Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

pandemi

Yéñi sözcük türetim çalışmaları ile önerileri içerir.

Ynt: pandemi

İletigönderen bensay » 17 Nis 2020, 16:08

alaskacanyon yazdı:serpenti
salgınti


+tI eki genel olarak, küçüklük, önemsizlik anlamı kattığından olmaz. salgının büyüklüğünü, önemini, ortaya koyacak bir ek değilseye veya sözcük gerekiyor.
  • 1

http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 3163
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1835

Ynt: pandemi

İletigönderen ulduzéver » 17 Nis 2020, 18:37

Burağan, vurağan, gezeğen gibi sözcükleri örnekseyerek kırağan, bulaşağan usuma geldi.
  • 4

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 876
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 844

Ynt: pandemi

İletigönderen datadeveb » 17 Nis 2020, 19:22

kırağan beğendim.
  • 0

Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhid söyleyelim. Çok tövbe edelim. Kuran-ı Kerim okuyalım, onunla edim "amel" edelim, salih kul olalım. Allahu Teâlâ kabul etsin.

Canlı yazışmalar > OTK: https://discord.gg/ZrDbZgd
Üyelik görseli
datadeveb
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2130
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 890

Ynt: pandemi

İletigönderen BoZCiN » 18 Nis 2020, 00:14

Kırağan sanırım kırandan hareketle akıllara geliyor.

Kıran ve salgın arasında küçük bir ayrım var. Bunun yok edilmemesi de gerekir. Mesela "kıran girdi" deyimi var. Hayvan sürüsüne kıran girdi demek, pek çok hayvanın telef olduğu anlamına gelir. Salgın hastalıktan ötürü oluşan büyük çapta ölümlerdir. Pandemi anlamı da yoktur. Köyde bir çiflik sürüsünde de kıran girmiş olabilir. Salgın ise ölümsüz de olabilir. Uyuz salgını, nezle salgını gibi.

Demem o ki; kıran konusuna girmeden önce sözlüklerdeki salgın ve kıran başlıklarına biraz daha bakınmak gerekiyor galiba.

Nişanyan
Kıran:
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)
"salgın hastalık" [ Hızır b. Celalüddin, Tarih-i İbn Kesir terc., 1438]
kıran vākiˁ oldı, kızlıktan ve kırandan [kıtlıktan ve salgından] çok kişiler öldiler
Köken
Eski Türkçe kır- "1. kesmek, 2. öldürmek, katliam etmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)An ekiyle türetilmiştir.

Salgın
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)
Türkiye Türkçesi: "haber" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
bennādan salġın alduğı maḥallede ol daχı kondı [mimardan bilgisini aldığı durakta konakladı] Türkiye Türkçesi: "(olağan dışı) vergi" [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, 1461 yılından önce]
pādişāhdan il üzerine salınan salġuna ve bunlara benzer nesnelere dirler. Türkiye Türkçesi: "hastalık" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
salgın hastelik: Maraz-ı müstevlī.
Köken
Türkiye Türkçesi sal- "göndermek, sallamak, saldırmak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +gIn ekiyle türetilmiştir.

TDK
Kıran
1. sıfat Kırma işini yapan (kimse):
Taş kıran işçiler.
2. isim Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet:
"Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir." - Sait Faik Abasıyanık

Salgın
1. sıfat Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli:
Salgın hastalık.
2. isim, tıp Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemi:
Tifo salgını. Kumar salgını.
3. isim, mecaz Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması.
4. isim Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila:
Çekirge salgını.
5. isim, eskimiş Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi.

Dil Derneği
Salgın öna.
1. Kısa sürede çevredeki insan, hayvan ya da bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli:\\2\\ Salgın hastalık.
2. a. Bir hastalığın ya da başka bir durumun birçok kimselere birden bulaşması: Tifo salgını.
3. a. esk. Gereğinde herkesten para ya da mal olarak toplanan geçici vergi.
4. a. Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, °istila: Çekirge salgını.
5. a. mec. Belli bir eylemin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması: “Anket ve hatıra defteri modası çok salgındı.” -A. Nesin.

Kıran (I) öna.
1. Kırmak eylemini yapan (kimse): Taş kıran işçiler.
2. a. Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden, ölet. °afet.
~ girmek
1) kısa bir zaman içinde çok sayıda ölmek: Bu yıl tavuklara kıran girdi.
2) önceleri bol bol bulunan bir nesne bulunmaz olmak.

Kubbealtı
Salgın
sıf. ve i. (< sal-gın)
1. Kolera, tifo vb. kısa zamanda yayılan (bulaşıcı hastalık): Kavga, bu fakir tekāütlerin evini bir salgın gibi kasıp kavuruyordu (Reşat N. Güntekin). Âdeta bir salgının, artık kaldırmaya yaşayanların gücü yetmeyen ölüleri gibi oldukları yerde uzanmış yatıyorlar (Ahmet H. Tanpınar). ♦ i.
2. Bir hastalığın kısa zamanda yayılıp çevreye bulaşması: “Tifo salgını.” “Kolera salgını.”
3. Bir şeyin yayılmak sûretiyle bir yeri kaplaması, istîlâ: “Tırtıl salgını.” “Çekirge salgını.”
4. mec. Toplumda bir hâlin, bir söz, davranış veya alışkanlığın yaygın duruma gelmesi: “Kumar salgını.” Asrımızın ileride târihini yazacak adam elbette ki müstahzar salgınını göz önünde tutacaktır (Ahmet H. Tanpınar) [Son üç anlamda kelime genellikle isim tamlamasının ikinci öğesi durumundadır].
5. eski. Halktan para veya mal şeklinde toplanan geçici vergi: Ve dahi nice bin öşrü Arap’ın vilâyetine salgın saldı (Âşıkpaşazâde). Salgın verir mi köylü âyan hapse atmasa / Zencîr takıp boğazına Türk’ün kapatmasa (Gālip Paşa’dan).

