Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Öntürkler! Yazıyı buluşları (Övgün Ahmet ERCAN)

Dil araştırmacılarınıñ, kurumlarınıñ çalışmalarını içerir.

Öntürkler! Yazıyı buluşları (Övgün Ahmet ERCAN)

İletigönderen SanalBaba » 25 Eki 2007, 16:05

http://www.ahmetercan.net/index.php?mod ... 09&haber=1


İLK TÜRKLER, İLE YAZIYI BULUŞLARI
24.08.2007   

Türk Adının Doğuşu. İlk Atalarımız, bize “Ot-Oz” derlermiş. Anlamı; ateş(od) olan Tanrının özünden, biçim değiştirerek doğmuş demektir. Büyük patlamayla uzayın oluştuğu düşünülürse, bu adlama bu günkü bilimsel verilere uymaktadır. Ayrıca kendilerine “On” ya da “Ok” derlerdi. On, anlam olarak “uzaylı” demekti. On, sözcüğü Orta Kutyağa(Avrupaya) göçünce ağızdan ağza Hun olmuştur.

İLK TÜRKLER, İLE YAZIYI BULUŞLARI

Türk Adının Doğuşu. İlk Atalarımız, bize “Ot-Oz” derlermiş. Anlamı; ateş(od) olan Tanrının özünden, biçim değiştirerek doğmuş demektir. Büyük patlamayla uzayın oluştuğu düşünülürse, bu adlama bu günkü bilimsel verilere uymaktadır. Ayrıca kendilerine “On” ya da “Ok” derlerdi. On, anlam olarak “uzaylı” demekti. On, sözcüğü Orta Kutyağa(Avrupaya) göçünce ağızdan ağza Hun olmuştur.  Genelde kuzeydekiler “ON” , güneydekiler “Ok” olarak adlandırılmıştır.

Türk sözcüğünün aslı, “Törük” tür. Bunun iki anlamı vardır. Birincisi; “örgütlü topluluk” demek, ikinci anlamı ise “Ök” ten(gökten, Tanrı’dan) doğma bir “tür” demektir. Ök, ise “Tanrı” ya da “Baba” demektir(öksüz: babasız).

Kazım Mirşan, “Türük” adının daha önceleri , ‘yöneten kutsal orun’ demek olan “Türügüs’ten” türemiş olabileceğini söylemiştir. Tursk de bu kökten gelme olabilir.

İlk Yazı ile Tamganın(Alfabenin) Bulunuşu. Ön-Atalarımız yaklaşık 8500 yıl önce ilk ödüs(devlet) denilen örgütlenmeleri gerçekleştirmişler. Acı olan, Batı’nın 8500 yıllık Türk varlığı ile uygarlığını yok saymasıdır. Bizlerin ise kendi özgenimiz(kültürümüz) üzerine bilgimizin olmamasıdır.

Tüm uygarlıkların kökü olan Turan(Ön-Türk) uygarlığının biricik yaratıcısı olan ulusumuz yok sayılmakta, “göçebeler” diye küçük görülmektedir.

Ön Türklerde okuyup yazma yalnızca buyrukbaylar(komutanlar), ile inanç önderleriydi. Oysa, Batı’da ordu ile ilhanlar(imparatorlar) bilisizdi( cahildi), okuyup yazmayı yalnızca keşişler(rahipler) bilirdi.

Araştırmalara göre Ön-Atalarımız” –8000 ile – 7000’lerde  düşüncelerini buldukları tamga(abece) ile yazıya dökmüşlerdir. – 5 000’de ise ilk düzenli tamgayı düzenlemişlerdir. Araştırmlara göre ilk yazının doğduğu yer Kırgızistan ile Kazakistan’da bulunan “Tamgalı - Issıg köl ile Talas Üçgeni’dir.

İLK TÜRK YERLEŞİM YERİ İLE ÜLKE ADLARI

Turan ulusu yaşadığı ülkerde gördüğü dağ, tepe, ırmak, göl ile denizleri Türkçe olarak adlandırmışlardır. İrmak için kullanılan sözcük “at”, “ak”, “ögız”, kent(şehir) için kullanılan sözcük “bolluk, bolıg”, “ur”, “ür”, “or”,”kala” , bayındır(mamur) için “urum”, kentli için “rum” demişlerdir. Yer için “yak”, “yaka”, ülke için “el”, “al”, deniz için; “ulu göl”, “ulıg köl”,  kullanmışlardır.

