Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

meltem

Sözcükleriñ kökeni üzerine yapılan tartışmaları içerir.

Ynt: meltem

İletigönderen Bengitaşlarındili » 09 Eki 2011, 13:46

Tansık yazdı:Ortak Türkçecisiniz, iyi hoş da, sırf kardeş dillerdekini bizim lehçemize özgü kullanımların yerine ikame etme arzunuz neden sürüncemedeki her sözcüğü ona buna yamamanızı gerektiriyor? Doğrusu, bu noktada Nişanyan dahi sizden daha hakkaniyetli. Kaldı ki, meltemin bir başka dile ait olduğuna yönelik kanıt yok. Oysa, ''ipek'' için göz önünde bulundurulası Çince kökenlemeler var. N'apalım, soğuk meltemimizden ipek hilatlarla mı kaçınalım?



Bir kere sözünü ettiğiniz sözcük sürüncemede falan değil, sözcük bariz çet elli sözü. Türkçe değil. Hangi M ile başlayan söz Türkçe imiş de siz onlar üzerinden meltemi savunmak adına tavır sergiliyorsunuz? Ayrıca yaptığım yamamak değil, yamayacak yer görsem hemen yamayacağım. Ama maalesef elimde en ufak bir veri yok. Elimde veri yok iken nasıl bu sözün Türkçe olduğunu söyleyeyim? Siz elinizde veri yokken bu sözün Türkçe olduğunu nasıl söylüyorsunuz? Nişanyamyamı benden daha hakkaniyetli buluyor olmanızı umursamıyorum. Ama Orta Asya kökenli sözcüklere karşı durmak adına hep o eleştirilegelen zatı öne sürmenizi yadırgıyorum. Neden ne idiğü belirsiz bir meltem sözünü Orta Asya kökenli kardeşlerinizin kullandığı sözlerden daha değerli bulduğunuzu anlamak güç. Mesele bir İPEK meselesi değil. Mesele Türkiyede bazı Türkçeci geçinenlerin Orta Asyayı unutarak Türkçecilik yapabileceklerini sanması... İpeği boşverin elinizde nicesi var. Hala ille de meltemse Türkçeciliin masada ne işi var?
  • 0

Anlayın Artık! Uydurukçuluk devri bitti! Bitti! Koskoca Türk dünyası dururken uydurduklarınızı yutturamazsınız. Biri önerdiğiniz sözü ilk anda kabullenebilir ama sonra diğer Türk dillerindeki karşılıklarını öğrenince, önermiş olduğunuz uyduruk söz için size kin ve nefret besler. Benim şu anda tüm uydurukçulardan duyduğum nefreti duyar size, ama bunu şahıs olarak kimseye yöneltemediği, maddileştiremediği için Türkçeciliğe yansıtır. Türkçeciliğe nefret duymaya başlar.İşte siz UYDURUKÇULAR farkında olmadan TÜRKÇEYİ BALTALAYANLAR DURUMUNDASINIZ. Yeter artık UYDURMAYIN!
Üyelik görseli
Bengitaşlarındili
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2144
Katılım: 28 May 2009, 15:46
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 0

Ynt: meltem

İletigönderen Tumay » 09 Eki 2011, 13:56

Türkçe sözcüklerin M ile başlamadığı olgusunu doğru bulmuyorum örneğin ;
Mamay:Sakin
Manay:Saha
Muğlu:Hüzünlü
Malak:Gömüş yavrusu
Mayda:Narin
.....
Meltem Türkçe değildir azu Türkçedir demek için araştırmamız gerekiyor.
İyi bir araştırma yapmadan biribirimizi kırmayalım.Buna abaylanın lütfen!
  • 0

Tumay
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 825
Katılım: 15 Ağu 2011, 00:04
Değerleme: 1

