Asya ve Sibirya’nın az tanınmış dillerini kendisine çalışma sahası olarak almış, Türkçe ile birlikte Moğol, Mançu ve Çin dillerini öğrendiği gibi, İbrani, Arap ve Fars derslerine devam etmiştir. Radloff bunları içerisinde bilhassa Mançu Tunguz dilleri üzerinde durarak ilerideki araştırmalarını da bu konu üzerine yöneltmeyi düşünüyordu...

Jena Üniversitesi’ne sunduğu Über den Einfluss der Religion auf die Nationalitäten und Sprachen Hochasiens’ adlı teziyle 20 Mayıs 1858 tarihinde felsefe doktoru payesini kazanıp, halk mektebi öğretmenlerinden birinin kızı olan Pauline-Auguste Fromm ile nişanlandıktan sonra, aynı yıl hocası Wb.Schott’un tavsiye mektubu ile Petersburg’a hareket etti.


1854’de  Petersburg’da açılmış bulunan Vostoçnıy Fakültet’e (Şark Fakültesi’ne) Kazem-beg Şeyh Tantavi, İ.N Berezin, D.A.Chwolson, V.P Vasilyev ve Popov gibi tanınmış şahsiyetlerin de çağrılmış olması, Radloff’un Rusya’ya giderek doğu dillerini yerinde öğrenmek hususunu körükleyen hadiselerdendi.

Yakut dili gramerini yazan O.Böhtligk de o zaman Petersburg’da yaşıyordu. Bu sıralarda L.vonSchrenk idaresindeki sefer heyeti (1858) Amur civarında bulunuyor, fakat Radloff’un da iştirak etmek istediği F.B.Schmidt’in doğu seferi heyeti ise bir türlü harekete geçemiyordu.

Bunun üzerine Baron P.Meyendorff ve F.A.Schiefner gibi hamileri 1859 Mayısı’nda (tayin tarihi 14.Mayıs.1859) onu Batı Sibirya’da bulunan Barnaul şehrindeki yüksek madencilik mektebine (Barnaulskoye Visşoye Gornoye Uçilişçe) Almanca ve Latince öğretmeni olarak tayin ettirdiler.

İlk anlaşması beş yıl müddetle olup, maaşı senede 1000 ruble idi ve bundan başka, yazın yapacağı geziler için her yıl ayrıca 700 rublelik tahsisat ayrılmıştı.

İşte W.Radloff’un ilmi faaliyeti esas bundan sonra başlar. Barnaul’a gelirken henüz 22 yaşında olduğu halde, kafasında ne muazzam planlar taşıdığını sonraki senelerde yaptığı çalışmalarla ispat etti.

Radloff Sibirya’da 1859’dan 1871’e kadar 12 yıl kalmış, kışın öğretmenlik yapmış, yazları da dil, etnografya ve tarih malzemesi toplamak üzere Sibirya ve Türkistan’da yaşayan türlü Türk boyları arasında seyahat etmiştir.


Radloff bu zaman içinde (Kuznetsk havalisi madencilik müfettişi Freze’nin daveti üzerine 1859’da yaptığı ilk kısa gezi müstesna), ilk defa 1860 yazında ve son defa da 1870’de olmak üzere on defa seyahat etmiş, ancak 1864’de kesilen tahsisatı yeniden temin etmek maksadıyla Petersburg’a gitmek zorunda kaldığından gezisini tatbik edememiştir.

...Freze’nin daveti üzerine yaptığı kısa gezisinden Barnaul’a döndüğü zaman, tesadüfen orada bulunan Tomsk Valisi Ozerskiy’i ziyarete gelmiş olan Altay Türkleri mümessillerinden ibaret bir heyetle karşılaştı ve onun başkanından, kendisine söze usta birini öğretmen olarak göndermesini rica etti. Radloff, kısa zaman içinde gelen Yakob adlı bu öğretmenle bütün yaz ve kış çalışarak Altay ağzını öğrendi ve 1860’da başlayacak gezisine hazırlandı.


1860-1863 yılları yazında Altaylı, Soyon, Kazak-Kırgız, İli ve Abakan Türkleri’ni ziyaret ederek onların dilleri üzerine ve bundan başka Rus-Moğol ticareti hakkında da malzeme topladı. 1860 yazında Berlin’den yeni gelmiş olan karısının veöğretmen Yakob’un iştirakiyle yaptığı ilk gezi esnasında, 1843-1865 yıllarında misyoner Landışev ile tanışarak sonra onu kendisine öğretmen ve anmaraş edindi ve onun hayatını Proben der Volksliteratur’un 1.cildinde yayımlayarak ebedileştirdi.