Kıran
i. (kır-mak’tan isim-fiil ekinin kalıplaşmasıyle kır-an)
1. Kırmak işini yapan nesne.
2. Öldürücü, toptan yok edici salgın hastalık veya olay: Kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş (Atasözü). İkinci Sultan Mahmud yeniçeri kıranı başladığı zaman tavan aralarında saklanmak sûretiyle canını zor kurtarmış (Sâmiha Ayverdi).
ѻ Kıran girmek:
1. (İnsanlar ve özellikle hayvanlar arasında) Büyük can kaybına sebep olan salgın hastalık veya bir tehlike zuhur etmek: Kıran girince kışın yaşlılarla tâzelere / Musalla taşları yetmez olur cenâzelere (Ârif N. Asya’dan).
2. (Daha önce her yerde bulunan bir şey) Hiçbir yerde bulunmaz olmak, kıtlığına kıran girmek: Mahalle terbiyesine, mahalle saygısına, mahalle görgüsüne henüz kıran girmemişti (Sâmiha Ayverdi). Kıran kırana:
1. Çok çekişmeli: “Kıran kırana bir güreş.”
2. zf. Kıyasıya, öldüresiye: “Kıran kırana mücâdele ettiler.”
  • 10

Üyelik görseli
BoZCiN
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 277
Katılım: 01 Tem 2008, 20:55
Değerleme: 157

Ynt: pandemi

İletigönderen toorku » 18 Nis 2020, 03:01

öñeri tümesepim
pandemi
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 935
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1265

Ynt: pandemi

İletigönderen Türkeröz » 18 Nis 2020, 15:49

TDK
Kıran
1. sıfat Kırma işini yapan (kimse):
Taş kıran işçiler.
2. isim Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet:
"Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir." - Sait Faik Abasıyanık

Kubbealtı

Kıran
i. (kır-mak’tan isim-fiil ekinin kalıplaşmasıyle kır-an)
1. Kırmak işini yapan nesne.
2. Öldürücü, toptan yok edici salgın hastalık veya olay: Kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş (Atasözü). İkinci Sultan Mahmud yeniçeri kıranı başladığı zaman tavan aralarında saklanmak sûretiyle canını zor kurtarmış (Sâmiha Ayverdi).

Bunlara baktığımızda ortak özellikleri var. Ayrıca kıran kırana diye de ölümcül olmadığına kanıt ta var. Salgın yalnızca bir yer için tanımlanmışken pandemi birden çok veya tüm yer için tanımlanmış. Ayrıca;

kırmak, -ar
1. -i Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak:
Taşları kırmak. Bardağı kırmak.

2. -i İri parçalara ayırmak.

3. nesnesiz Belirli bir biçimde katlamak:
Forma kırmak.

4. -i Öldürmek, yok olmasına neden olmak:
Bu yıl soğuk, hayvanları kırdı.

5. -i Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek:
"Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu." - Haldun Taner

6. -i Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak.

7. -i Vücut kemiklerinden birini parçalamak:
"Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!" - Osman Cemal Kaygılı

8. -i Tahılı iri ve kaba öğütmek.

9. -e Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek:
"Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun." - Burhan Felek

10. -i, mecaz Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek:
"Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz." - Mehmet Kaplan

11. -i, mecaz Yok etmek:
"Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağım / Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağım" - Enis Behiç Koryürek

12. -i, mecaz Gücünü, etkisini azaltmak:
"Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış." - Burhan Felek

13. -i, argo Kaçmak, uzaklaşmak.

14. nesnesiz, ticaret Değerinden düşük fiyata almak:
Bono kırmak. Çek kırmak.

Görüldüğü gibi gerçek anlamının dışında da kullanılmış.

kırgın
1. sıfat Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan.

2. zarf Gücenmiş, gönlü kırılmış bir durumda:
"Kırgın, usangın kalktı sabahın er saatlerinde." - Abbas Sayar

3. isim, halk ağzında Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık.

Türkiye'de ölüm çok olmasa da gezegenimizde (dünyamızda) ölümlerle baş başa olan yerler var. Yine de öldürücü değil ona göre karşılık istiyorsanız

öñeri kocasalgın, topsalgın
pandemi


öñeri uluslararası salgın
pandemi


seçeneklerim var. Ancak ölümcüllüğüne de

öñeri topkıran
pandemi


öneri gerek.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 3109
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 666

Ynt: pandemi

İletigönderen Gökbey » 20 Nis 2020, 14:30

Yazılarımda "evrensel salgın" sözcüğünü kullanmakla birlikte burada vérilen "karasalgın" sözcüğünü de çok yérinde bulduğumu bélirtmek isterim.
  • 0

Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1780
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 520

Ynt: pandemi

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 30 May 2020, 20:46

öñeri ulusalgın
pandemi
  • 0

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini

OTK: https://discord.gg/ZrDbZgd
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1613
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 1008

Ynt: pandemi

İletigönderen kavurt » 07 Haz 2020, 23:06

bensay yazdı:"küresel salgın" desek cuk diye oturacak, küre özdilden değil, "evrensalgın, yeryüzü salgını, genel salgın" ?


yuvarsal: küresel

olacağından;

yuvarsal salgın: pandemi

uygun olur.
  • 0

Üyelik görseli
kavurt
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 377
Katılım: 24 Nis 2010, 19:55
Değerleme: 58

Önceki

Dön Sözcük Türetme, Öneriler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: bensay ve 14 konuk

Reputation System ©'