Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

glamping, kamp

Yéñi sözcük türetim çalışmaları ile önerileri içerir.

Ynt: Kamp

İletigönderen Toygun » 12 Kas 2012, 10:51

kamp    Fr. camp
a. 4. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer: Toplama kampı.
Güncel Türkçe Sözlük

Bu anlamı için ne denilebilir?
  • 0

Üyelik görseli
Toygun
Genel Sorumlu
Genel Sorumlu
 
İleti: 5289
Katılım: 17 Haz 2010, 17:30
Değerleme: 1319

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkçe » 12 Kas 2012, 14:35

Toygun yazdı:kamp    Fr. camp
a. 4. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer: Toplama kampı.
Güncel Türkçe Sözlük

Bu anlamı için ne denilebilir?
Yine düşerge denebilir. Azerbaycan Türkçesinde düşerge sözü bu anlamda da kullanılabiliyor.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkeröz » 15 Kas 2012, 15:47

Türkçe yazdı:Yine düşerge denebilir. Azerbaycan Türkçesinde düşerge sözü bu anlamda da kullanılabiliyor.


Katılmıyorum. Hala uydurma sözü diretmektesiniz!.

O söz için "toplanak" ya da "sürgünlük" gibi sözler öneriyorum.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2998
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 560

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkçe » 15 Kas 2012, 18:03

Türkeröz yazdı:Katılmıyorum. Hala uydurma sözü diretmektesiniz!.
Emin Abid’in sorgulanması çok uzun sürmemiştir. 5-6 defa sorgulandıktan
sonra vatana ihanetle suçlanmış, 21 Ekim 1938 yılında saat 21.30’da kurşuna diz-
mişlerdir. 19 Temmuz 1940 yılında görevini ve rütbesini göstermeyen bir KGB
memuru şöyle yazmıştır: "Ahmedova Nafie Şükri kızı çok tehlikeli element (unsur)
gibi ıslah-emek düşergesinde (ceza evinde) saklansın. Ceza müddeti 1938. yıl 11
Ağustostan hesaplansın" (Azerbaycan MTN arşivi, Nafie Tevfik Taner (hem de
Şükri Ahmed) qızı Ahmedova’nın istintak işi, 269342).
Kaynak: Abant İzzet Baysal Birdemi'nin çıkardığı dergi
Alıntı yapılan yazıda bu sözcük kullanılmış ise sözcüğün böyle bir anlamda kullanıldığı yıl 1940. Bu konuda başka kaynakla karşılaşırsam buraya gönderebilirim. Siz bu sözcüğün uydurma olduğunu kanıtlayabilir misiniz?
  • 0

En soñ Türkçe tarafından 15 Kas 2012, 18:10 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkçe » 15 Kas 2012, 18:27

Ali Şir Nevaî'nin dizelerinde tusharga "kalmak/oturmak için (yer)"  anlamında kullanılmış sanıyorum:
Topib berk manzil, tusharga panoh,
Hamul marz aro qildi oromgoh.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkeröz » 15 Kas 2012, 19:31

Düşerge/düşelge için Sümerce denilmişti kökü. Hala dayatmanın anlamı yok.

Ali Şir Nevai'nin ikiliğine bakarsan, öteki sözcükleri de görebilirsin. Orada topib, manzil, panoh, hamul, marz, aro, oromgoh gibi sözcükler de var dikkat ettiysen. Onlara da Türkçe de istersen. Şahsen ben orada yazan hiçbirini anlamadım :D Sen buna Türkçe diyorsan, hiç anlaşamayacağız o zaman.

Ben sözcün gerçek anlamlarına bakarım daha çok. Uzaktan, mecaz anlamlarına değil.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2998
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 560

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkçe » 15 Kas 2012, 20:11

Türkeröz yazdı:Düşerge/düşelge için Sümerce denilmişti kökü. Hala dayatmanın anlamı yok.

Ali Şir Nevai'nin ikiliğine bakarsan, öteki sözcükleri de görebilirsin. Orada topib, manzil, panoh, hamul, marz, aro, oromgoh gibi sözcükler de var dikkat ettiysen. Onlara da Türkçe de istersen. Şahsen ben orada yazan hiçbirini anlamadım.  Sen buna Türkçe diyorsan, hiç anlaşamayacağız o zaman.

Ben sözcün gerçek anlamlarına bakarım daha çok. Uzaktan, mecaz anlamlarına değil.
Kökü Sumerce demedim yalnız Türkçede düş- eyleminin belirttiğim anlamına benzer bir anlamda Sumercede TUŞ kökünün bulunduğunu ma böylece bu kökün Sumer kezinde bile Türkçede bulunuyor olabileceğini söylemiştim.