1864’de tahsisatı yenilemek maksadıyla Petersburg’a gidince, P.Meyendorff ölmüş olduğundan başka hamiler aramak icabetti. Akademi üyesi Ber, onu saray nedimesi Fräulein Editha von Rahden’e takdim etmek suretiyle, bu yolda ona yeni imkanlar açtı. Radloff, E.von Rahden’in salonunda o zamanki Rusya’nın birçok münevver şahsiyetleriyle tanışmak fırsatına nail oldu. Saray nedimesi onu büyük prenses Elena Pavlovna’ya takdim etti, bu suretle tahsisat işi çabuk halledildi. Oradan Berlin ve Tirol’e seyahat ederek dinlendi ve yeni kuvvetle Barnaul’a döndü.

Radloff bu gezileri esnasında her şeyden evvel Türk boylarının dil ve halk edebiyatına ve bu meyanda halk bilgisi, arkeoloji, coğrafya, istatistik ve ekonomi sahasına ait malzeme topladı. Barnaul’da kaldığı müddet zarfında hepsi 20 adet eser neşretmekle beraber, ilk beş senede malzemesini tasnifle uğraştığından, bu müddet içinde yayınladıkları birkaç makale ile seyahati hakkındaki raporlara inhisar etmiştir. Proben der Volksliteratur der Turkischen Stämme ‘Türk boylarının halk edebiyatı denemeleri) gibi büyük eserleri ancak 1866’dan sonra çıkmaya başlamıştır (1.bölümün metin ve tercümesi 1866; 2. ve 3. bölümleri 1868 ve 1870). Bunlar ilim dünyasında geniş bir ilgiyle karşılanmış ve Dorpat Üniversitesi Radloff’a bu eserleri yüzünden fahri doktor ünvanını tevcih etmiştir. “Honoris causa pro maxima intelligentia orlentalium”.)

Radloff, 1871 yılının ilk aylarında Barnaul’dan ayrıldı ve yol üzerinde Kazan’dan geçerken birkaç gün tanınmış Rus misyoneri N.İ.İlminskiy’nin (1822-1891) evinde misafir kaldı. 15 yol Kazan ve Mısır medreselerinde tahsil etmiş olan ve Kazan’daki Rus İlahiyat Akademisi’nde profesörlük yapan İlminskiy, İdil boyu Türkleri’ni çok iyi tanıyor, bir yerliden farksız Türkçe konuşuyor ve buradaki Türk boyları arasında Hıristiyanlığı yaymak için canla başla çalışıyordu.

O zamanki Kazan Maarif Müdürü Şestakov, İlminskiy’nin evinde Radloff ile tanışarak, ona, İdil boyu Müslüman mektepleri müfettişliği vazifesini teklif etti. Bu iş, zorla Hıristiyanlaştırılmış Mazanlılar’a (Kreşinler’e) ait mektepleri idare eden İlminskiy’nin faaliyetine paralel bir çalışma teşkil edecekti.


Esas itibariyle bunu kabul eden Radloff, plan üzerinde etraflıca konuştuktan sonra Petersburg’a gitti. Şestakov da meseleyi Maarif Nazırı Graf D.A.Tolstoy’a (1823-1889) arz etti. Radloff, Prens Konstantin Nikolayeviç vasıtasıyla bu işin devlet şûrasında sıradışı görüşümesini teklif etti ve halk mektepleri üzerinde araştırma yapmak maksadıyla, Rus maarif nezaretinin emri altında tekrar Batı Avrupa’ya gitti. Radloff Berlin’de Rus maarif nazırı Tolstoy tarafından tertiplenen bir ziyafette, nazırın daveti üzerine, azınlık milletlerin mektepleri hakkında bir konuşma yaptı.

1872’de Müslüman mektepleri meselesi müspet olarak çözüldü ve böylece Radloff, Kazan bölgesi Tatar, Başkurt ve Kazak mektepleri müfettişliğine tayin edildi. O zaman Rusya’da Ruslar’dan başka milletlerin (Rus tabiriyle azınlık milletlerin) devlet tarafından idare edilen mektepleri yoktu. Türk-Tatar medreselerine, mahalli idare veya yerli zengin şahıslar tarafından bakılıyordu.

