Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Etrüskçe-Türkçe

Türkçe ile yad diller arasında yapılan karşılaştırmaları içerir.

Etrüskçe-Türkçe

İletigönderen Tansık » 21 Eyl 2011, 19:58

Adile Ayda, ''Etrüskler Türk Mü İdi?'' adlı çalışmasında, iki topluluk için arkeolojik, sosyal, dinsel ve dilsel pencerelerden kandırıcılığı yüksek benzerlikler sunuyor. Ben bu başlıkta, ''Lisani Deliller'' kısmını alıntı yapacağım:



Yukarıda izahlarım beni lisanî delillerimi ortaya koymaya mecbur etmektedir. Çünkü, sayet Etrüsklerle Türkler ayni soydan iseler, Türk dili Etrüsk dilini desifre etmek için bir anahtar vazifesi görebilmelidir.

Bir çok etrüskologların kanaatinin aksine, ben, Etrüsk alfabesinin henüz iyice
bilinmediğine, yani harflerinin telâffuz değerinin iyice tanınmadığına kaniim. Esasen Etrüskolog Granier tarafından Etrüsk alfabesinin bilinen bütün Yunan alfabelerinden daha eski olduğu isbat edilmistir.

Diğer taraftan, etrüskologların dikkatini çekmis bir hususiyet de Etrüsk imlâsının bazı sesli harfleri “yuttuğu”, yani Arap imlâsındaki bazı sesler için olduğu gibi, yazıda bir harfle temsil edilmediğidir.
Bu keyfiyeti etrüskologlar kelimenin ortasındaki heceler için ileri sürmektedirler. Ben ise, onların müsahedesini tamamlayan bir nazariye ortaya atmak cesaretini göstereceğim: bana göre, Etrüsk imlâsı sesli harfleri sadece kelimelerin ortasından değil, ayni zamanda hem basında, hem de sonunda “yutmaktadır”.

Buna göre bence “klan” kelimesi “uklan”, “Rumak” (Roma’nın etrüskçe adı) kelimesi de “Urumak” seklinde okunmalıdır. Bundan baska, bir çok kelimelerin sonunda, yazılmayan, fakat telâffuz edilen birer sesli harf bulunduğu hesaba katılmalıdır. Ezcümle, genetif eki zennedilen, fakat hakikatte bir sıfat eki olan “al” ile nihayet bulan kelimeler böyledir.

“Tarhnal” kelimesi bana göre “Tarhnalı” veya “Tarhanlı” okunmalıdır. Son harf Türk alfabesindeki noktasız i gibi genzin çok gerisinde telâffuz edilen bir harf olsa gerekti.

İste yukarıdaki sebeplerle, Etrüsk yazıtlarından yanlıs okunması muhtemel kelimeler almaktansa, Lâtin yazarlarının etrüskçe olduğunu belirttikleri kelimeleri mukayesemize esas almak bana daha ihtiyatlıca bir hareket gibi geliyor.

Meselâ, Lâtin gramercileri bize, TOGA kelimesinin ve bu kelimenin ifade ettiği cübbe seklindeki elbisenin Etrüsklerden geldiğini söylerler. Ayrıca biliniyor ki, lâtincede US, A ve UM ile nihayetlenen bir kelime bahis konusu olduğu zaman, lâtincelestirmek ve ona cinsiyet kazandırmak için katılan bu ekler ile kelimenin kökünü birbirinden ayırmak lâzımdır. Su halde Toga kelimesini TOG-A seklinde yazalım.

Eski türkçede ve Orta Asya’nın bugünkü lehçelerinde elbise için TONG denir.
Buradaki N harfi müterennim seklinde, fransızca “Đntention” kelimesindeki üç N gibi telâffuz edilir. Romalılar bu harfi telâffuz edemediklerinden, ortadan kaldırmıslardır ve böyle Tong TOG olmustur. Bunun lâtincelestirilmis ve disilestirilmis sekli de TOGA’dır.

Lâtin yazarlarının etrüskçeden geldiğini haber verdikleri bir kelime de TEMPLUM,
mabettir. Kelimenin kökü ile lâtince ekini ayıralım: TEMPL-UM. Türkçede ibadet etmek manasına gelen TAP-MAK fiilinin pasif sekli TAPL-MAK tır. Mastar ekini çıkarırsak, TAPL kalıyor. Buna lâtincedeki nötr ekini ilâve ettiğiniz zaman TAPL-UM olmaktadır ki, lengüistik kanunları kelimenin sonundaki M harfinin “boya vererek” kelimenin ilk hecesini etkilemesini ilmen izah eder. Su halde: TAMPLUM veya TEMPLUM.