Ali Şir Nevaî  Arapça-Farsça gibi dillerden alınma sözcükler kullanıyor diye bu sözcüklerin arasındaki Türkçe sözcüklere Türkçe değil diyorsanız bu sizin ne boyda bilimdemlikten uzak yorum yaptığınızı gösteriyor.
  • 0

En soñ Türkçe tarafından 15 Kas 2012, 20:13 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Kamp

İletigönderen Engin » 15 Kas 2012, 20:55

Düşerge ~ düşelge sözü tabii ki Sümerce değil; fiil kökü de Türkçe olmakla birlikte aldığı yapım eki Moğolca kökenli olabilir.
  • 0

Üyelik görseli
Engin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 605
Katılım: 28 Mar 2010, 01:16
Konum: Almanya
Değerleme: 14

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkeröz » 17 Kas 2012, 19:43

Kusura bakmayın da Türkçe'deki "düş-" ile sümercedeki "tush-" ayrıdır. Türkçe'de düşmek istem dışı olan bir şeydir.

düşmek:Yere devrilmek, yere serilmek.

konmak:Geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. 3. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.

Aynı şekilde kamp da kısa bir süre için orada kalmak, geçirmek demektir.
Halk arasında da rahat kullanılabilir diye de örnek veriyorum. Ama görmezden gelip hala karşıt anlam sunuluyor.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2998
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 560

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkçe » 17 Kas 2012, 22:31

Türkeröz yazdı:Kusura bakmayın da Türkçe'deki "düş-" ile sümercedeki "tush-" ayrıdır. Türkçe'de düşmek istem dışı olan bir şeydir.

düşmek:Yere devrilmek, yere serilmek.
Onda birisi "yola düştüm" dediğinde de bu anlamda mı anlıyorsunuz?
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkeröz » 18 Kas 2012, 21:01

Türkçe yazdı:Onda birisi "yola düştüm" dediğinde de bu anlamda mı anlıyorsunuz?


Orda "kişinin istemediği halde gitmek zorunda kaldığı" anlamı var.

Ben ilk zamanda bütün anlamlarını vermiştim ama açıklama yapmamıştınız.

Türkeröz yazdı:Düşünülmeden uydurulmuş söz. Eylemin köküne bir bakın.

düşmek, -er   
(-e) 1. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek: “Havada uçan kuş vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor.” -R. N. Güntekin. 2. (-den) Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek: “Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım.” -S. F. Abasıyanık. 3. Yere devrilmek, yere serilmek: Çocuk koşarken yere düştü. 4. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. 5. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. 6. Yağmak: Dağlara kar düştü. 7. Vurmak, değmek, rastlamak: “İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu.” -Ö. Seyfettin. 8. (nsz) Vakti gelmeden ölü doğmak. 9. (-den) Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak: Kitabın yeni baskısında buradan bir kelime düşmüş. 10. (nsz) Eksilmek: “Gündelikleri yarı yarıya düşmüştü.” -N. Cumalı. 11. Bir zorunluluk sebebiyle bulunduğu yerden ayrılmak, gitmek: “Bir lokma ekmek uğruna çoluk çocuğu ile gurbet ellere düşmüştü.” -H. Taner. 12. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek: Sen bu işin üstüne çok düştün. 13. Uğramak, kapılmak: “Kadınlar yeni baştan telaşa, heyecana, korkuya düştüler.” -A. Gündüz. 14. Yakışmak, uygun gelmek: Bu resim buraya iyi düştü. 15. Yakışık almak: “Bize düşen, medeniyetin zorlamaları karşısında bir ayıklamayı başarabilmek olmalıdır.” -İ. Özel. 16. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak: “Bana arada bir bakkaldan tuz, limon almak düşüyor, o kadar.” -H. Taner. 17. Bulunmak: “Birlikte evden çıkmışlar, limanda iskelenin karşısına düşen kahveye doğru yürümüşlerdi.” -N. Cumalı. 18. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak: “O asker, gittiğimiz yerde bir aralık benim bölüğüme düşmüştü.” -R. N. Güntekin. 19. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak: Mirastan ona bu ev düştü. 20. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak: “Bu yaşta mahkemelere düşmek...” -S. F. Abasıyanık. 21. (nsz) İşbaşından uzaklaşmak: Kabine düştü. 22. (nsz) Hızı, gücü, değeri azalmak: Arabanın hızı düştü. Paranın değeri düştü. 23. (nsz) Isı, basınç ve ateş, eksilmek, azalmak: “İki gün içinde ateş düştü; ağrılar, sızılar hafifledi.” -R. N. Güntekin. 24. (nsz) Düşkünleşmek: “Babam balıkçı amma vaktiyle zenginmiş efendim. Sonradan düşmüş.” -R. N. Güntekin. 25. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek: “Bir rastlantı sonucu aralarına düşmüştüm.” -H. Taner. 26. Belirli zamana rastlamak: “Babasının Sütlüce'de yeni bir ev alması bu tarihlere düşer.” -M. Ş. Esendal. 27. (nsz) Fırsat çıkmak: Bir kelepir düştü. 28. (nsz) Olmak, olumsuz bir duruma girmek: Yorgun düşmek. Zayıf düşmek. Şehit düşmek. Esir düşmek. 29. (nsz) Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak: “Medine'nin düştüğünü söylemek istedim.” -F. R. Atay. 30. Bazı deyimlerde “yürümek, birlikte gelmek” anlamlarında kullanılan bir fiil: Önüne, peşine, arkasına düşmek. 31. (nsz) Bayağılaşmak. 32. (nsz) Kötü yola girmek: “Düşmüş kadınları bu dönemin yazarlarının yücelterek duygudaşlıkla çizdiklerini görüyoruz.” -M. And. 33. Alışmak, müptela olmak. 34. tek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak.