Misyoner mektepleri iç işleri vekaletine bağlı olup, maarif nazırlığı, ezilmiş milletlerin aydınlanma ve terbiyesine karşı cephe almıştı. Bundan başka, dini taassubun tesiri ve Ruslaşma korkusu yüzünden, Türk ahali kendisi de kısmen yeni usul mekteplere muhalif bulunuyordu. Bu yüzden Radloff, muallim mektepleri açmakla işe başladı. Kazan muallim mektebi ancak 12.Kasım.1876’da açılabildi.

Muallimlerin bir kısmı başta Ruslar’dan ibaretti. Önce muallim olarak Kazanlı Türkler’den ancak birkaç kişi celbedilebilmiştir ki, bunlar Veteriner Teregul (tabii ilimler için), Kazan Üniversitesi okutmanlarından Ahmer idi. Bundan başka Radloff meşhur Kazan tarihçisi Şehab ed-Din Mercanî ile de yakından tanışmış ve onun eserleri hakkında batı dünyasına bilgi vermiştir.

Mercanî, Kazan arkeoloji cemiyetine üye olan ilk imamdır ve sonraları Kazan’da Radloff tarafından açılan muallim mektebinde o da öğretmenlik yaparak İslam dini bilgisi ve tarih okutmuştur. Radloff, Kazan muallim mektebinde bilhassa tabii ilimler terdisatına önem veriyordu. İlk yıllarda buraya alınan talebeler çocuklardan değil de yetişmiş imam namzetlerinden ibaretti ve halkın şüphesini gidermek için, mektebe alınırken dini mevzulardan iyice imtihan ediliyorlardı.

Radloff, bu meyanda Müslüman kızları için de bir ilk mektep açmak istiyordu. Fakat önce hiçbir İslam kadını böyle bir mektepte muallimlik yapmayı kabul etmedi. Kızlar mektebi nihayet tahsilli bir kadının evinde açılabildiyse de, bu ilk deneme çok yaşamadı ve talebe azlığı sebep gösterilerek Rus Hükümeti tarafından kapattırıldı. (İlk senede 4 ikinci yıl 8 talebesi vardı.)

Radloff, eskimiş camilerin tamiri sırasında, Rus Hükümeti tarafından bu gibi camilerin yanında bir Rus mektebi açılmasının şart konmasına da şiddetle karşı geldi ve bu şartın, Rus mektebi yerine Müslüman mektebi açılması şeklinde değiştirilmesini talep etti. O, iki taraftan da engellerle karşılaşıyordu. Rus Hükümeti yerli halkın uyanmasını istemiyor, Müslüman ahali ise Radloff’a Rus misyoner teşkilatının bir mümessili olarak bakıyordu. Bazı mütaassıp Tatarlar’dan rüşvet alan Rus polisi, eski zihniyetli Müslümanlarla bir olarak Radloff’a karşı çalışıyordu.

Fakat bu gibi tatsız hadiseler geçici oldu. Birkaç yıl içinde İdil boyu Türkleri arasında ve az sonra Rusya içerisindeki bütün diğer Türk ülkelerinde de geniş bir medeni kalkınma gözüküyordu. Bu yolda her hareketin Radloff’un tesiriyle açıklanması doğru olmamakla beraber denebilir ki, onun tarafından girişilen faaliyet, Rusya içerisindeki Türk halklarının uyanma hareketini çabuklaştırmaya hiç şüphesiz yardım etmiştir. Türkler arasında basım ve kitabevleri, gazete ve mecmualar ve yayımlanan eserlerin sayısı gün geçtikçe arttı ve 1905’de geniş kalkınma halini aldı. Muallim birlikleri tedris usulü için yeni cereyanlar (usulü ceditçilik), Müslüman kadın birlikleri ve nihayet bütün bunların bir neticesi olarak muhtariyet veya Rusya’dan ayrılmak için tam istiklal hareketleri meydana geldi.

Radloff Kazan’da 1872’den 1884’e kadar 12 yıl kaldı ve bu esnada bilhassa pedagoji, felsefe ve genel linguistik problemleriyle uğraştı. Bu zaman içinde irili ufaklı 11 kadar eser yayımladı ki, en mühimleri şunlardı: Uçebnik nemetskago yazıyka (Almanca derslik), “Proben der Volksliteratur”un 4.bölümü (metin ve tercüme), “Bilik” (Kazan lehçesinde okuma kitabı), “Grammatika russkago yazıyka” (Tatarlar için Rusça gramer), “Phonetik der nördlichen Türk-Sprachen” v.s. Bu meyanda “Aus Sibirien” adlı eserini tab’a hazırladı ve Koman dili üzerine de bir makale yazdı.