Iyünçü-Ögız; İnci Irmağı,(Amu Derya); Iduk-at; Öküz Irmağı(Siri Derya), At-Obıl: Tobul Irmağı,  Ant Uruğ; Kuybişef,  At-Oğı Bolıg; Volgagrad, (Stalingrad), Og-Omığ; Buhara, Gapığ-Gağan.. Gapağan; Samarkent (Semerkant),(Sümerkent), Ïtız; Saratov, Ürapa; Orinburg, Ata-oğ; Turfan, Simi-Polat; Semipoltinsk, Yanga Kala; yenikent, Nijni – Novograd , Omığı Gurkan; Omsk, At-Om Ësig; Tomsk. Kutyak; Avrupa, Ural; Doğu Avrupa, Kaplumbağa Adası; Amerika gibi.

Burdur, Antalya (Beldibi ile Side) Mersin (Gedikli-Ateşevi), Konya (Çatalhöyük), Eskişehir (Midas), Ankara, Boğazköy ile Hakkari, Van’da bulunan sayısı  38’i aşan yazıtlardan öğrenildiğine göre Anadolu’daki yer, yöre, kent adları şöyledir. Og-OZ Ulıg Köl: Karadeniz, Oy-Ongul:Trabzon), Oy-Oğ, Astan-bolıg ; İstanbul(Bizas döneminde Astan Bulin, Osmanlı döneminde Yedi tepe, Estan Hattilerde, İstanu Hititlerde gökyüzü tanrısıdır), Zümran, dikmen;izmir, Apa-Asos; Efesus. Oysa bu adlamaların Ön Grekçe olduğu sanılırdı. Bu durumda Ön-Türkler ile Ön-Grekler ayni kökten mi geliyor kuşkusu uyanıyor.

Anadolu’da -2000 de kurulmuş olan Ön-Tük ödüsü(devleti) Oy-Urum-Atın’dır. Bu ödüsün ordusu(başkenti) bu gün ki İstanbul’da olup o günkü adı Oy-oğ’dur.

Şehirlerin Adları

YANITIMIZ: RUM, “bayındır, mâmûre” demek olan URUM’dan gelir; İstanbul’da ilk kurulan devletin adı “Oy-URUM Atın”dır. Bu dönemden kalma olarak, Mesudi, Anadolu’ya Diyar-ı RUM,  Akdeniz’e Bahr-i RUM denildiğini kaydeder. Fakat aynı kelime ve kavram Ön-Türklerle Doğu Anadolu ve Mezopotamya’ya inmiştir: UR ve UR-OQ ‘bayındır, kent’ olarak Sümer’de mevcuttur.

Yerleşik Yer Adları

- Ermenilerin tespit edilmiş olan bilimsel değerdeki adı olan URMENİ de URUM-MEN-İ, TÜRK-MEN gibilerden aynı kökten, UR/mak, VUR-mak kökünden gelmektedirler.

İskitlerin yerleşme bölgelerinden URUM-AN İYA (Rumanya) bir öteki örnektir.

Tarihimizi bilmediğimizden biz Rum kelimesini Anadolu’daki Greklere ya da onların kalıntılarına verilen ad sanırız.

İYE EKİ

Anadolu’da ve Ön-Türk kültürünün geniş etkisi altında kalmış olan yerlerde karşımıza çıkan İYA-İYE eki vardır. Bu ek, IERÜÜ (22bis), “edinilen” anlamına gelmektedir ki bunu örneğin, Anadolu’da.

- Maraş/İYA, Malat/İYA, Adan/İYA, Urum/İYE  vb. bulduğumuz gibi devletler ve coğrafi adlar halinde de görürüz: Türk/İYE, Arab/İYE, Armen/İYA, Mezoptam/IYA, Grec/IYA, Ital/IYA vb. aynı köke bağlayabiliriz.

Bu şartlarda, Hititlerin, Qurgan kültürü sahibi, Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya yerleşmiş olan, Ön Türklerin kendilerini ON’lar (Hun’lar) diye adlandırılan grubundan olmaları gerekmektedir.

Kıbrıs Adasının, Babil ile Hitit yazılarında ki adı Alashia (Alaşya) dır. (İncil, cilt I.Anc. Test.Gall. 1956 Paris s: 31).

- Alaş, yalaz, yalaza demek olup, Alaş-İYA’daki İYA eki yukarıda açıkladığımız Ön-Türkçe İERÜÜ fiilinden gelir: Maraşiya, Malatiya, Babilonya, Urmiye, vb... Demek ki, Kıbrıs’ın ilk adı Türkçedir.

Şehir Adları

SUB-OĞ, ANT-URUĞ (Kuybişef), APA (Ohrinburg), TURPAN (Turfan), OQ-OMIĞ (Buhara), ËB-ÏS BOLIQ (Tun-haung yöresi), AT-OM Ësig (Tomsk..) QAPIĞ-OAĞAN / QAPAĞAN / SAMARQANT vb. Göçebeler o günden bugüne daima varolan çobanlardır. Çok önemli bir göçebe kültürünü temsil ederler. Fakat, Türk kültürü ve tarihinin hepsi bu değil, Batı’nın bize yakıştırdığı tarihtir.

