Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

ezgi

Sözcükleriñ kökeni üzerine yapılan tartışmaları içerir.

ezgi

İletigönderen Temirbek » 26 Kas 2015, 17:43

Ezgi sözcüğünüñ < es- kökünden gelip, eñ başta *esgi "hava 2. esinti" olduğunu, ancak sesletimi güç olduğundan süreç içinde ezgi'ye dönüştüğünü düşünüyorum. Karşılaştırıñız; Ege Ezgileri "Ege Havaları", uzun ezgi "uzun hava".
  • 2

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1208

Ynt: ezgi

İletigönderen Kızıltürk » 30 Kas 2015, 18:09

Eski Türkçe'de bu söz egzig biçimindedir.[1]

Eski Uygur metinlerinde ''egzig, ezgigli'' sözleri bulunur. Bu sözler ün, ünlüg ile ikileme oluşturmuştur. Bakınız;

''ün egzig üze yégedmiş'' = ''ses yoluyla başarmış''
''egzigleri yme ülgülençsiz bolur'' = ''sesleri de ölçülemezdir''
''sukançıg ünlüg egziglig atlıg teŋri burhan'' = ''hoş sesli ilahi Budha''[2]


Ancak ne yazık ki kökünü bilmiyoruz. Ki Eski Türkçe'de ve eski kaynaklarda egzig ''ses, ahenk'' biçiminde olduğunu biliyoruz.

Bunun için de es- eylemine bağlayamayız.

Dipçe:

[1]= Ayrıntılı bilgi için bknz. Mehmet Ölmez, ''Türkçe'de Ezgi ve Kopuz Hakkında''. [PDF]

[2]= Klaus Röhrborn, Uigurisches Wörterbuch, Sprachmaterial der vorislamischen türkisehen Texte aus Zentralasien, bet 362 a.
  • 5

''Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."
-M.Kemal Atatürk-
Kızıltürk
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 177
Katılım: 30 Kas 2014, 11:33
Değerleme: 447

Ynt: ezgi

İletigönderen Kızıltürk » 07 Haz 2017, 06:49

Moğolcaya da geçmiş. Büyük ihtimal Uygurcadan almıştır.

Moğolca egesig ~ egsig "ses, ton, melodi"[Lessing, 1960, s. 299; Bazin&Zieme, 2000, s. 92]
  • 3

''Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."
-M.Kemal Atatürk-
Kızıltürk
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 177
Katılım: 30 Kas 2014, 11:33
Değerleme: 447

Ynt: ezgi

İletigönderen birtancazin » 07 Haz 2017, 09:02

Dha önce eski metinlerde (olasılıkla uygur mani ezgi ya da koşuk örneklerinde) Etiz_ ya da Ediz_ eylemi müzik aleti çalmak anlamıyla denk gelmiş hatta etizmen müzisyen karşılığı olabilir diye düşünmüştüm.
Ezgi ile bunun arasında köksellik olabilir.
  • 0

birtancazin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 770
Katılım: 19 May 2017, 00:37
Değerleme: 156

ezgi

İletigönderen icnisina » 03 May 2020, 12:22

TDK Sözlük'te "ezgi":

ezgi

1. ad, müzik Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi:
"Pir Sultan ağzından bir ezgi okuyup tüm yürekleri kendine bağladı." - Kemal Bilbaşar

2. ad, müzik Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi.

3. ad, mecaz Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi.

4. ad, mecaz Gidiş, yol, tarz, tempo:
Bundan böyle aynı ezgide sürüp gidemez.

5. ad, halk ağzında Üzüntü, sıkıntı.

"Ezgi" sözcüğü ile "ez-" kökünün ilişkisi üzerine düşündüklerim:

Çoğu çalgıları çalarken ezme (çalgıyı) eylemi gözlemlenir, bu nedenle "ez-" sözcüğünün "beste yapmak, bestelemek; (çalgı) çalmak" anlamı olabileceğini düşündüm.