Radloff Petersburg’ta

1881’de Berlin’de toplanan müsteşrikler kongresine iştirak ettikten sonra Radloff 1884’de Kazan’daki vazifesinden ayrıldı ve 47 yaşında iken 25 yıllık bir ilmi çalışmasına istinaden Petersburg İlimler Akademisi’nin ‘Tarih ve Eski Eserler’ kısmına üye seçildi ve oraya gidip yerleşti. Bu suretle kendisini büsbütün ilme vermek imkanını kazanmış oldu.

Aynı yıl ‘Kudatku Bilik’ (Kutadgu Bilig)’in nüshasını tetkik etmek üzere Viyana’ya, 1886’da Kırım’a, 1887’de Batı Karamları’na seyahat etti, 1891’de Petersburg Akademisi tarafından Orhon Bölgesi’nin arkeolojik tetkiki için tertiplenen heyetin başında bulundu, 1898’de yine aynı müessese tarafından tertiplenen bir heyetle Turfan’a ve 1907’de etnografya müzelerini tetkik etmek amacıyla Batı Avrupa’ya gitti.

Roma’da toplanan 12. Milletlerarası Şarkiyatçılar Kongresi’nde (1899) Radloff’un teklifiyle, merkezi Petersburg’da olmak üzere ‘Assosiation Internationale pour I’exploration archėologique et linguistique de I’Asie Centrale et de I’Extrėme Orient’ adı altında bir cemiyetin kurulmasına karar verildi ve bu iş Hamburg’da toplanan 13.. kongrede (1902) tekrar konuşularak tasdik edildi.

Radloff, Rus akademisindeki çalışmasıyla aynı zamanda daha şu vazifeleri de görüyordu: a) Rus arkeoloji cemiyetinin şarkiyat bölümü neşriyatının (Trudıy Vostoçn. Otdeleniya Imp. Russk, Arch. Obşçestva) tahrir heyetinde azalık, b) Yine aynı müessesenin etnografya bölümünde azalık, c) Sibirya’yı araştırma cemiyeti başkanlığı, d) Petersburg’da yapılacak Budist mabedi inşa komisyonu başkanlığı ve e) 20 Ocak 1894’de ölen Schrenk’in yerine 16 Mart 1894’den başlayarak akademinin etnografya müzesi müdürlüğü.

Radloff’un Petersburg’da yayımlanan eserlerinin sayısı 100’e yakındır. O burada çalışmasını modern ağızlara tahsis ettirmeyip, orta devir Türkçesi ile eski Türkçe üzerinde de büyük işler başarmıştır.

Modern lehçelerle ilgili en mühim eseri olan ‘Proben der Volksliteratur...’un son 10 cildi, Petersburg’da bulunduğu zaman yayımlanmıştır. 1859’da Barnaul’a yerleşerek metin toplamayabaşladığı zaman, ikinci büyük eseri olan ‘Versuch Wörterbuches der Türk Dialecte (Türk ağızları için sözlük denemesi)nin planını da kurmuştu. Fakat bunun ikide bir eklemelerle tamamlanması icabettiğinden, ilk fasikülü çıkıncaya kadar (1888)  aradan 29 yıl geçti. Nihayet bu lûgat, her altı fasikülü bir cilt teşkil etmek üzere 26 fasikül ve 4 cilt halinde (hepsi 8161 sütun +256 sayfa) 1911’de tamamlanabildi.

1887’de ‘Das Türkische Sprachmaterial des Codex Comanicus’u ve 1890, 91, 1900, 1910 yıllarında 4 cilt halinde ‘Kudatku Bilik’in metin ve tercümesini neşretti. Bundan başka Anadolu’daki Selçuk metinleriyle de ilgileniyordu.

Onun eski Türkçe üzerindeki çalışma ve eserlerine gelince, bu mesele başlıbaşına bir tarihtir. Çin kaynaklarıyla Alâ ed-Din Cüveynî gibi bazı İslam yazarları istisna edilirse, Avrupalılar, eski Türk yazıtlarının ancak 18.yüzyılın ikinci yarısında farkına varmışlardır. Bunlardan ilk bahseden kimseler Hollandalı N.C.Wiytsen, (1641-1717) Çar 1.Petro (1672-1725) zamanında yaşamış S.U.Remezov adlı  bir Rus memuru ve Poltava Savaşı’nda (1709) Ruslar’a esir düşerek Sibirya’ya sürülen İsveçli subaylardan Strahlenberg (1726-1730) olmuştur...

