Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

+sal/+sel eki üzerine

Ekleriñ kökeni üzerine çalışmaları içerir.

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Engin » 02 Haz 2012, 10:50

Türkçenin hiçbir döneminde bulunmayan uyduruk bir eki kurtarma uğruna yapılan tuhaf açıklamalar hiç kandırıcı değil. Artık bunu kabul edin. Türkçede -sAl diye bir ek yoktur.
  • 1

Üyelik görseli
Engin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 605
Katılım: 28 Mar 2010, 01:16
Konum: Almanya
Değerleme: 16

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Engin » 02 Haz 2012, 10:59

Engin yazdı:Türkçenin hiçbir döneminde bulunmayan uyduruk bir eki kurtarma uğruna yapılan tuhaf açıklamalar hiç kandırıcı değil. Artık bunu kabul edin. Türkçede -sAl diye bir ek yoktur.


Düzeltiyorum: eşzamanlı dilbilime göre bu ek Türkiye Türkçesinde var ve yaygın olarak da kullanılıyor. Ancak Dil Devriminden önce olmayan ve kökeni oldukça şüpheli, bence uyduruk olan bir ektir.
  • 0

Üyelik görseli
Engin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 605
Katılım: 28 Mar 2010, 01:16
Konum: Almanya
Değerleme: 16

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Boraan » 02 Haz 2012, 11:10

Talat Tekin -sal ile -sıl ı bir tutmuş .

Oktay'dan alıntılıyorum:

Talât Tekin, bir makâlesinde[1], -sal ekiyle Eski Türkçe -sıl ekini bir ve aynı tutuyor.
Alıntı

    Ataç'ın "aklî" karşılığı olarak kullandığı usul tilciği[2] de, "akıl" anlamındaki us'tan, Türkçede olmıyan bir ekle kurulmuştur. Bugüne kadarki Türk dili araştırmaları Türkçede isimlerden sıfat yapan bir -ıl ekini ortaya çıkarmamıştır. Kızıl ve yeşil kelimelerinin yapısında görülen -îl/-ıl parçası belki de Eski türkçedeki -sığ ekinin benzeri olan bir -sıl ekinden kalmadır. Ataç bazı kelimelerde de -sıl ekini kullanıyor. Meselâ içtimaî yerine toplumsal diyor. Aynı eki bir yerde -ıl, biryerde -sıl şeklinde kullanmak doğru değildir.


Makâleniŋ başka bir yerinde[3] de bu ekiŋ tutmadığını söylemesi ancak bugün birçok sözcükte bulunuyor olması, bizi gülümseten bir dipçe olarak bulunsun:
Alıntı

    Bunlardan yöresellik işlek olmıyan -sel ekiyle kurulmuştur. Kumsal, uysal gibi pek az birkaç kelimede görülen bu ek bir vakitler nisbet-î'si yerine teklif edilmiş fakat tutmamıştı.


Dipçe.
[1] Talât Tekin, "Ataç'ın Dilciliği ve Tilcikleri", Türk Dili Dil ve Edebiyat Dergisi, C: VII, S: 80, Mayıs 1958. Bét: 412. [PDF]
[2] Aynı yazı, bét: 411.
[3] Burada "sözcük" yerine "tilcik" demesi, Ataç'ıŋ önerisiyle dalga geçmesindendir.
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1815
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 61

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Le Qabaq » 02 Haz 2012, 11:12

Boraan yazdı:Kaynağı belirtin bakalım.
Bunun için de kaynak soruyorsanız size ne diyeyim. Vatandaş daha Türk dilinin dönemlerini bilmiyor.
  • 0

Le Qabaq
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 621
Katılım: 26 Kas 2011, 01:43
Değerleme: 14

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Le Qabaq » 02 Haz 2012, 11:14

Boraan yazdı:Talat Tekin -sal ile -sıl ı bir tutmuş .