"Üzüntü, sıkıntı" anlamına geldiğini de gördüm, "ez-" köküyle buradan ilişkili olup sanatta da üzüntüyü ezgilerde bulmaktan böyle bir anlam taşıdığını da düşündüm.
  • 0

icnisina
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 53
Katılım: 10 Şub 2020, 23:26
Değerleme: 43

Ynt: "ezgi" sözcüğü ile "ez-" kök üzerine

İletigönderen datadeveb » 03 May 2020, 15:57

Ezgi sözcüğü ez- eyleminden geldiğini sanmıyorum. Es, eslemekten geliyor olmalı. Eslemek bir tür dinleme eylemi olduğu yazılı.

Es adına - gi eki gelmiş.
  • 0

Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhid söyleyelim. Çok tövbe edelim. Kuran-ı Kerim okuyalım, onunla edim "amel" edelim, salih kul olalım. Allahu Teâlâ kabul etsin.

Canlı yazışmalar > OTK: https://discord.gg/ZrDbZgd
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2599
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 1183

Ynt: "ezgi" sözcüğü ile "ez-" kök üzerine

İletigönderen bulca » 14 Haz 2020, 15:39

Aktarma Sözlüğü'nden:
Eğeşmek: Anadolu Türkçesi’nde sataşmak, birine takılmak, inatlaşmak anlamına gelen sözcük İğeşmek biçiminde de söylenir ve bu içerik “Eğek” (çene) kavramı ile de doğrudan bağlantılı olup “Çene çalmak” manasını da kapsar. Ancak aktarılan bu yeni mana musiki icra etmek, müzik yapmak, müzik aleti çalmak anlamlarına gelmektedir. Burada “Ezgi” sözcüğüyle doğrudan kavramsal bir bağlantı vardır. Eğeşmek/Eğezmek/Ezmek dönüşümü ile ortaya çıkan “nağme yapmak” anlamı üzerinden “Ezgi” kelimesi name, melodi anlamına gelir. Dolayısıyla bu sözcüğün özgün biçimi de “Eğezgi” olmalıdır. Eez (Eğez)/Ez sözcüğü koruyucu ruh (sahip) anlamına gelmekle birlikte özelleşmiş olarak çalgının (müzik aletinin) ya da hatta doğrudan çalınan melodinin koruyucusu olan soyut varlık için de kullanılır. Bu bağlamda Eğezin/Ezin/Esin (ilham) kavramı ile bağlantılı olduğu görülür. Bu durum dikkate alındığında Eğezmek/Eğeşmek fiili kutsal ruhlarla iletişime geçmeyi (ilham yoluyla müzik yapmayı veya onların verdiği yetenekle çalgı çalmayı, hatta onunla birlikte çalmayı) ifade etmektedir. Eğeşik/Eğezik sözcüğü de “Müzik” demektir.

Eğez: Müzik demektir. “Ez” yani sahip (koruyucu ruh veya ilham verici ruh) sözcüğü ile doğrudan alakalı olan kelimenin Eğezin (ilham) kavramı ile de hem kökensel hem de anlamsal bağlantısı vardır. Kavramın Eğiz (ağız) kelimesi ile de kökensel bağlantısı bulunmaktadır ve büyük ihtimalle müziğin şarkı söylemek içeriği ile ilgilidir. Genizsil “N” ile söylenen Engez ise müzik aleti (enstrüman) demektir.

Eğeznemek: “Koruyucu ruh” anlamındaki Eez (Eğez)/Ez sözcüğünden türemiştir. Kişinin koruyucu ruhunun gelmesi, onunla irtibat haline geçmesi durumlarını tanımlamaktadır. Eğeznemek/Eznemek dönüşümü ile Esnemek fiiline de bağlanır ki, bu durum esnerken insanın ağzından içeriye ruhların girdiğine dair eski bir inanışın sonucudur.