Etrüsklerde uğurlu olan seyleri uğursuz olanlardan ayırt eden ve mutlu olaylara
mutsuz olayları önceden haber veren rahiplere AUGUR denirdi. Türkçede ezelden beri UGUR kelimesi saadet, talih, mutlu istikbal manalarında kullanılmıstır. Bugün Romalıların, binaenaleyh Etrüsklerin varisleri olan Đtalyanların “AUGURĐ” temennisinde bulundukları yerde Türkiye’de ve her iki Türkistan’da (Çin’deki ve Sovyetlerdeki) UĞUR kelimesi kullanılır, “Uğurlar olsun” denir.

Etrüskçede SIK veya ZIK kelimesi kız manasına gelir. Akla geliyor ki, burada, sessiz harflerin yer değistirmesinden ibaret bir fonetik hâdise olan “metatez” karsısında bulunuyoruz. Bu, Türk lehçelerinde çok sık tesadüf edilen bir lisanî olaydır. Bilindiği gibi, Türkiye’de sehirlilerin KĐBRĐT dedikleri yerde çok defa köylüler KĐRBĐT der, çömlek yerine ÇÖLMEK der…

Simdi de, etrüskologlara göre etrüskçede oğul manasını ifade ettiği bildirilen KLAN kelimesini ele alalım. Daha önce de söylediğim gibi, bana göre burada bastaki sesli harfin yutulması hâdisesi mevcuttur. Bu sebeple, kelimeyi UKLAN seklinde okumak gerekmektedir. Bilindiği üzere, bazı Türk lehçelerinde oğlan kelimesi bu sekilde telâffuz edilmektedir.(Uklan, uglan, oglan)

Etrüsk yazıtlarında Roma sehrine RUMAH veya RUMAK adı verilmektedir. Benim
nazariyeme göre, bu kelime URUMAK okunmalıdır. Bilindiği gibi, Türkçede,
lehçeye göre telâffuzu değisen URUMAĞ, IRIMAĞ, IRIMAK, IRMAK kelimeleri nehir manasına gelir. Böylece, Etrüskler için en mühim bir nehir49, yani Tibre üzerinde kâin bulunan Roma Irmak sehri olarak adlandırılmıstır. Denebilir ki, Roma eskiden İtalyanların FİUME (italyanca ırmak) adını verdikleri, bugün de Yugoslavların RİYEKA (yugoslavca ırmak) dedikleri sehrin muadili teşkil eder…




Özellikle son paragraf çok ilginç.
  • 0

Tansık
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 583
Katılım: 20 Tem 2010, 01:58
Değerleme: 15

Ynt: Etrüskçe-Türkçe

İletigönderen Tansık » 21 Eyl 2011, 20:00

İlgilenenler, şu bağlantıdan betiği temin edebilir:

http://www.4shared.com/file/175413676/8 ... U_IDI.html
  • 0

Tansık
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 583
Katılım: 20 Tem 2010, 01:58
Değerleme: 15

Ynt: Etrüskçe-Türkçe

İletigönderen ingichka » 21 Eyl 2011, 20:02

Bana göre pek çıncıl görsenmiyor.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 29

Ynt: Etrüskçe-Türkçe

İletigönderen Tansık » 21 Eyl 2011, 20:12

Yanlış anlamayın, sizin Hint-Avrupa ve Ural-Altay Dillerine yönelik karşılaştırmalarınızı ilgiyle takip ediyorum. Ama bu çalışmanın sizinkine nispeten pek de geri kalır bir yanı yok.
Belki özünde bu savların hepsi birer fantazya ve ben de fantastik bir insan olduğum için bunlara rağbet gösteriyorum; bilemeyeceğim.
  • 0

Tansık
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 583
Katılım: 20 Tem 2010, 01:58
Değerleme: 15

Ynt: Etrüskçe-Türkçe

İletigönderen Engin » 21 Eyl 2011, 20:27

Bana da kandırıcı gelmiyor. Talat Tekin'in bu savlar hakkında anımsadığım kadarıyla iki yazısı var, orada bu savları bilimsel bir şekilde çürütmüş. Makaleler "Türkoloji Eleştirileri" adlı betiğinde de bulunmaktadır.
  • 0

Üyelik görseli
Engin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 605
Katılım: 28 Mar 2010, 01:16
Konum: Almanya
Değerleme: 16


Dön Karşılaştırmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'