Oktay'dan alıntılıyorum:

Nurullah Ataç'ın kullanımında bir ve aynı olması demek, genel anlamda bir ve aynıdır demek değildir.
  • 0

Le Qabaq
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 621
Katılım: 26 Kas 2011, 01:43
Değerleme: 14

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Le Qabaq » 02 Haz 2012, 11:19

Ataç'ın "aklî" karşılığı olarak kullandığı usul tilciği[2] de, "akıl" anlamındaki us'tan, Türkçede olmıyan bir ekle kurulmuştur. Bugüne kadarki Türk dili araştırmaları Türkçede isimlerden sıfat yapan bir -ıl ekini ortaya çıkarmamıştır. Kızıl ve yeşil kelimelerinin yapısında görülen -îl/-ıl parçası belki de Eski türkçedeki -sığ ekinin benzeri olan bir -sıl ekinden kalmadır. Ataç bazı kelimelerde de -sıl ekini kullanıyor. Meselâ içtimaî yerine toplumsal diyor. Aynı eki bir yerde -ıl, biryerde -sıl şeklinde kullanmak doğru değildir.


Burada da isimlerden sıfat yapan -ıl ekinin olmadığı söylenmiş zaten.
  • 0

Le Qabaq
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 621
Katılım: 26 Kas 2011, 01:43
Değerleme: 14

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Boraan » 02 Haz 2012, 11:37

Burada da isimlerden sıfat yapan -ıl ekinin olmadığı söylenmiş zaten.


Bu da bir varsayım.

    Kaynağı belirtin bakalım.

Bunun için de kaynak soruyorsanız size ne diyeyim. Vatandaş daha Türk dilinin dönemlerini bilmiyor.


Hangi kaynakta geçiyor dedim, dönemleri kastetmedim.Belki de varsayımdır.
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1815
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 61

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Le Qabaq » 02 Haz 2012, 11:45

Boraan yazdı:Bu da bir varsayım.

Hangi kaynakta geçiyor dedim, dönemleri kastetmedim.Belki de varsayımdır.

Verebilecek cevabınız olmadığından şimdi işi dalgaya mı vurmaya başladınız?
  • 0

Le Qabaq
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 621
Katılım: 26 Kas 2011, 01:43
Değerleme: 14

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Boraan » 02 Haz 2012, 12:27

Dalga falan yaptığım yok sadece sordum.O zaman konural sözcüğü de konuramaktan geliyor.Öyle ise - al ekini de -sal  gibi birleşik ek olarak düşündüğümüzde  gene sorun kalmıyor.
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1815
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 61

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Bengitaşlarındili » 02 Haz 2012, 12:56

Boraan yazdı:Dalga falan yaptığım yok sadece sordum.O zaman konural sözcüğü de konuramaktan geliyor.Öyle ise - al ekini de -sal  gibi birleşik ek olarak düşündüğümüzde  gene sorun kalmıyor.
Konural sözü koñur+al dır.
Koñur: Kahverengi
Al: Al
  • 0

Anlayın Artık! Uydurukçuluk devri bitti! Bitti! Koskoca Türk dünyası dururken uydurduklarınızı yutturamazsınız. Biri önerdiğiniz sözü ilk anda kabullenebilir ama sonra diğer Türk dillerindeki karşılıklarını öğrenince, önermiş olduğunuz uyduruk söz için size kin ve nefret besler. Benim şu anda tüm uydurukçulardan duyduğum nefreti duyar size, ama bunu şahıs olarak kimseye yöneltemediği, maddileştiremediği için Türkçeciliğe yansıtır. Türkçeciliğe nefret duymaya başlar.İşte siz UYDURUKÇULAR farkında olmadan TÜRKÇEYİ BALTALAYANLAR DURUMUNDASINIZ. Yeter artık UYDURMAYIN!
Üyelik görseli
Bengitaşlarındili
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2144
Katılım: 28 May 2009, 15:46
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 0

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Bengitaşlarındili » 02 Haz 2012, 12:57