Ezemek: “Ezberlemek” izahatı eski halk inanışlarından köken almaktadır. Ez/Eze yani “Sahip” (koruyucu ruh) tarafından verilen “Esin” (ilham) ile hatırlamak demektir. Hatta koruyucu bir ruhun, doğrudan söylediği şeylerin aynen tekrarlandığına dahi inanıldığı zaman zaman görülür. Örneğin bazı destanların koruyucu ruhları tarafından okutturulduğu inanışı bulunur. Ezeme (ezber) kavramı da Eseme (mantık) ile yakından alakalıdır ve kökensel olarak aralarında bağlantı vardır. Türkçe’deki “Esnemek” sözcüğü ile aynı manada kullanıldığına da rastlanır. Bunun dışında “Tahrip etmek” manası da mevcuttur.

Ezeşmek: Sözcüğün farklı ve Türkçe’de söylenmesi daha zor bir biçimine “Eğezeşmek” olarak rastlanır. Eğeşmek/Eğezmek/Eğezeşmek dönüşümünde ruhlarla iletişim kurma manası rahatlıkla görülebilmektedir. Eez (Eğez)/Ez sözcüğü ilham getiren ruh ya da hatta doğrudan çalınan melodinin koruyucusu olan soyut varlık için de kullanılır. Bu durum dikkate alındığında fiil kutsal ruhlarla iletişime geçerek onların verdiği yetenekle çalgı çalmayı, hatta onunla birlikte çalmayı ifade etmektedir. Esin (ilham) sözcüğünün ilk biçiminin de “Eğezin” olması çok yüksek bir ihtimaldir.

Ezeşik, Eğeşik: Müzik, Musiki
  • 0

bulca
Cengiz Kurt
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 26
Katılım: 21 Eyl 2017, 15:40
Değerleme: 21

Ynt: ezgi

İletigönderen Oktay D. » 14 Haz 2020, 17:04

Eski Türkçe ēñek (çeñe) sözcüğünüñ kimi ağızlarda eğek olmasını düşünürsek, soñrasında ez- diye dönüşürken hem kısalıp hem de belirsiz ekler almasını nasıl açıklıyorsuñuz? Öte yandan söz éttiğiñiz biçimler nerede hangi metinlerde geçiyor?

Ayrıca esin (rüzgar) sözcüğünüñ es- (rüzgar esmek) sözcüğünden geldiğini, mecâzî "ilham" añlamınıñ Cumhuriyet devrinde eklendiğini biliyorken nasıl oluyor da eğezin > ezin > esin diye Türkçeniñ ses dönüşümü kurallarını hiçe sayan bir savda bulunabiliyorsuñuz rahatlıkla. Kaldı ki es- eylemi Ana Türkçe *hepsi- biçiminden gelir, siz içinde ñ olan bir sözcükten getirmeye çalışıyorsuñuz. çeñe ile rüzgarıñ ne ilişkisi var?

eğez hangi metinde geçiyor ve geçiyorsa "müzik" añlamında mı gerçekten?

ezber'i ez- eylemine katıştırdığıñız kısımdan soñrasınıñ neresinden tutsam olmayacak. Tek bir iletide bu kadar iler tutar yanı olmayan Türkçeyle aşırı ilgisiz ve baştan savma savlar saçılması gérçekten azrak görülecek bir durum.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6095

Ynt: ezgi

İletigönderen bulca » 15 Haz 2020, 08:21

Size sürekli yanıt vermem olanaksız. Sadece bir örnek olsun diye.
Kaynak nerede diyorsunuz her defasında.
Cevap: "Kitabın arkasındaki kaynakça" her defasında...

Mesela
"eğezin > ezin > esin ses dönüşümü kurallarını hiçe sayan bir savda bulunabiliyorsuñuz rahatlıkla" demişsiniz...

Eser bu:
Altayca Türkce Sözlük-Emine Gürsoy-Naskalı-Muvaffaq Duranlı-1999-264s

Bulamadım diyenler olursa:
https://turuz.com/book/title/Altayca+Tu ... -1999-264s

Sayfa 80
(pdf tarayıcı sayfa: 78)

Eeezin: Rüzgar (sizinde dediğiniz gibi burada "İlham" anlamında değil. O başka kaynakta. Şu an dönüşüm kurallarının hiçe sayıldığı iddianızı yanıtlıyorum.) [Ne kastedilyorsa artık "hiçe saymak" tabiri ile...]

