Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

yaban

Sözcükleriñ kökeni üzerine yapılan tartışmaları içerir.

yaban

İletigönderen Toygun » 26 Eki 2012, 11:48

Nişanyan Farsça demiş. Ama bana yavan ile kökendeş gibi geliyor.
  • 0

Üyelik görseli
Toygun
Genel Sorumlu
Genel Sorumlu
 
İleti: 5191
Katılım: 17 Haz 2010, 17:30
Değerleme: 1239

Ynt: yaban

İletigönderen toorku » 25 Oca 2015, 05:10

yad ile alakasi olabilir mi acaba

ayrıca yaban sözcüğü ya da türevleri diğer lehçelerde var mı
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1232

Ynt: yaban

İletigönderen toorku » 25 Oca 2015, 20:55

bu arada bu topoğrafiye benzer taban sapan vb sözcüklerimiz var merak ediyorum bu sözcük bu meyanda mı üretilmiş yoksa gerçekten farsça kökenli mi

beni süpjeye düşüren bunu bazen yabani şeklinde kullanmamız ki farsçaya daha uyan bir sıfatlaşmadır
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1232

Ynt: yaban

İletigönderen Furkan Yıldırım » 09 Haz 2018, 22:18

Kimisi Türkçeden Farsçaya, soñra yéñiden Türkçeye géçmiş olmalıdır diyor. Belki böyle olduğu için yabani sözcüğü Farsçaya yakışan bir sözcük oluyordur.

Gülensoy bi+ kökünüñ bir yére gidemeyeceğini, durduk yérde böyle bir düşmeniñ olmayacağını yazmış. Ayrıca diğer lehçelerden yava(YUyg), yavan(YUyg), yavayi(Uyg)… gibi örñekler sıralamış, TDK'nuñ Türk Lehçeleri Sözlüğünde de var bunlar.

Bende yaban - yavan - yaman - yablak - yavuz sözcükleriniñ ilişkili olduğunu düşünüyorum. Hepsi de "kötü" añlamında sözcükler ve b - m - v nöbetleşmesi sık görülen bir durum. Zaten Gülensoy da sözcük kökünü yawa(-yafa, yava) ya dayandırıyor. Bazıları varyant bazıları ayrı bir üretim olabilir. Örñeğin dilimizde koca ve hoca sözcükleriniñ ikisi de yaşar, biri hep bizde kalan(koca), diğeri Farsçaya géçip yéñiden Türkçeye géçendir(hoca). Bu sözcükleriñ durumu da böyle olabilir.(Büyük bir olasılıkla böyledir.)

İlginç olan, Nişanyanıñ bu tip benzerlikleri gördüğü halde yaban sözcüğü için Farsça yazması.
Nişanyanıñ yérliğinden yazdı: Eski Türkçe yavlak "kötü", yaman "kötü", yanç < *yawınç "kötülük, suç", yaral- < *yawral- "hata etmek", yarınçık < *yawrınçık "kötü", yaş < *yawış "zarar, ziyan". Belki yaz- < *yawız- "hata etmek", yazuk < *yawzık "günah".
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 254

Ynt: yaban

İletigönderen Oktay D. » 10 Haz 2018, 14:52

Nişanyan'ıñ vérdiği köklerde tutarsızlıklar var.

Örneğin, yaaz- "hata etmek" ve ondan gelen yaaral- ile yaazuk sözcükleriniñ daha eski bir *yawız- biçiminden geldiğini öñe sürmüştür. Oysa buna ilişkin bir véri bulunmuyor. Çünkü eğer arada -w- yitimi olsaydı sözcüğüñ ünlüsü yuvarlaklaşırdı. Bu durumuñ gérçekleştiğine örnek boldur, örneğin yüüz "yüz, sima" sözcüğü İlk Türkçe *nyibir biçiminden gelir. Dahası, Moğolcada niġur sözcüğü aynı añlamdadır ve Moğolcadaki iki ünlü arasındaki -w- sesleri -ġ(U)- olur. Buradaki i sesleri b'niñ damaksılaşıp yitmesi soñucunda yuvarlaklaşmıştır. O yüzden yaaz- sözcüğünde bir b/w sesi olması beklenemez.

Ayrıca "hata etmek" ile "kötü" añlamları Türkçede añlamcıl semantik olarak eşdeğer değiller.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7535
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3624

Ynt: yaban

İletigönderen Furkan Yıldırım » 10 Haz 2018, 16:43

Oktay D. yazdı:Bu durumuñ gérçekleştiğine örnek boldur, örneğin yüüz "yüz, sima" sözcüğü İlk Türkçe *nyibir biçiminden gelir.
Yüz sözcüğü İlk Türkçe nyǖrden gelmiyor mu? Moğolcadaki añlamdaşı da нүүр "nüür" biçiminde.

Tutarsızlık var mı diye incelememiştim aslında, "belki de yab kökününde özüne inmeye çalışmış ve ya- diye bir köke dayandırmıştır" déyip sınamamıştım sözcük kökenlemelerini. Zaten orada öyle yazmış ancak yaz- "hata étmek" sözcüğünüñ açıklamasında yawız diye bir köken savlamamış.
Oktay D. yazdı:Ayrıca "hata etmek" ile "kötü" añlamları Türkçede añlamcıl semantik olarak eşdeğer değiller.
Kötü sözcüğü yérine göre hata étmek añlamına gelir. Günümüzde de böyle. "Bunu yaparak kötü yapmışsın" = "Bunu yaparak hata étmişsin"
Yine de onuñ yazdıkları kendisiniñ savları, ben yalñızca bir sözcüğüñ yavuz sözcüğü altında bağlantılı sözcükleri gösterirken yavlak - yaman sözcükleriniñ kötü añlamında, ilişkili sözcükler olduğunu söyleyip yaban sözcüğünün ilişkili olmadığını savunmasınıñ ilginç olduğunu söyledim. Baña yaman > yaban > yavan dönüşümü olmuş olabilir gibi geliyor. Yada yazdığım gibi daha başka bir gelişim géçirmiş olabilir. Ancak kesin olarak yaban sözcüğünüñ bunlar ile ilişkisi olduğuna inanıyorum. ya- köküne gidebilsek bir çok sözcük ilişkili çıkacak. Bence yavuz - yablak gibi sözcükler de bu sözcüklerle ilişkili.
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 254

Ynt: yaban

İletigönderen Oktay D. » 10 Haz 2018, 18:56

yaaz- ve yaazuk sözcüklerindeki "hata étmek" öyle hata değil, daha çok "günah işlemek, yazık etmek" añlamında. Eski Türkçede bu añlamıñ yérine "kötü" añlamınıñ kullanılması hiç söz koñusu olmamış, bugünkü Türkçede olabilmesiniñ nedeni yad sözcükleriñ bu iki añlamı karıştırması olabilir eñ fazla.

Furkan Yıldırım yazdı:Yüz sözcüğü İlk Türkçe nyǖrden gelmiyor mu? Moğolcadaki añlamdaşı da нүүр "nüür" biçiminde.

nüür sözcüğü Halha Moğolcasındaki (20.yy) biçimidir, Klasik Moğolca(12.yy) niġur sözcüğünde iki ünlü arasındaki -ġ- sesi kurallı olarak yitmiş ve iki heceyi büzüştürmüştür.
  • 5

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7535
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3624


Dön Köken Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 3 konuk

Reputation System ©'