Ynt: meltem

İletigönderen Tansık » 09 Eki 2011, 14:01

Hem ''elimde ufak bir veri yok'' diyorsunuz hem de ''bariz çet elli'' deyip çekiliyorsunuz. ''Tüm'' ve ''dom'' sözcüklerine karşı takındığınız tutuma da tanık olmamdan mütevellit ''hakkaniyet'' kıyaslamasında bulundum. Kale almamakta özdensiniz.
Bunu ''Orta Asya kökenli sözcüklere karşı durmak'' olarak yansıtmanıza anlam verilemez. Oldum olası ''Dilde, fikirde, işte birlik!'' uranını özümlemişimdir; bir ömürde bayraktarlığını yapmaya devam edeceğim.
  • 0

Tansık
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 583
Katılım: 20 Tem 2010, 01:58
Değerleme: 15

Ynt: meltem

İletigönderen Tumay » 09 Eki 2011, 14:07

Meltem sözcüğü TDK Türkçe verilmişse doğrudur.Yad sözcüklerin kökenini genelde yanlış veriyor.
  • 0

Tumay
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 825
Katılım: 15 Ağu 2011, 00:04
Değerleme: 1

Ynt: meltem

İletigönderen ingichka » 09 Eki 2011, 14:15

Tumay yazdı:Meltem sözcüğü TDK Türkçe verilmişse doğrudur.Yad sözcüklerin kökenini genelde yanlış veriyor.
TDK kökeni bilinmeyen sözcüklere kökeni bilinenok yazıyor mu?
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 29

Ynt: meltem

İletigönderen Oktay D. » 10 Eki 2011, 16:35

Bengitaşlarındili yazdı:Mesele bir İPEK meselesi değil. Mesele Türkiyede bazı Türkçeci geçinenlerin Orta Asyayı unutarak Türkçecilik yapabileceklerini sanması... İpeği boşverin elinizde nicesi var. Hala ille de meltemse Türkçeciliin masada ne işi var?

Sayın Bengitaşlarındili,
Türkçecilik akımları türlü türlüdür, biri diğerine göre "sözde" ya da "Türkçeci geçinme" olarak nitelendirilemez. Türkçecilik bu düzlemde iki koldan ilerliyor:
(1) sözcükleri önce yerel (derleme, diriltme) sonra genel (Orta Asyadan alma) kullanıma göre değerlendirenler ve
(2) sözcükleri önce genel sonra yerel kullanıma göre değerlendirenler.
Bu iki kol da Ortak Türkçeye ayrı yollardan ulaşma ilgisindedir. Böyle bir ayrım oldukça doğaldır çünkü tarihsel olarak Batı Türkçesi olarak anılan Oğuz Türkçesi diğer Türkçelere göre çok daha eski bir zamanda ayrılmış ve sözcük dağarcığı farklı gelişmiştir. 1. kol bu gelişimi yadsımadan ama evrilerek ortak bir Türkçeye varmak isterken 2. kol ise doğrudan (devrimsel olarak) varmak ister. (Kişisel olarak ikisiniŋ ortasında bir durum olacağını öngörüyorum :) )

Bilinmelidir ki, Türkçesi Varken Topluluğu, tüm Türkçecilik akımlarını, üyeleriniŋ varlığından dolayı barındırır ve hepsiniŋ eylem ve düşüncelerde bulunmasına ortam olma ereğindedir.
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 10 Eki 2011, 16:39 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6070

Ynt: meltem

İletigönderen ingichka » 10 Eki 2011, 19:25

Oktay D. yazdı:
Bengitaşlarındili yazdı:Mesele bir İPEK meselesi değil. Mesele Türkiyede bazı Türkçeci geçinenlerin Orta Asyayı unutarak Türkçecilik yapabileceklerini sanması... İpeği boşverin elinizde nicesi var. Hala ille de meltemse Türkçeciliin masada ne işi var?