Soru: Eezin (Eyezin/Eğezin) kavramından Esin biçimine nasıl ulaşılır. Aradaki Ğ/Y harfini kim uydurdu falan diyecek olanlar çıkabilir. Bu durum seslerin -burada uzun seslilerin- yazıya (şekle) geçirilmesi ile ilgili resmi bir tercihtir. Örneğin Asya'da "Uğur" kelimesine "Uur" yazılışı ile rastlarsınız.

Cevap
1. Eezin - Ezin - Esin
2. Eğezin/Eyezin - Eğesin - Eeesin - Esin

İki ihtimal var. Bunlar da kimsenin birşeyi hiçe sayarak ulaştığı bir şey değil. Mantıksal sonuç...
Türkçe'nin lehçeleri arasında Ğ/Y dönüşümü ve uzun sesli harflerin kısalması (başka bir bakış açısıyla "Ğ" veya "Y" düşmesi çok yaygındır) Z/S/Ç dönüşümü ise daha sık rastlanan bir durumdur.

Not: Bahsi geçen Altayca sözlükte 80. sayfayı inceleyin "ee" kelimesine ve türevlerine dair çok ipucu verecektir.
85. sayfada Eze- fiilinin hatırlamak, akılda tutmak manasını da görürsünüz.
  • 0

En soñ bulca tarafından 15 Haz 2020, 09:02 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kéz düzenlendi.
bulca
Cengiz Kurt
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 26
Katılım: 21 Eyl 2017, 15:40
Değerleme: 21

Ynt: ezgi

İletigönderen bulca » 15 Haz 2020, 08:46

Şimdi gelelim asıl mevzuya. Bir soru da ben sorayım.
" mecâzî "ilham" añlamınıñ Cumhuriyet devrinde eklendiğini biliyorken!" demişsiniz...

Nereden biliyoruz mananın mecazi olduğunu ve Cumhuriyet döneminde eklendiğini?
Kaynak nerede?
Hangi metinlerde geçiyor "mecazen yeni eklendi / ekledik" diye bir açıklama?

Divan-ı Lügat-it Türk'te "Esin" için esinti, rüzgar yazıyor. "İlham" manası yok.
1935 Osmanlıca'dan Türkçe'ye kılavuzda ilk kez "İlham" açıklamasını gördük. Demek ki daha önce yokmuş. Yeni eklenmiş bu mana...
Bu mudur mantık?
Bence tam tersine Asya Türkçesi'ne hakim olan bir kişi sözcüğün "İlham" manasının zaten var olduğunu bilerek kullanmış bu anlamı ve eklemiş kılavuza.

"Biliniyorken" demek yeterli değil. Kaynak lazım.

Yorumunuzu ben de aynen size tekrarlıyorum:
Tek bir iletide bu kadar iler tutar yanı olmayan Türkçeyle aşırı ilgisiz ve baştan savma savlar saçılması gérçekten azrak görülecek bir durum.

(Şu yorum bile aşırı saldırganca. Amaç nedir? Anlamıyorum. Türkçe'ye yabancı kelimeler mi yerleştirilmeye çalışılıyor, bazı kelimeler Türkçe'nin dışına mı çıkarılmaya çalışılıyor. Öyle bile olsa daha doğru bir dil ile savunulması gerekmez mi? Sizin yazdığınız şu yorumu birisi amir veya öğretmen ya da otorite edasıyla size yazsa ne tepki verirsiniz aceba?)
  • 0

bulca
Cengiz Kurt
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 26
Katılım: 21 Eyl 2017, 15:40
Değerleme: 21

