Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

-la yapım eki

Sözcükleriñ kökeni üzerine yapılan tartışmaları içerir.

-la yapım eki

İletigönderen vaylala » 25 Haz 2019, 23:15

-le / -la yapım ekiyle ilgili birkaç soru soracaktım. Türkçe öğretmeniyim. Elimde Zeynep Hanım'ın, Hamza Zülfikar'ın, Oya Adalı'nın, Erdoğan Boz'un kitapları var.

Hamza Zülfikar, bu eke yer vermiş ama ayrıntıya girmemiş. Diğerleri de suya sabuna dokunmadan geçmişler ya da belirlediği yöntemlerden dışarı çıkmamışlar. Bu yapım ekini fiilden fiil yapım eki olarak almamışlar ya da almışlarsa ben fark edemedim.
Bir Zeynep Hanım, dinle-, anla- gibi sözcükleri söz konusu etmiş ve bunları basit kelime saymış. Bunlar nedir, merak ediyorum. Çünkü öğrencilere de öğretirken zorlanıyorum.
Mesela bir de "kurcala-" fiili var. Bu nasıl oluşmuş?

İlgilenmeniz dileğiyle...
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 25 Haz 2019, 23:22

Bundan başka bir de an kelimesiyle yapılan kelimeler var. Aslında sesteş köklerin hangi kök olduklarının TDK tarafından tüm sesteş kelimeleri kapsayacak şekilde verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Anı sözcüğündeki -ı, Sevan Nişanyan'da fiilden isim yapım eki olarak alınmış, diğer kaynaklar söz konusu bile etmemiş. Sanırım hocalar sorunlu kelimelere hiç dokunmuyorlar ama insan merak ediyor. Mesela anıt bir kaynakta an+ıt şeklinde alınmış, başka bir kaynakta an+ı+t... Gel, çık işin içinden...
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen Oktay D. » 26 Haz 2019, 00:23

Zeynep Hanım dérken sanıyorum Zeynep Korkmaz'dan söz édiyorsuñuz?

añla-, diñle-, kurcala- gibi sözcükler basit sözcükler değil, türemiş sözcüklerdir. Bu yüzden o bilgide bir sorun var, yazan kişi dikkatsiz davranmış olmalı.

+LA- yapım eki addan eylem yapar, kesinlikle eylemden eylem yapmaz (eylemden eylem yapan bir -LA- eki Türkçede bulunmuyor, Moğolcada bulunuyor ancak bizdeki -L- ekine denk geliyor). O yüzden öyle bir duruma hiç kimseniñ yér vérmemesi olağan oluyor.

Bu ek ad (ve ad soylu) sözcüklere geleceğinden dolayı, o eki çıkarınca gériye kalan parçanıñ bir ad (veya ad soylu) olmasını bekleriz.

Örneğin kurcala- sözcüğünüñ *kurca diye bir addan gelmesi gérektiğini düşünebiliriz. Bu durumda böyle bir adıñ tarihsel metinlerde, halk ağızlarında veya (denk sesler hesaba katılarak) diğer Türkçelerde bulunması gérekir. Halk ağızlarına baktığımızda kurca (karıştırma, kaşıma) diye bir sözcüğüñ var olduğunu görüyoruz. Ayrıca añlamı birebir örtüşüyor. Ancak bu da yétmez, tarihsel metinlerdeki duruma da bakmak gérekir. Eski Anadolu Türkçesinde bu sözcüğüñ "kaşımak, karıştırmak" añlamlarında kurcala- (20.yy), kurdala- (17.yy) gibi iki biçiminiñ olduğunu görüyoruz. Ayrıca kurda- (17.yy) ve kurca- (15.yy) diye iki éylemiñ varlığını da saptıyoruz. Bu da bize kurca adınıñ kurca- eylemiyle ilişkili olması gérektiğini söylüyor.