Radloff’un henüz okunmamış olan bu yazıtları araştırmak maksadıyla 1891’de Petersburg Akademisi tarafından tertiplenen bir sefer heyetinin başında Orhon Bölgesi’ne gitti. Bu heyette ondan başka Sçegolev, Klementz, Dubin Yadrintsev ve Levin  gibi bilginler de vardı. Radloff önce bu gezi hakkında bir önhaber (...1892-93) yayımlandı ve toplanan mazemeyi iki seri halinde neşre başladı...

... Yenisey ve Orhon yazıtları hakkındaki Fin neşriyatına (1889-1892) ve Radloff tarafından yayımlanan atlasa dayanarak (1892, 93, 96, 99), Danimarkalı dil bilgini Vilhelm Thomsen de, Radloff ile yarış halinde bu yazıtların alfabesini çözmek için çalışıyordu. Thomsen 25 Kasım 1893 tarihinde eski Türk yazıtlarında kullanılan alfabenin sırlarını tamamıyla çözmeye muvaffak oldu ve araştırmalarının neticesini bir mektupla Radloff’a bildirdi. Bu keşifle ilgili Dėchiffrement de In******ions de I’Orkhon et de I’Iėnissėi, 1894 adlı 15 sayfalık broşürünü 15 Aralık 1893’te Danimarka Akademisi’ne sundu ve çözümünü gösteren bir listeyi Radloff’a da yolladı.

Bu sırada Radloff da 11 kadar işareti çözmüş olmakla beraber, bütün metni ancak 1894’da Thomsen’in anahtarını kullanmak suretiyle okuyabildi ve ilk denemesini Die alt-türkischen Inschriften der Mongolei I.Das Denkmal zu Ehren des Pirnzen Kül Tegin adı altında 1894 kasımında 35 sayfalık bir broşür halinde ancak 50 nüsha bastırarak meslektaşları arasında dağıttı.

Kısa zaman içerisinde üç fasikül halinde (Mart 1894, Mayıs 1894, Ekim 1895) Koşo Tsaydam yazıtlarını da neşretti ve bunları sonradan bir cilt halinde birleştirerek tekrar yayımladı. 1897’de bu eserlerin ‘Neue Folge’ (yeni serisi) aynı yılın aralığında Radloff ve Melioranskiy tarafından hazırlanmış Rusça tercümesi ve nihayet 1899 martında Tonyukuk yazıtlarının Zweite Folge (ikinci serisi) neşredildi.

Radloff, Uygurca el yazma metinler üzerinde ancak 1898’den sonra çalışmaya başladı. Bir yıl sonra Altuigursche Sprachproben aus Turfan, 1906’da A.Grünwedel’in seferinde bulunan Uygurca metinler ile Ein uigurischer Text aus dem XII. Jh., 1909’da Cuastuanit, Buss gebet der Manichäer 1909-1912’de altı kitap halinde Alttürkische Studien ile Uygurskie Fragmenti 1911’de Kuan-şi-im Pusar ve 1913’de Suvarnaprabbasa’nın metnini neşretti, Radloff’un ölümünden sonra Malov 1928’de Uigursche Sprachdenkmäler adı altında bir cilt halinde diğer metinleri ve 1930 yılında Suvarnaprabbasa’nın yine Radloff tarafından yapılmış olan tarcümesini yayımladı...

... Fakat onun hususi hayatı hakkında kaynaklardan pek çok bilgi edinmek mümkün değildir. Şternberg’in makalesinden öğrendiğimize göre, Almanya’daki 1848 isyanları küzüklüğünde Radloff’a büyük tesir yapmıştır. Radloff, hayatı müddetince filoloji ile birlikte bilhassa felsefe ve kalisek edebiyatı da sevmiştir.

Halen Seattle’de bulunan Prof. Dr. N.Pope’nin bana yazdığına nazaran, Radloff’un ölümünden sonra karısı Berlin’e dönmüş ve birkaç yıl sonra aynı şehirde ölmüş, biricik oğulları Aleksander ise 1930 sıralarında Paris’te mide kanserinden vefat etmiştir. Ayrıca Radloff’un iki kız çocuğu vardı.