Gerçekten çok sıkıldım, Boraan, siz provokatör müsünüz? -sal/-sel eki uyduruktur. Yoktur. Bunu anlamak için dahi olmaya gerek yok. Yanlışı savunmaktaki amacınız ne? El insaf artık!
  • 0

Anlayın Artık! Uydurukçuluk devri bitti! Bitti! Koskoca Türk dünyası dururken uydurduklarınızı yutturamazsınız. Biri önerdiğiniz sözü ilk anda kabullenebilir ama sonra diğer Türk dillerindeki karşılıklarını öğrenince, önermiş olduğunuz uyduruk söz için size kin ve nefret besler. Benim şu anda tüm uydurukçulardan duyduğum nefreti duyar size, ama bunu şahıs olarak kimseye yöneltemediği, maddileştiremediği için Türkçeciliğe yansıtır. Türkçeciliğe nefret duymaya başlar.İşte siz UYDURUKÇULAR farkında olmadan TÜRKÇEYİ BALTALAYANLAR DURUMUNDASINIZ. Yeter artık UYDURMAYIN!
Üyelik görseli
Bengitaşlarındili
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2144
Katılım: 28 May 2009, 15:46
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 0

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Boraan » 02 Haz 2012, 13:15

Le Qabaq yazdı:Meydan Larousse'a göre: GÜZEL sıf. (esk. türk. közemek, istemek. arzu etmek > közel'den). Şu halde fiilden isim yapma eki -l'nin anlamı yaral "yarayan", ışıl "ışıyan" örneklerinde olduğu gibi -an, -en anlamı veriyor olabilir. İstemek fiili geçişli olduğundan güzel "istenen, arzu edilen" anlamına geliyor sanıyorum. Dolayısıyla bu ekin aidiyet / mesubiyetle yine ilgisi yok.


Meydan Laurus 'un  hangi kaynaktan aldığını bilmiyorum ama  sözcüğün bilinen aslı kösemek olmalı DLT'de arzu etmek anlamındadır.Anadolu ağzında ise gözemek değil  kösemek olarak devam etmiş.Bu durum  sözcük hakkında varsayım öne sürme  olasılığını arttıryor.Güzel  sözcüğünün göz(köz) ile ilişkili olması daha mantıklı görünüyor bana, göz alıcı demek gibi.Konur +al 'daki gibi
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1815
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 61

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Bengitaşlarındili » 02 Haz 2012, 14:28

Boraan yazdı:Meydan Laurus 'un  hangi kaynaktan aldığını bilmiyorum ama  sözcüğün bilinen aslı kösemek olmalı DLT'de arzu etmek anlamındadır.Anadolu ağzında ise gözemek değil  kösemek olarak devam etmiş.Bu durum  sözcük hakkında varsayım öne sürme  olasılığını arttıryor.Güzel  sözcüğünün göz(köz) ile ilişkili olması daha mantıklı görünüyor bana, göz alıcı demek gibi.Konur +al 'daki gibi
Siz halk etimolojisi yapıyorsunuz, sizin mantığınıza yatıyor diye sözlerimizin gerçek kökenlerini inkar mı edelim?
  • 0

Anlayın Artık! Uydurukçuluk devri bitti! Bitti! Koskoca Türk dünyası dururken uydurduklarınızı yutturamazsınız. Biri önerdiğiniz sözü ilk anda kabullenebilir ama sonra diğer Türk dillerindeki karşılıklarını öğrenince, önermiş olduğunuz uyduruk söz için size kin ve nefret besler. Benim şu anda tüm uydurukçulardan duyduğum nefreti duyar size, ama bunu şahıs olarak kimseye yöneltemediği, maddileştiremediği için Türkçeciliğe yansıtır. Türkçeciliğe nefret duymaya başlar.İşte siz UYDURUKÇULAR farkında olmadan TÜRKÇEYİ BALTALAYANLAR DURUMUNDASINIZ. Yeter artık UYDURMAYIN!
Üyelik görseli
Bengitaşlarındili
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2144
Katılım: 28 May 2009, 15:46
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 0

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Boraan » 02 Haz 2012, 14:39

Ben de kaynak sordum, gerçek kökene bakmak için , kösemekten(DLT)  kösel türemesi pek görülmemiş ki eski Türkçede ad olan  göz,  köz olarak geçiyordur.Kökün göz- olması daha esemeli.