Ynt: ezgi

İletigönderen Oktay D. » 15 Haz 2020, 11:19

Sözlüğe baktım orada egezin diye bir biçim yok eezin diye bir biçim var ve Altaycada olması beklenen de o biçimdir. Altaycanıñ kendi tarihi içindeki ses dönüşümleri var, iki ünlü arasındaki s sesleriniñ z olması gibi, ek olarak Ana Türkçe *hebsi- (esmek) eylemindeki /ebs/ parçası eez- olmuş. Herhangi bir Türkçe ses bilgisi bétiğinde veya Türk Dillerine géñel bakış yapan bir bétikte bunlar yazıyor, örneğin F.Bozkurt, "Türkleriñ Dili" veya T.Tekin, "Türk Dilleri"... Altaycada iki ünlü arasında yalñızca -g- erimiyor, -b- ve -y- sesleri de eriyebiliyor. Burada -b- sesi erimiş. Örneğin Türkmencede dudaksı -b- sesi erirken yuvarlaklaşma da yaratmış: ös- (esmek), ağızlarda övüs- (esmek). Eski Anadolu Türkçesinde ews- (esmek), ağızlarımızda evis- (esmek), Karahanlıcada evis- (esmek), Halaçça hepsi- veya hes-, Halha Moğolcasında ewşe- (esmek), Klasik Moğolca ebsiye- (esnemek), ... bunlarıñ tümü bulundukları dil/lehçe/ağız içindeki ses dönüşümlerine uygun biçimlerdeler. Türkiye Türkçesi resmi ağzında ise iki ünlü arasında -s- > -z- olmaz, o yüzden esin kalmış.

Kaldı ki Altay Türkçesiniñ bir sözcüğünü alıp 1300 yıl öñceki Eski Türkçe bir biçime öñcül gösteremezsiñiz. Şöyle mi hayal ediyorsunuz: 20.yy Altayca eezin > 8.yy Eski Türkçe esin ? Altaylılar zaman makinesiyle 1300 yıl öñcesine gidip géri mi geldi?

Öte yandan eñ erken saptanmış "ilham" añlamı 1935'teyse ve öñceki biñlerce metiniñ HİÇBİRİNDE bu añlam yoksa elbette mantık bu şekilde ilerleyecek. Yoksa siz mantığı şöyle mi kuruyorsuñuz: "eğer öñceden bu añlam yoksa, kesin o añlam vardır!".

Ayrıca ne hakla niyet okuyorsuñuz ki? Ben yaptığıñız kökenlemeye yönelik eleştirimi yazıyorum, sert eleştirebilirim çünkü yéterli araştırma yapmadan büyük savlar öñe sürmüşsüñüz. Kişisel herhangi bir şey démeden, siziñ niyetiñizi tartışmadan yalñızca ve yalñızca savlarıñız üzerinden koñuştum. Siz ise sırf eleştirimi beğenmiyorsuñuz diye baña kötü niyet atfettiñiz. Bu ayıp cidden.

Ayrıca ben es-, esne- veya ezgi sözcükleri Türkçe değildir démedim ki! Türkçedir bunlar.

Soñuçta burada ne Türkçe sözcükleri yabancı diye, ne de yabancı sözcükleri Türkçe diye savunmayı destekleyemem. Ben bilimciyim, bilimsel doğru neyse ona ulaşmaya çalışırım. Bir sözcüğüñ kökeni neyse odur, Türkçe veya başka bir dil olduğu sanrısı gérçekte nereden geldiğini değiştirmiyor. Kaldı ki es-, esne-, ezgi sözcükleriniñ tümü Türkçe. Buradaki tek olay hangisiniñ hangi kökten geldiği. Burada *hebsi- > hes- > es- > esin > esne- gibi bir ilişki varken ezgi sözcüğü bu silsileye ait değildir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6095

Ynt: ezgi

İletigönderen Klamzen se Takotot » 15 Haz 2020, 13:01

Demeli sonuç olarak 'ezgi' Türkçedir ma dilbilimi açısından kusursuzdur .
  • 0

Üyelik görseli
Klamzen se Takotot
aDa dÜrKğ
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 58
Katılım: 09 Haz 2020, 23:00
Konum: Çerkezistan
Değerleme: 0

Ynt: ezgi

İletigönderen bulca » 15 Haz 2020, 15:03

Görsel
  • -5

bulca
Cengiz Kurt
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 26
Katılım: 21 Eyl 2017, 15:40
Değerleme: 21


Dön Köken Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 17 konuk

Reputation System ©'