YANITIMIZ: Ön-Türklerde can, ruh, Tanrı katına erişir ve orada AS/QAN olur, Gök’e AS/ılı olarak bekler. Bu kelime ASPAN, ASTAN, ASUMAN olmuştur. Uygurcada başkent anlamına dönüşmüş, Kazakistan, başkentine ASTANA’ adını vermiştir; Murat suyuna bakan dağlardan birinin adı ASTANA’dır; AS, AS/tronomie, AS/trologie vb. kökeninde bulunur. Astan ise, SİTAN halinde devletleri ifade eden adların sonuna ek olarak gelir e bu ek Acemce sanılır: Acem-İSTAN, Bulgar/iSTAN, Arab/İSTAN, Türkmen/İSTAN vb.

İtalya’nın adı, AITALIA’dır; Ata-Ïl-iya, Ata halkı ülkesi demektir.

İşte, bu içdenizlerin yarattığı tropikal atmosferde, bu büyük su örtülerinin kıyılarında Ön-Türkler tarihteki ilk YERLEŞİK uygarlıkları  (göçebelik değil), konfederasyonlar halinde kurmuşlardır.

Batılı araştırmacılar, Türk tarihini, (-220) ye hapsedip, Ural/Altay dil grubunu yok ettikten sonra her yere “Hint-Avrupa Dili” damgasını yapıştırmışlardır. Bunu en geniş bir şekilde Anadolu tarihinde görmekteyiz. Orta Asya’yı ise yerleşilmemiş arazi diye boş bırakmışlardır.

GÖÇLER: İlk DAMGALAR, buzul dönemi sonucu büyük su baskınlarından kaçan ilk Ön-Türk göçmenleriyle, ALFABE, YAZI ve dolayısıyla ÖN-TÜRK KÜLTÜRÜ sonraki bin yıllarda, bu kere Orta Asya’daki 5 iç denizin kurumasından büyük kitleler halinde kaçan Ön-Türk Göçmenleri (göçebeleri değil) gruplar halinde, (19). Ïsi YÏr’ (Tuna bölgesi)den, İsviçre, Avusturya, İtalyan Alpleri, Pirenlerle İspanya ve Portekiz’e giderek Atlantik Kıyılarına varmışlar, Fransa ve İspanya’daki mağaralara yerleşmişler, sonraki yüzyıllarda da ilk siyasal kuruluşları gerçekleştirmişlerdir: İsviçre’de ON OYUÑ, Avusturya’da ÖZ-ERKINE, İtalya’da KAMUN’lar, ETRÜSKLER’e gelince, (-2500)lerde TUSCA/na bölgesine inmişler, öteki gruplar,

Balkanlar yoluyla, Arnavutluk e Pelaç (Pelasg) adıyla Yunanistan’a ve Ege Adaları’na yayılmışlardır; bunların arasında Limni yazıtını örnek gösterebiliriz. Boğazlar’dan İstanbul’a ve Batı Anadolu’ya girmişlerdir.

Hazar’ın batısından göç edenler ise,

- Kafkaslar, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu’ya yerleşmişler, buradan, Anadolu’nun en uç noktası Antalya’ya/Beldibi’ne kadar ilerlemişler, Kıbrıs’a gitmişler, Mezopotamya’ya inmişler, sahili izleyerek AT-OĞ (Mısır)a yerleşmişler ve Arap Yarımadası’na kadar uzanmışlardır.

Hazar-Aral arasından geçenler,

- İndüs vadisine, İran yaylasına yayılmış ve Lut Gölü sahillerine yerleşmişlerdir.

Doğuya gidenler, Moğlistan’dan sonra, Çinlileri egemenlik altına alıp Çin’de tarihin ilk devletlerini kurmuşlar, böylece Ön-Türk kültürünü iki okyanus arasına yaymışlar ve ub ülkelerde tamamen ya da kısmen DİP KÜLTÜRÜ oluşturmuşlardır.

Bu göçleri Mirşan, Ön-Türkçe yazıları okuyarak ortaya koymuştur ki, şimdilik bunların sayısı yaklaşık 450’dir.

- Ön-Türkçe kökenden doğan alfabeler (20): LATİN, KUMA, GREK, FENİKE, KİRİL alfabeleridir. Çin alfabesine 34, Kıbrıs alfabesine 27, Sümer alfabesine 14 şekil vermişlerdir.