Şimdi, Türkçede ad ve eylemler çok keskin çizgilerle ayrıldığı için kurca- eylemi ile kurca adınıñ belli bir yapım eki farkınıñ olması gérektiği açıktır. Eski Anadolu Türkçesinde soñ sesteki -g sesleriniñ yittiğini bildiğimizden (ör: sarıg > sarı, ölüg > ölü gibi) kurca-/kurda- eylemine gelmiş bir -g masdar ekiyle oluşan *kurdag/*kurcag adınıñ Eski Anadolu Türkçesinde g'sini yitirip kurda/kurca biçimine geldikten soñra +LA- ekini aldığını söyleyebiliriz. Buna beñzer bir durum boya ve boya- sözcüklerinde de bulunuyor, boya biçimi Eski Türkçede bodag adından, o da boda- (boyamak) eyleminden gelir, ki o da bugünkü boya- eyleminiñ ta kendisidir.

kurca-/kurda- eylemine gelirsek de onuñ kırt/kırç (kaşıma) yansıma sesine addan eylem yapan +A- ekiyle oluştuğunu bulmak bir nebze daha açık.

Görüldüğü gibi kırt/kırç > *kurca-/*kurda- > *kurcag/*kurdag > kurca > kurcala-/kurdala- gibi bir yapım söz koñusudur.

Diğer sözcükler:
Eski Türkçe tıñ (ses) > Eski Anadolu Türkçesi dıñ (ses) > dıñla- (sese kulak vermek) > Türkiye Türkçesi diñle-
Eski Türkçe (ayrım, sınır) > añla- (ayrım yapmak, ayrımına varmak)
  • 10

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8285
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5368

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen Gökbey » 26 Haz 2019, 10:03

Soruyu soran arkadaşımızıñ söz köklerinde karışıklık yaşadığını düşünüyorum. Şöyle ki, anla- dinle- sözcükleriniñ kökündeki an- ile din- birer eylemdir ve -lA ekini almışlardır. Bu da eylemden eylem yapmaktadır, görüşüne kapı aralamaktadır. Evet, anmak ile dinmek birer eylemdir ancak -lA eki ile oluşturulan sözcüklerle kök ilgisi bulunmamaktadır. Oktay'ıñ da ayrıntılı olarak bélirttiği gibi ile tıñ kökleri üzerine oluşmuşlardır.
  • 0

Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1735
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 410

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 26 Haz 2019, 11:28

Zeynep Korkmaz:
-la+ ekiyle kurulmuş bazı fiillerin kökleri dilimizde yalın olarak kullanılışını kaybetmiş ve ekle kaynaşmış durumdadır: anla-, bekle-, damla-, dinle-...

Buradan hareketle soruyorum. Ben bir öğretmenim, öğrenciye ne diyeceğim. Zeynep Hanım'ın açıklaması yukarıda. Bu örnekler de addan fiil türetenler başlığı altına alınmış.
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 26 Haz 2019, 11:33

Yanlış mı anladım? Gökbey, an'a fiil; Oktay Bey, an'a isim (ayrım) demiş. Hangisi?
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 26 Haz 2019, 11:42

Süre anlamında kullandığımız an (ek aldığında a şapkalı olur, örn: ânında) Arapça kökenli bir addır. Ayrıca us, düşünce, es, zihin, akıl anlamına gelen Eski Türkçe "an" adımız var. Bu an'da şapkalı olma durumu yoktur. Ayrıca dilimizde an- eylemi de var. Bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz. Bu üç "an" da birbirinden ayrıktır.
Kısaca Türkçe'mizde birisi Arapça kökenli, ikisi Türkçe kökenli olmak üzere 3 tâne "an" bulunmaktadır.
  • 0

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1306
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 778

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 26 Haz 2019, 11:51

3 an var ama benim sorum gayet net: Bu kelimelerden yapılmış kelimelere gelen eklerin ayrımı, tasnifi ne olmalı?
anla-: fiilden isim yapım eki mi, Gökbey'in dediği gibi fiilden fiil yapım eki mi?
Anı: +ı yapım eki, Sevan Nişanyan'da fiilden isim yapım eki olarak gösterilmiş. (Bana göre, isimden fiil yapım eki, diğer örneklere bakarak: sür+ü, gez+i vb.)
Anıt'ın ekleri iki şekilde parçalanmış: an+ı+t / an+ıt, hangisi?
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 26 Haz 2019, 12:04