Bir de buna bakın.

konmak, -ar   
(I) (-e) 1. Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek: “Bir bülbül gelip konmuştu havuzun kıyısına.” -Ç. Altan. 2. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. 3. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek. 4. mec. Bir şeyi emeksiz edinmek: “Ayşe de yarın öbür gün bir lise hocası olacak belki de servete de konacaktı.” -H. E. Adıvar.
Güncel Türkçe Sözlük
konmak, -ur   
(II) (-e) Koyma işi yapılmak: Yemeğe tuz konur.
Güncel Türkçe Sözlük
konmak   
Kısa bir süre için bir yere yerleşmek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
konmak   
Bilye oyununda yere para vb. koymak
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
konmak   
Yolcu bir yere inip oturmak, konaklamak
Tarama Sözlüğü 1969

Lütfen biraz mantıklı olun artık.


Bu arada, ben gerçek anlamlarının kullanılmasından yanayım.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2998
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 560

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkçe » 18 Kas 2012, 21:22

Türkeröz yazdı:Orda "kişinin istemediği halde gitmek zorunda kaldığı" anlamı var.

Ben ilk zamanda bütün anlamlarını vermiştim ama açıklama yapmamıştınız.

Bu arada, ben gerçek anlamlarının kullanılmasından yanayım.
Açıklama yapmıştım birak televizyon başlığında bile yapılan onca açıklamaya karamazdan kimse sözcüğün kökünü anlamına bakmamış diyebilen birine daha ne diyeyim?
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkeröz » 18 Kas 2012, 22:02

Türkçe yazdı:Açıklama yapmıştım birak televizyon başlığında bile yapılan onca açıklamaya karamazdan kimse sözcüğün kökünü anlamına bakmamış diyebilen birine daha ne diyeyim?


Yaptığınız yorum:

Türkçe yazdı:Azerbaycanda da Türkmenistanda da kullanılan bir sözcüğe de uydurma diyorsanız...


Siz verdiğim anlamlara yorum yapmadınız. Direkt atladınız ve sadece ilk paragrafa yorum yaptınız. Bana bakmamış diyorsunuz ama aslında siz bakmıyorsunuz. Ben onun da cevabını verdim :)
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2998
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 560

Ynt: Kamp

İletigönderen Türkeröz » 03 Ara 2012, 23:47

ornamak   
Yerleşmek, yer tutmak.
Tarama Sözlüğü 1971
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2998
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 560

Ynt: Kamp

İletigönderen Toygun » 10 Oca 2013, 14:14

yurtlak   
Yörüklerin yazın ya da kışın oturdukları yer
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Bir anlam genişletmesi yapılabilir gibi... "Toplama yurtlakları"
  • 0

Üyelik görseli
Toygun
Genel Sorumlu
Genel Sorumlu
 
İleti: 5289
Katılım: 17 Haz 2010, 17:30
Değerleme: 1319

ÖncekiSoñraki

Dön Sözcük Türetme, Öneriler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 11 konuk

Reputation System ©'