ANADOLU

Bu göçler Anadolu’nun DİP KÜLTÜRÜNÜ OLUŞTURMUŞTUR. Bu konuda gene Atatürk’ün tarihi delen görüşünü kaydetmeden geçemeyeceğiz. 18 Ağustos 1932’de, Cumhuriyet Gazetesi kurucusu Yunus Nadi ile söyleşisinde “... bir de şunu ilave etmek lazımdır ki, atalarımız bu günkü yurdumuzun ilk ve otokton sakini ve sahibi olmuşlardır. Burasını binlerce yıl evvel, Anayurdun yerine Özyurt yapmışlardır...” demiştir.

Ordinarius Profesör Akurgal’ın bazı yanılgıları

Batılılarca tarihsiz bırakılmış olan Doğu Anadolu tarihini ortaya çıkarmış ve (-13 bin onüçbin) lerden itibaren Doğu Anadoluyla Orta Asya arasındaki bağı, kaya resimlerine de dayanarak ortaya koymuştur (Urartular, TTK, 1984, Ankara).

Bu tarih E. Alok tarafından (-15 bin) e indirilmiştir (Doğu Anadolu Kayaüstü Resimleri, Akbank, İst).

Bunun yanında (-2200) de Doğu Anadolu’da TÜRKİ KRALLIĞI adıyla bir karallığın varlığını, Asur, Mısır arşivlerinden öğrendiğimiz gibi bu belge Hitit arşivlerinde (Kbo III) ile kayıtlıdır.

KURGAN kültürünün 6’ncı binde, Balkanlar’dan Anadolu’ya, Kafkaslar’dan Doğu Anadolu’ya ve oradan Mezopotamya’ya, Hazar-Aral arasından İran yaylasına, Hindistan’a yayıldığını götermektedir. Qurgan ya da Höyük kültürü Anadolu’nun tümünde bulunduğu gibi Güney Anadolu yoluyla, Mezopotamya’ya yayılmıştır.

Bu şartlarda Hititler İskitlerin bir dalı ya da bir öteki Ön-Türk grubundan ortaya çıkmış olmalıdır.

T.TEKİN: Türk adı + 600’de ortaya çıkmıştır.

YANITIMIZ: 879’da kurulan TÜRÜK devleti ve ondan önce, yukarıda gördüğümüz, -2200’de Doğu Anadolu’daki TURKİ krallığıyla, Türk adı, tarihte 2800 yıl önce mevcuttur.

T.TEKİN: En eski Türkçede, Göksel, Tanrısal anlamında tek ibare Tengri Teg’dir.

YANIT: Tanrı anlamına Ön-Atalarımız, ÏSIS, IÇUM APAM, AL-APA, AL ÏSİS, ve ÖK ibarelerini de kullanmışlardır... Vardığımız sonuç, Türk dil ve kültürü araştırmaları için ÖN-TÜRKÇE bilmek gereklidir.

TAU-ER-US, “En yüceye ermiş dağ” demektir...

KAYNAK
1.E.Rossi, Civilta del’Oriente, Casini, 1957 Roma.
2.Tarcan, H., 2000. Ön-Türk Uygarlığı, Mustafa Kemal Derneği Yayınları,
      2. baskı, s: 1 - 42.
  • 0

Elimizdeki tüm sözlükleri toparlayıp kullanıma sunuyoruz. Türkçe dermece dil diyenlerin de okumasını  umarız. Kıytırık ölü dilleri evrensel dil sananları utandıralım. Sözlükleri okutalım, kullanalım,
http://tufar.com/SanalBaba/ Türkçe EVREN dili olacaktır: Bunu kanıtlayalım
Üyelik görseli
SanalBaba
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 462
Katılım: 28 Ağu 2007, 18:28
Değerleme: 28

Ynt: Öntürkler! Yazıyı buluşları (Övgün Ahmet ERCAN)

İletigönderen Oğuzosis » 30 Tem 2020, 23:49

Amacım birilerini eleştirmek, bir fikri bütünüyle ezmek, hiç mi hiç uzlaşmadan tartışmak değil. Ancak... Böyle zorlamalarla, bir iki harfi bir araya getirip, ardına birkaç harf daha eklemekle; akla mantığa uyamayacak tarihlemelerle, bağlamı kaydırmakla; onunla, şununla, bununla... Düşlemde bir dünya oluşturmak, alternatif "masallar" yazmak nedir, ne! Nedir bu?

Bu benim gözümde rezillikten ibarettir. İşine gelince "dayatılmış Batı kitaplarını okuma" deyilir, işine gelince "gerçek tarih" diye sunduklarını dayatır. Tek bir laf daha etmek istemiyorum. Rezillik, başka hiçbir şey değil...
  • 10

Oğuzosis
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 230
Katılım: 24 Mar 2017, 19:22
Değerleme: 214


Dön Dil araştırması yapan bireyler, kurumlar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'