Sayın Bengitaşlarındili,
Türkçecilik akımları türlü türlüdür, biri diğerine göre "sözde" ya da "Türkçeci geçinme" olarak nitelendirilemez. Türkçecilik bu düzlemde iki koldan ilerliyor:
(1) sözcükleri önce yerel (derleme, diriltme) sonra genel (Orta Asyadan alma) kullanıma göre değerlendirenler ve
(2) sözcükleri önce genel sonra yerel kullanıma göre değerlendirenler.
Bu iki kol da Ortak Türkçeye ayrı yollardan ulaşma ilgisindedir. Böyle bir ayrım oldukça doğaldır çünkü tarihsel olarak Batı Türkçesi olarak anılan Oğuz Türkçesi diğer Türkçelere göre çok daha eski bir zamanda ayrılmış ve sözcük dağarcığı farklı gelişmiştir. 1. kol bu gelişimi yadsımadan ama evrilerek ortak bir Türkçeye varmak isterken 2. kol ise doğrudan (devrimsel olarak) varmak ister. (Kişisel olarak ikisiniŋ ortasında bir durum olacağını öngörüyorum :) )

Bilinmelidir ki, Türkçesi Varken Topluluğu, tüm Türkçecilik akımlarını, üyeleriniŋ varlığından dolayı barındırır ve hepsiniŋ eylem ve düşüncelerde bulunmasına ortam olma ereğindedir.
Doğu Türkçesi ile Batı Türkçesi bilişimce 13. yy.dan sonra ayrılmaya başlamıştır. Size tarihî Kıpçak Türkçesi bir metin göndersem ma okusanız belki Kazakçanın ma Kırgızcanın Kıpçak Türkçesi ile ne ilgisi olduğunu anlamayabilirsiniz.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 29

Ynt: meltem

İletigönderen Oktay D. » 10 Eki 2011, 22:11

Keskin bir ayrışmadan söz etmiyorum, örneğin bugün yöresel ağızlarımız ayrışmaktadır, ancak halen ağızdırlar. Biliyorsunuz, Eski Türkçede Oğuzca unsurlar oldukça bulunur. Ancak demek istediğim bu değil, demek istediğim doğal bir dil evrimi nedeniyle Oğuz Türkçesinin söz varlığı diğer Türkçelerden başka ilerlemiştir, yeni kavramları başka sözcükler türeterek karşılamışlardır, çünkü o dönemlerde siyâsî sınırlar ortak sözcük dağarcığına, bugün olduğu gibi, engel oluyordu.

İşte Ortak Türkçe için saydığım iki kol, tam olarak bu nedenle ortaya çıkmıştır. Bu eski ayrışmayı ayrı yöntemlerle kapama eğilimindedir. Olay budur.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6070

Ynt: meltem

İletigönderen ingichka » 10 Eki 2011, 23:01

Oktay D. yazdı:Keskin bir ayrışmadan söz etmiyorum, örneğin bugün yöresel ağızlarımız ayrışmaktadır, ancak halen ağızdırlar. Biliyorsunuz, Eski Türkçede Oğuzca unsurlar oldukça bulunur. Ancak demek istediğim bu değil, demek istediğim doğal bir dil evrimi nedeniyle Oğuz Türkçesinin söz varlığı diğer Türkçelerden başka ilerlemiştir, yeni kavramları başka sözcükler türeterek karşılamışlardır, çünkü o dönemlerde siyâsî sınırlar ortak sözcük dağarcığına, bugün olduğu gibi, engel oluyordu.