Benzer bir esemeyi ersel sözcüğünde kurmuştunuz, yalnızca ersemeyi aldınız onun da kökü er- sözcüğü idi.

http://turkcesivarken.com/yazismalik/in ... n#msg29492
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1815
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 61

Ynt: +sal/+sel eki üzerine

İletigönderen Bengitaşlarındili » 02 Haz 2012, 15:48

Boraan yazdı:Benzer bir esemeyi ersel sözcüğünde kurmuştunuz, yalnızca ersemeyi aldınız onun da kökü er- sözcüğü idi.

http://turkcesivarken.com/yazismalik/in ... n#msg29492
Beyniniz ağırmı işliyor, anlamakta bir sorununuzmu var yoksa inatmı yapıyorsunuz anlamış değilim.  Belki de sinir bozarak, beyin karıştırarak yalan yanlış tezlerinizi haklı çıkarabileceğinizi mi sanıyorsunuz emin değilim. Ama şunu bilin yolunuz yol değil. Son kez anlatıyorum.
Er adına gelen istek bildiren -se eki bu adı fiilleştiriyor. Erse fiiline gelen -l eki ise erse fiilinden ad/sıfat türetiyor.
Ersel sözünde fiil köküne eklenen tek ek -l dir.
Ersel ( erkek, koca isteyen kadın) bu anlamda doğru bir türetimdir. Geri dönümünde ve çözümlemesinde yine köklerine ulaşırsınız. Er+se+l. Bu ssöz açık ve seçiktir. Bizi bir -sel ekine götürmez. Bu bağlamda bağımsız bir sel eki yoktur.

Evrensel sözünde aynı çözümlemeyi yapamazsınız. Evrensemek diye bir fiilimiz yoktur.
Siyasal sözünde aynı çözümlemeyi yapamazsınız, Siyasamak diye bir fiilimiz yoktur.
Çevresel sözünde aynı çözümlemeyi yapamazsınız, Çevresemek diye bir fiilimiz yoktur.

Dahası -sal/-sel eklerinin günümüzdeki işlevi ile kullanıldığını gösteren Cumhuriyet öncesi hiç bir kaynak yoktur.
-sal/-sel eki Son dönem uydurmasıdır. UYDURUKÇADIR. Bu uyduruk eki hala savunmanız iğrenç, mide bulandırıcı ve size karşı nefret uyandırıcıdır.
BU eki savunmanız ve bilimdışı saçmalıkları bu yerliğe taşımanız zaten ne kadar saçma işlerle uğraştığınızın göstergesidir. Türkçeyi ehillerine bırakın. Dilimizi sapkın zihniyetinizle ağılamayın bırakın.
 
  • 0

Anlayın Artık! Uydurukçuluk devri bitti! Bitti! Koskoca Türk dünyası dururken uydurduklarınızı yutturamazsınız. Biri önerdiğiniz sözü ilk anda kabullenebilir ama sonra diğer Türk dillerindeki karşılıklarını öğrenince, önermiş olduğunuz uyduruk söz için size kin ve nefret besler. Benim şu anda tüm uydurukçulardan duyduğum nefreti duyar size, ama bunu şahıs olarak kimseye yöneltemediği, maddileştiremediği için Türkçeciliğe yansıtır. Türkçeciliğe nefret duymaya başlar.İşte siz UYDURUKÇULAR farkında olmadan TÜRKÇEYİ BALTALAYANLAR DURUMUNDASINIZ. Yeter artık UYDURMAYIN!
Üyelik görseli
Bengitaşlarındili
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2144
Katılım: 28 May 2009, 15:46
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 0

ÖncekiSoñraki

Dön Ekler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 4 konuk

Reputation System ©'