Friedrich Wilhelm Radloff kendisi 29 Nisan (yeni takvime göre 12 Mayıs) 1918 günü Petersurg’da hayata gözlerini kapamıştır.

Radloff’un ölümünden sonra kurulan Dadlovdkiy krujok (Radloff Birliği) Barthold’un reisliği altında her ay toplanarak yıllarca ilim çalışmasını devam ettirmiştir. 1930 yılında Barthold’un ölümünden sonra bu işi A.Nsamoyloviç idare etmiş, fakat 1937’de bu birlik dağıtılarak Samoyloviç öldürülmüş ve Radloff’un da Alman casusu olduğu ileri sürülerek adının eserlerde anılması yasak edilmiştir. Son yıllarda onun adı (1953) ilmi eserlerde yine gözükmeye başlamıştır.

(W.Radloff, Sibirya’dan 1.Cilt, XIII-XXVII)
  • 0

Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 23

Ynt: Wilhelm Radloff (1837-1918)

İletigönderen YİĞİT TULGA » 27 Eyl 2007, 17:39

Vasili Vasilyeviç Radlof (Rusça : Василий Васильевич Радлов) , Alman asıllı Rus doğu bilimci (17 Ocak 1837 - 12 Mayıs 1918).

Orta Asya ve Sibirya'nın az tanınmış dillerini kendisine çalışma sahası olarak seçmiş , Türkçe ile birlikte Moğolca, Mançuca ve Çince'yi de araştırmıştır. Araştırma yapmak amacıyla Rusya'ya gitmeyi düşünen Radlof, Rusça'yı da öğrenmiştir. 1859'da Sibirya'ya gitmiş ve orada 12 yıl kalmıştır.

Radlof, Türkoloji biliminin öncüsü sayılır. 81 yıllık ömrünün 60 yılını adadığı Türkoloji bilimi ile ilgili olarak , "Ben, hayatım boyunca yeni bir ilmin , Türkolojinin kuruluş ve gelişmesini yaşadım ve gücümün yettiği kadar bu ilmin ilerlemesine hizmet ettim. Bu yüzden benim çalışmalarım, başkalarının da yardımını gerektiren bu ilim dalının tamamlanması ve Türkolojinin devam etmesi için birer yapı taşı olmaktan başka bir şey ifade etmez." [1] demiştir.

1866 yılında yayımladığı ilk eserinin önsözünde Türkçe için , "Yeryüzündeki hiçbir dil ailesi Türkçe kadar geniş sahalara yayılmış değildir. Afrika'nın kuzey-doğu bölgesinden Türkiye'ye ve Rusya'nın güney doğusunudan Sibirya'nın güneyine ve Gobi Çölü'nün içlerine kadar Türkçe konuşan kavimler yaşamaktadır. Onların büyük bir kısmı, İslamiyeti kabul ettikten sonra diğer milletlerin ve özellikle din kardeşi olan Arap ve Farslar'in etkisi altında kalmışlardır. Bu etkiyi özellikle edebi eserlerde görmek mümkündür. Onlar, yalnız dillerine uymayan Arap yazısını almakla kalmamış , yazı dillerinden binlerce kelimeyi de alarak öyle bir yazı dili meydana getirmişlerdir ki , bu üzerinde rengarenk her türlü yamalar bulunan bir elbiseye benzetilebilir. Bu yazı dili , doğal olarak Türk halkı için anlaşılamayan bir halkadan ibaret olup, halkın kültür seviyesini yükseltmek yerine , halk kültürünün taze yeşilliği ile beslenemediği için kendi kendini köreltmekteydi." [2] şeklindeki değerlendirmesi ilginçtir.

Hayatı ve Çalışmaları

Gerçek adı ile Friedrich Wilhelm Radloff asker bir babanın oğlu olarak 1837 yılında Berlin şehrinde doğdu.

Avrupa’nın devrimlerle çalkalandığı 1848 yılında lise eğitimi almaktaydı , bu dönem hayatında derin izler birakmıştır. Lise öğrenimi sırasında , klasik diller , Roma ve eski Yunan edebiyatları , klasik ve modern Alman edebiyatı konularında aldığı iyi eğitim filolojiye ilgisini arttırdı.