İşte Ortak Türkçe için saydığım iki kol, tam olarak bu nedenle ortaya çıkmıştır. Bu eski ayrışmayı ayrı yöntemlerle kapama eğilimindedir. Olay budur.
Ağızlar zorunlu eğitimin ma medyanın etkisiyle ortadan kalkma eğilimindedir. Oğuz Türkçesi ile diğer lehçeler arasındaki fark sizin sandığınız kadar köp emes idi. Tarihî Harezm, Kıpçak ma Çağatay Türkçesi metinlerini anlamak bizim için köp kıyın emes.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 29

Ynt: meltem

İletigönderen ingichka » 10 Eki 2011, 23:25

XVII. yy. Çağatay Türkçesi:
Oġuz Xannıng dünyaġa kilgenining zikri
Qara Xannıng uluġ xatunıdın bir oġlı boldı. Körki ay kündin artuq. Üç kiçä kündüz anasını immädi. Här kiçä ol oġlan anasınıng tüşigä kirip aytur irdi: Äy ana Müsülman bolġıl, ägär bolmasang ölsäm ölärmän sining imçäkingni immäsmän tip aydı. Anası oġlına qıya bilmädi taqı Tängrining birlikinä iman keltürdi vä andın song ol oġlan imçäkin imdi vä anası körgän tüşini vä Müsülman bolganını kişigä aytmadı taqı yaşurdı.
Dikkat ederseniz qıya bilmädi aynı bugünkü Azerbaycan Türkçesindeki gibi bir ifade şeklidir.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 29

Ynt: meltem

İletigönderen Oktay D. » 11 Eki 2011, 00:44

Neyi aŋlatmaya çalıştığıŋızı bilmiyorum ancak söz ettiğim şeyle ilgili değil. Ben aradaki farkıŋ niceliğinden söz etmedim, ancak arada "görece" bir fark var ve yukarıdaki görüşleriŋ doğmusanıa neden olmuştur. Zaten, Altay dilleriniŋ diğer dil ailelerine göre dilleriniŋ çok daha yakın konumlarda olduğu bilinen bir gerçek. orunma oranı yüksek bir dil ailesi, kaldı ki yaşı da düşünürsek ayrışma çok yavaş ve pek de uzaklaşmadan olmuş. Ancak benim anlattığımıŋ bunlarla ilgisi yoktur.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6070

Ynt: meltem

İletigönderen ingichka » 11 Eki 2011, 00:53

Oktay D. yazdı:Neyi aŋlatmaya çalıştığıŋızı bilmiyorum ancak söz ettiğim şeyle ilgili değil. Ben aradaki farkıŋ niceliğinden söz etmedim, ancak arada "görece" bir fark var ve yukarıdaki görüşleriŋ doğmusanıa neden olmuştur. Zaten, Altay dilleriniŋ diğer dil ailelerine göre dilleriniŋ çok daha yakın konumlarda olduğu bilinen bir gerçek. orunma oranı yüksek bir dil ailesi, kaldı ki yaşı da düşünürsek ayrışma çok yavaş ve pek de uzaklaşmadan olmuş. Ancak benim anlattığımıŋ bunlarla ilgisi yoktur.
Lehçelerden konuya girdiniz, ağızlardan sonra Altay dillerine geçtiniz.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 29

Ynt: meltem

İletigönderen Oktay D. » 11 Eki 2011, 01:05

ingichka yazdı:Lehçelerden konuya girdiniz, ağızlardan sonra Altay dillerine geçtiniz.

Çünkü siz hiç kastetmediğim bir şeyi söylemişim gibi ileti yazdıŋız.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6070

Ynt: meltem

İletigönderen ingichka » 11 Eki 2011, 01:09

"tarihsel olarak Batı Türkçesi olarak anılan Oğuz Türkçesi diğer Türkçelere göre çok daha eski bir zamanda ayrılmış ve sözcük dağarcığı farklı gelişmiştir. " demişsiniz. Tarihî metinleri az-köp okumuş biri olarak bu sözünüz bana işandırıcı gelmedi.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 29

Ynt: meltem

İletigönderen Oktay D. » 11 Eki 2011, 02:23

Örneğin:
Zeynep Korkmaz, Oğuz Türkçesinin Tarihi Gelişme Süreçleri. [PDF]
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6070

ÖncekiSoñraki

Dön Köken Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 7 konuk

Reputation System ©'