Şöyle bir durum var: Oya Adalı, Erdoğan Boz nedense (haklarını teslim edeyim, çalışmaları için) bazı örneklere dokunmamışlar. Mesela "ölüm" kelimesine... Gözden kaçmış olabilir mi, elbette. Zeynep Korkmaz, bu sözcüğe -üm ekinin geldiğini söylemiş. Hamza Zülfikar da Zeynep Hanım'la aynı görüşte. Fakat buna biçimsel mi artık anlamsal benzerlik mii diyeceğiz şöyle bir şeyle bağdaşmıyor: kıvır+ı: kıvrı diye bir sözcük yok. Kıvır'a ım -ım eki gelmiş ve bu ek -ım. Yalnız öl+ü: ölü+m: ölüm olabiliyor. Aynı şekilde sür+ü: sürü+m: sürüm olabiliyor. Buradaki açıklamalar daha çok şöyle: Tek heceli sözcüklere -ım eki gelir. Örnek: ölüm. Bu açıklama yeterli mi? Başka bir sözcük de şu: Karış+ı: karşı+t: Şimdi karış- sözcüğüne -ı önce, sonra da -t mı geldi yoksa karış- kelimesine doğrudan -ıt mı geldi? Açıklamalar beni ikna edemedi çünkü arada bir ünlü var.
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen Türkeröz » 26 Haz 2019, 12:26

vaylala yazdı:-le / -la yapım ekiyle ilgili birkaç soru soracaktım. Türkçe öğretmeniyim. Elimde Zeynep Hanım'ın, Hamza Zülfikar'ın, Oya Adalı'nın, Erdoğan Boz'un kitapları var.

Hamza Zülfikar, bu eke yer vermiş ama ayrıntıya girmemiş. Diğerleri de suya sabuna dokunmadan geçmişler ya da belirlediği yöntemlerden dışarı çıkmamışlar. Bu yapım ekini fiilden fiil yapım eki olarak almamışlar ya da almışlarsa ben fark edemedim.
Bir Zeynep Hanım, dinle-, anla- gibi sözcükleri söz konusu etmiş ve bunları basit kelime saymış. Bunlar nedir, merak ediyorum. Çünkü öğrencilere de öğretirken zorlanıyorum.
Mesela bir de "kurcala-" fiili var. Bu nasıl oluşmuş?

İlgilenmeniz dileğiyle...


Bizde yapılan yanlışlardan biri tartmadan inanmaktır. Her sakallıyı hoca, her denilene doğru sayma gibi kanma eğilimimiz var ne yazık ki. Bu yüzden her yazana da tartmadan inanmamalıyız.
Ekle ilgili sorunuza genel olarak yanıt verirsem; addan eylem yapar. Örnekler; ek>ekle-, göz>göz-le, iz>izle-, yol>yolla-, doğru>doğrula-, yalan>yalanla-, düş>düşle-, el>elle-, dış>dışla- ...
Bu bizim bilebildiğimiz. Bir de bizim bilemediklerimiz var. O da ayrıntıya yeterince girilememesinden. "añla-, diñle-, kurcala- gibi sözcükler basit sözcükler değil, türemiş sözcüklerdir. Bu yüzden o bilgide bir sorun var, yazan kişi dikkatsiz davranmış olmalı." basit demesinin nedeni kökünü bulamamasındandır. ağla-, anla-, dinle-, eyle-... gibi sözcükler.. Bu sözcüklere türemiş dese açıklamak zorunda, ama günümüzdekine göre bunları açıklayamamış. ağ, an, din, ey.. diye gözükünce günümüzdekine göre basit olarak yorumlamış değerlendirmiş. Ancak genel olarak baktığımızda addan eylem yaptığını görebiliyoruz.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2992
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 555

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen Türkeröz » 26 Haz 2019, 12:33