Radlof , lise eğitiminin ardından 1854 yılında Berlin Üniversitesine girdi . Önceleri dinbilim eğitimi aldı , daha sonraları filozof Johann Friedrich Herbart‘ın (1776-1841) felsefe öğretisinden etkilenerek bu alana kaydı. [3]

Berlin Üniversitesi’nde öğrenim aldığı yıllarda , karşılaştırmalı dilbilimin kurucularından Franz Bopp (1791-1867) , dönemin önemli dilbilimcileri ; Michel Jules Alfred Breal (1832 -1915) , Friedrich Adolf Trendelenburg (1802-1872) ve Heyman Steinthal (1823-1899) bu üniversitede çalışmaktaydılar. Dönem Avrupası’nda ve eğitim gördüğü Berlin Üniversitesi’ndeki dilbilim konusundaki yoğun çalışmalar ve nitelikli hocaları , Radlof’un bu alana yönelmesinde büyük rol oynamıştır. Radlof , Berlin Üniversitesi’ndeki eğitimi dışında Halle Üniversitesi’nde iki dönem , ses bilimci August Pott’un (1802-1887) karşılaştırmalı dilbilim derslerine de katıldı. [4][5]

"Moğol ve Tatarların Kökenleri" (1845) , "Kırgız Gerçeği Üzerine" (1865) , "Uygur Sorunsalı Üzerine" (1874-1875) gibi çalışmaları ile dönemin bilim dünyasında kendine önemli bir yer edinmiş olan hocası , doğu bilimci Wilhelm Schott’un (1802-1889) etkisi ile doğu bilimi kendine çalışma alanı olarak seçti. Radlof , Türkçe ile birlikte Moğol, Mançu ve Çin dillerini öğrendiği gibi, İbrani , Arap ve Fars dili derslerine de devam etti. Özellikle Mançu Tunguz dilleri üzerinde durarak ilerideki araştırmalarını da bu konu üzerine yöneltmeyi düşünüyordu.

Jena Üniversitesi’ne sunduğu "Über den Einfluss der Religion auf die Nationalitäten und Sprachen Hochasiens" adlı teziyle 20 Mayıs 1858 tarihinde felsefe doktoru oldu. Aynı yıl Pauline-Auguste Fromm ile nişanlandı. [6]

Ural-Altay dilleri konusundaki çalışmaları ve Berlin’de oluşturulan "Rusya’nın Bilimsel Araştırmaları Arşivi"’ne yaptığı büyük katkılar sayesinde Rusya ile iyi ilişkileri olan hocası Schott’un tavsiye mektubu ile doğu bilim konusundaki çalışmalarını sürdürmek üzere 1858 yılında o zamanki Rusya’nın başkenti olan Petersburg’a gitti.

1854 yılında Petersburg’da açılmış bulunan Vostoçnıy Fakültet’de (Şark Fakültesi) Kazem-beg , Tantavi , İ.N Berezin , D.A.Chwolson , V.P Vasilyev ve Popov gibi tanınmış kişiliklerin çalışıyor olması , Radlof’un Rusya’ya giderek doğu dillerini yerinde öğrenmek isteğini arttırmıştı.

Yakut dili gramerini yazan O. Böhtligk de o zaman Petersburg’da yaşıyordu. Bu sıralarda L. von Schrenk idaresindeki bir sefer heyeti (1858) Amur civarında bulunuyor , fakat Radlof’un da katılmak istediği F. B. Schmidt’in doğu seferi heyeti ise bir türlü yola çıkamıyordu. Bunun üzerine Baron P. Meyendorff ve F. A. Schiefner gibi destekçileri 14 Mayıs 1859'da Radlof'u Batı Sibirya’da bulunan Barnaul şehrindeki yüksek madencilik okuluna Almanca ve Latince öğretmeni olarak tayin ettirdiler.

Radlof o zamanlar altın arayıcılarının merkezi olan Barnaul şehrine beş günde vardı. Orada kendisi gibi Alman olan , o günlerde bölgede bir denetleme - araştırma gezisine çıkmaya hazırlanan Kuznetsk bölgesi madencilik müfettişi Aleksandr Yermolaeviç Freze ile tanıştı. Freze'den aldığı geziye katılma daveti ile çıktığı kısa gezi Radlof'un bölgedeki ilk gezisi oldu. Radlof , Vasili Vasilyeviç adı ve Rus vatandaşlığını muhtemelen bu dönemde (1859) almıştır.

Radlof bu kısa gezi sonrasında kendi yönetiminde ilk büyük keşif gezisini , 1860 yılında Altay bölgesinde , Rus - Çin sınırındaki Çuy nehrine yapmıştır. Bu gezi sırasında yerel halk kültürü ile ilgili bol miktarda örnek toplamış , Rus ve uzakdoğu insanları arasındaki ilişkileri araştırmıştır. Daha önceden bildiği Kalmık ve başka Altay dillerine , bu gezi ve sonrası kış aylarında Çevalkov adlı bir Teleut'tan öğrendiği Teleut (Telenget - Telengut) dilini de eklemiştir.

Radlof Sibirya’da 1859 - 1871 yılları arasında 12 yıl kalmış , kışın öğretmenlik yapmış , yazları da dil , etnografya ve tarih malzemesi toplamak üzere Sibirya ve Türkistan’da yaşayan türlü Türk boyları arasında seyahat etmiştir.

Radlof , 1872’den 1884’e kadar 12 yıl Kazan’da kaldı ve bu zaman zarfında özellikle pedagoji , felsefe ve genel dil sorunlarıyla uğraştı , çalışmalar ile ilgili 11 kadar eser yayımladı.

1884’de Kazan’dan ayrılan Radlof Petersburg Bilimler Akademisi’nin Tarih ve Eski Eserler bölümüne üye seçildi ve oraya gidip yerleşti. Aynı yıl Kutadgu Bilig'i incelemek üzere Viyana’ya , 1886’da Kırım’a , 1887’de Batı Karamları’na seyahat etti , 1891’de Petersburg Akademisi tarafından Orhon Bölgesi’nin arkeolojik incelemesi için düzenlene gezinin başında bulundu , 1898’de yine aynı kurum tarafından düzenlenen bir araştırma gezisi ile Turfan’a ve 1907’de etnografya müzelerini incelemek amacıyla Batı Avrupa’ya gitti.

Daha sonraki dönemlerde Uygurca el yazma metinler üzerinde çalışan Radlof , 12 Mayıs 1918 tarihinde Petersburg'da vefat etmiş ve oradaki Protestan mezarlığına defnedilmiştir.

Yapıtları
Güney Sibirya Türk Boylarının Halk Edebiyatı ile İlgili Örnekler - Proben der Volksliteratur der Türkischen Staemme Süd-Sibiriens – St. Petersburg 1866-1867, 7 Cilt
Kuzey Türk Boylarının Halk Edebiyatı ile İlgili Denemeler - Proben der Volksliteratur der nördlichen Türkischen Staemme
Türk Boylarının Halk Edebiyatı ile İlgili Denemeler - Proben der Volksliteratur der türkischen Staemme
Ünlü Sesler ve Dilin Gelişimini Üzerine Etkileri - Die Lautalternation und ihre Bedeutung für die Sprachentwicklung , 5. Uluslarası Doğu Bilimciler Kongresi – Berlin 1882
Zur Geschichte des Türkischen Vokalsystems
Türk Ağızları İçin Sözlük Denemesi - Versuch Wörterbuches der Türk Dialecte
Kodeks Kumanikus’un Türkçe İçeriğinin Sınıflandırılması - Das Türkische Sprachmaterial des Codex Comanicus
Kuzey Türk Ağızlarının Karşılaştırmalı Dilbilgisi - Vergleichende Grammatik der nördlichen Türksprachen – Leipzig 1882-1883
Kıpçak Dili Üzerine – Zur Sprache der Komanen - Leipzig 1884-1885
Alttürkische Studien I, II, III, IV, V, VI
Koşo Saydam ve Tonyukuk yazıtları , Kudatgu Bilig Metin ve çevirileri
Kırgız Gözlemleri - Observations sur les Kirghis - Paris, 1864;

Kaynaklar
^ Wilhelm Radloff, Oya Akdeniz pp. 4. Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi İnternet Sitesi (08.04.2007).
^ Wilhelm Radloff, Oya Akdeniz pp. 2, 3. Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi İnternet Sitesi (08.04.2007).
^ Видный ученый ориенталист и педагог В.В.Радлов, В.Б.Помелов. Deutsches Lehrmittel Und Kulturzentrum Kirov (08.04.2007).
^ Wilhelm Radloff, Oya Akdeniz pp. 1, 2. Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi İnternet Sitesi (08.04.2007).
^ Видный ученый ориенталист и педагог В.В.Радлов, В.Б.Помелов. Deutsches Lehrmittel Und Kulturzentrum Kirov (08.04.2007).
^ RADLOV, V.V. Sibirya’dan. I. (Aus Siberien). Çeviren: Dr. Ahmet Temir. Türkler Online (08.04.2007).
  • 0

Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 23


Dön Dil araştırması yapan bireyler, kurumlar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'