vaylala yazdı:Şöyle bir durum var: Oya Adalı, Erdoğan Boz nedense (haklarını teslim edeyim, çalışmaları için) bazı örneklere dokunmamışlar. Mesela "ölüm" kelimesine... Gözden kaçmış olabilir mi, elbette. Zeynep Korkmaz, bu sözcüğe -üm ekinin geldiğini söylemiş. Hamza Zülfikar da Zeynep Hanım'la aynı görüşte. Fakat buna biçimsel mi artık anlamsal benzerlik mii diyeceğiz şöyle bir şeyle bağdaşmıyor: kıvır+ı: kıvrı diye bir sözcük yok. Kıvır'a ım -ım eki gelmiş ve bu ek -ım. Yalnız öl+ü: ölü+m: ölüm olabiliyor. Aynı şekilde sür+ü: sürü+m: sürüm olabiliyor. Buradaki açıklamalar daha çok şöyle: Tek heceli sözcüklere -ım eki gelir. Örnek: ölüm. Bu açıklama yeterli mi? Başka bir sözcük de şu: Karış+ı: karşı+t: Şimdi karış- sözcüğüne -ı önce, sonra da -t mı geldi yoksa karış- kelimesine doğrudan -ıt mı geldi? Açıklamalar beni ikna edemedi çünkü arada bir ünlü var.


ölüm<öl-
kıvrım<kıvır- (ünlü düşmesi var)
konum<kon-
durum<dur-
sürüm<sür-
biçim<biç-
içim<iç-
yudum<yut- (ünsüz yumuşaması var)

Görüldüğü gibi hepsi bağdaşıyor. Bağdaşan da eylemden ad olması. Addan ad olması değil.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2992
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 555

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 26 Haz 2019, 12:44

Türkeröz, cevabınız için teşekkür ederim. Burada yazanlar gayet ilmi olabilir, sorun şu ki ben öğretmenim ve iki haftadır yapım ekleriyle uğraşıyorum. Çünkü canımı sıktılar. Sesteş kökler yok mu, işi çokluk onlar bozuyor, bir de söz sahibi akademisyenlerin eserlerinde bu ve benzeri konulara yeterince değinilmemiş olması. Şimdi bu konudan kalkıp ömrümü bu konuya vakfetmem de mümkün değil. Eee, biraz bilgi. Ama nereden arayıp bulacağız; makaleler, kitaplar, tamam da diğer konular ne olacak? Mesela öğretmen arkadaşlara sorarım, besle'de ünlü düşmesi var mı, yok, derler. MEB maalesef bize bu konuda derli toplu bir kaynak sunmuyor. Araştırın, diyor. Diyor da aklımıza gelmeyen şeyleri nasıl araştıralım. Gün geçmiyor ki müfredata yeni bir konu eklenmesin? Haydaa!!!

Cevapta da belirttiğiniz üzere, tespitleriniz doğru, bu örnekler kitaplarda da var ama beni bir gece yarısı bunları araştırmaya sevk eden, bu konudaki söz sahibi eserlerin bunları açıklarken yeterince aydınlatıcı olmaması. Mesela bir ek daha: -ıt. Bu eki iki sesli ek olarak almış kitaplar. Peki, taşıt sözcüğü -ı ve -t'dan meydana gelen (iki yapım eki) bir oluşum mu yoksa -ıt ekiyle ortaya çıkan bir oluşum mu? Bin-it kelimesind etek ek var ama taşıt'ta aradaki - ile de bir sözcük oluşuyor. Buna ne buyrulur? Bunların cevapları yok kitaplarda. Zannımca herkes Zeynep Korkmaz ve Hamza Zülfikar'dan yola çıkmış ve onların verdiği cevaplarla kalmış.

Addan eylem yaptığını görüyoruz... Bunu siz açıklıyorsunuz Türkeröz ama makale yazanlar, bu işleri yapan sayın elit (!) prof.lar ne yapıyorlar? Zeynep Korkmaz, bunları basit almış, şimdi ne yapacağız. Ekin işlevine bakınca evet, türemiş sözcükler (anla-, dinle-) ama hangi kaynakta? Biraz da dertlenmem bu yüzden, şu prof.lar lütfen sorunlara eğilsinler, bilinenleri papağan gibi tekrarlamasınlar. Sevan Nişanyan olmasaydı, an sözcüğünün fiil kökü olduğuna ulaşamazdım...
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 26 Haz 2019, 12:47

hepsi bağdaşıyor, evet ama arada bir fark var:

öl ve -m arasında bir -ü var ve bu yeni bir kelime yapıyor.
öl+ü+m: ölüm
yap+ı+m: yapım
sür+ü+m
birik+i: olmuyor
birik+im: birikim
sark+ı: olmuyor
sark+ıt: sarkıt
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen Türkeröz » 26 Haz 2019, 13:21

vaylala yazdı:hepsi bağdaşıyor, evet ama arada bir fark var:

öl ve -m arasında bir -ü var ve bu yeni bir kelime yapıyor.
öl+ü+m: ölüm
yap+ı+m: yapım
sür+ü+m
birik+i: olmuyor
birik+im: birikim
sark+ı: olmuyor
sark+ıt: sarkıt


Aradaki o -ü'ye takılıyorsak şöyle düşünebiliriz. Öbür örneklerde durum nasıl, yine böyle karışıyor mu karıştırıyor mu? Yanıt; demin kullandığım durum sözünü inceleyebiliriz. Durum sözcüğü durudan mı yoksa durumdan mı geliyor? Duru sözcüğüne baktığımızda da

Güncel Türkçe Sözlük
duru anlamı
sf. 1. Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak: "Karabuğday rengindeki esmer simasının üzerinde bir çift duru bakışlı güvela gözleri vardı." -E. E. Talu. 2. Pürüzsüz (ten): "Bu, duru beyaz tenli ve kıpkızıl dudaklı bir körpe Rus kızıydı." -Y. K. Karaosmanoğlu. 3. mec. Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup).

anlamı var. Durum ise

Güncel Türkçe Sözlük
durum anlamı
is. 1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon: "Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı." -R. N. Güntekin. 2. Duruş biçimi, konum. 3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. 4. db. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl: Yalın durum. Belirtme durumu. Kalma durumu.

anlamı var.

İkisini karşılaştırdığımızda da hiçbir bağ çıkmıyor. O zaman -m değil -ım/-im/-um/-üm olarak türemiş. Bunun gibi başka örnekler de bulabiliriz. Örnek; doğum. Doğum sözü de doğ-u-m değil doğ-um olarak türetilmiş. Doğu ile doğum çok başka sözler çünkü bakıldığında.

ölü: ölmüş olan, yaşamayan.
ölüm: 1. yaşamın/yaşamanın bitmesi, bitme durumu, ölme durumu. 2. ölü-m; kendi ölüsü. (İyelik eki oluyor burda). Cenazem var> ölüm var anlamında kullanılırsa iyelik eki olur.


Aradakine çok takılıyorsanız yine. Arada olmayanına örnek verebilirim. Örnek; dilim.

dilim<dil-

Güncel Türkçe Sözlük
dilim anlamı
is. 1. Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça: "Ekmek satan yer yokmuş, bir dilim kek alabilmek üzere bir pastacıya giriyorum." -A. Ağaoğlu. 2. Radyatör parçalarından her biri. 3. ed. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot.


Güncel Türkçe Sözlük
dilmek, -er anlamı
(-i) 1. Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek: "Şimdi bu elemanları ince ince dileceğim." -A. Gündüz. 2. hlk. Yarmak.


Ancak yapım eki olarak dili sözüne bakarsak bulamayız. Çünkü yok. Yalnızca iyelik eki olarak var. Buna benzer adım örneğini de verebiliriz.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2992
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 555

Ynt: -la yapım eki

İletigönderen vaylala » 26 Haz 2019, 13:30

yanıtlarınız için teşekkür ederim. ölüm sözcüğünden yola çıktık ve benzerleri de gerçekten beni ikna edemedi. bilimsel bir açıklaması olsa dahi arada bir anlam yakınlaşması var ölü ile ölüm arasında. aynı şekilde kon-'dan konu, konu'dan konum olmuş, diyemem. bu açık ki kon'dan tek ekle (um) konum olmuş. bu ve benzeri örneklere -sizin örnekler de dahil- amenna gelgelelim bu sözcükler zorluyor beni. mesela diz'den dizi, ardından -li ile dizili... ölç'ten ölçülü... ben de şöyle diyorum, ölç-ü-lü... diz-i-li... ör-gü-lü... sır-a-lı... göm-ü-lü... say-ı-lı... başka bir örnekte serp-ili... serpi diye bir kelime olmadığı için burada ek -ili diyorum ama diğerlerindeki durum bununla aynı değil.
  • 0

vaylala
İlgili
İlgili
 
İleti: 16
Katılım: 24 Haz 2019, 11:46
Değerleme: 0

Soñraki

Dön Köken Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 5 konuk

Reputation System ©'