Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

teşkilat, örgüt

Sözcükleriñ añlamları, kullanımları ile ilgili tartışmaları içerir.

teşkilat, örgüt

İletigönderen Toygun » 11 Haz 2018, 18:45

Teşkilat ve örgüt sözcüklerinin çağrışımlarının siyâsî görüşlere göre değişmesiyle ilgili Ümit Özdağ'ın anlattığı şey ilgimi çekti.

"Ben teşkilat diyen bir gelenekten geliyorum. Benim için örgüt'ün iki anlamı var. Ya terör örgütü, ya gizli örgüt."
  • 0

Üyelik görseli
Toygun
Genel Sorumlu
Genel Sorumlu
 
İleti: 5191
Katılım: 17 Haz 2010, 17:30
Değerleme: 1239

Ynt: teşkilat, örgüt

İletigönderen Oktay D. » 11 Haz 2018, 19:54

Démek ki o gelenek, sözcükleri ideolojilere kaptıran bir gelenekmiş. Etnik solculuğuñ ana akım solculuktan ayrılmamış olduğu yıllarda sol kesim daha Türkçe sözcükler kullanırken sağ kesim daha çok Arapça sözcükler kullanmayı yéğliyordu. Soñra etnik siyaset ayrışınca aynı gelenekle Türkçe sözcükler kullanmayı sürdürdüler. Her seferinde başka topluluklarıñ kullandığı sözcükten cayacağız mı? Bu nasıl bir mantıktır? O zaman size düşman bir kesim size zarar vérmek için siziñ sözcükleriñizi kendi kullanıp siziñ ondan caymañızı sağlamaz mı? Diliñ ideolojisi olmamalı, olursa o dili bölmüş olursuñuz.

Dili siyasetle bölmemek gérek, böyle durumlara karşı aymış olmak gérek. Öyle çağrışımlı olan sözcükleriñ bundan kurtulması için diğer añlamlarda daha çok kullanmak gérek.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7535
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3624

Ynt: teşkilat, örgüt

İletigönderen Furkan Yıldırım » 11 Haz 2018, 22:16

Oktay D. yazdı:O zaman size düşman bir kesim size zarar vérmek için siziñ sözcükleriñizi kendi kullanıp siziñ ondan caymañızı sağlamaz mı?
Böyle bir neñ şéy in olması çok ilginç olurdu, örñeğin ülküdaş sözcüğü hep belirli kesimi çağrıştırır, yoldaş sözcüğü de hep belirli bir kesimi çağırştırır. Dédiğiniz durumuñ örñeğini görmedim şimdiye dek. Sözcükleriñ siyasi görüş bélirttiği döñemlerde bile böyle bir durum olmamış diye biliyorum.
Oktay D. yazdı:Diliñ ideolojisi olmamalı, olursa o dili bölmüş olursuñuz. Dili siyasetle bölmemek gérek, böyle durumlara karşı aymış olmak gérek. Öyle çağrışımlı olan sözcükleriñ bundan kurtulması için diğer añlamlarda daha çok kullanmak gérek.
Kesinlikle, bence dilleriñ bölünüşünde en büyük etki siyasetiñ. Çağdaş siyaset - ilkel siyaset ayırt etmiyor. Eskiden Doğu Göktürkleri ve Batı Göktürkleri arasında az bir dil ayrımı vardı, soñra onlarda bölündü, seniñ diliñ benim dilim oldu, dérken néce bölünmüş oldu.

Birde ben Ümit Özdağıñ siyasetten dolayı sözcük yeğlemek değil de, o sözcükleri Türkçeleşmiş gibi görüyorsa varsıllık oluşturmak için uğraşıyor olabileceğini düşünüyorum. "Eskidendir teşkilat olarak bildik, böyle kalsın(nasılsa Türkçeleşti ya). Örgüt de şu añlamlarda olabilir." gibi bir düşünce olabilir. Çünkü artık dil üzerinden siyaset dönmesi azalıyor. Hani eskiden sol gruplar hep Türkçe yeğlerdi, sağ gruplar hep Arapça yeğlerdi ya. Şuan Ülkü Ocaklarında da Türkçe sözcükler kullanılıyor. Eskisi gibi réis dénmiyor, başkan déniyor. "Bu mübarek dava..." gibi söylemler yérine "Bu kutlu yol..." gibi söylemler kullanılıyor. Hatta bir çok kez Tañrı sözcüğü de duyuluyor. Arapça Farsça yérine Avrupa dillerinden alınan sözcükleri kullanmayıp yine eski sözcükleri kullansalar da, Türkçe sözcükler devşirme sözcükleriñ yérini kolaylıkla alıyor. Tersine sol gruplardan olup da Türkçe sözcükler yeğlemeyi ırkçılık olarak gören, sol görüşüñ Öztürkçeyi desteklemesiniñ sol görüşüñ kendine aykırı olduğunu düşünende bir çok kişi tanıyorum. Yér yér bu kişileriñ Türkçeyi yerip yabacı dilleri öve öve bitiremediğini de gördüm ancak bu siyasetle ilgili déğildi, her yérde var böyle kişiler. Ancak buradan "sol görüşlüler Türkçe sözcükler kullanır" diye düşünmediklerini de çıkarabiliriz. Démeli artık "séçtiğiniz sözcükleriñ görüşünüzü yañsıtması" döñemi bitti bitiyor. Bu nédenle Ümit Özdağ siyasi bir ayrım yapmaya çalışmamış olabilir diye düşünüyorum.
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 254

Ynt: teşkilat, örgüt

İletigönderen Oktay D. » 12 Haz 2018, 03:59

Furkan Yıldırım yazdı:Eskiden Doğu Göktürkleri ve Batı Göktürkleri arasında az bir dil ayrımı vardı, soñra onlarda bölündü, seniñ diliñ benim dilim oldu, dérken néce bölünmüş oldu.

Batı ve Doğu Göktürkleriñ ayrı ağızlarda koñuşması, ardından farklı alt kollara ayrışması diliñ doğal evrimidir. İletişimi azalan topluluklarıñ dilleri, kendi geçirdikleri olaylar ve dönemler doğrultusunda evrilir. Köylerde farklı deyimleriñ, ses özellikleriniñ vs. olmasınıñ nedeni budur. Eğer bir diliñ alt kollarınıñ dallanıp budaklanmasını istemiyorsak iletişimi yüksek tutmalıyız. Bunuñ yukarıda söylediğim durumla bir ilgisi yok.

Yukarıdaki tartışma, daha çok farklı kesimleriñ karşıdaki kullanımları kendinden ayrı görmesidir. "Benim için örgütüñ añlamı, ya terör örgütü ya gizli örgüt" dérse biri, "ben örgüt sözcüğünü teşkilat için kullanmam çünkü onu şunlar kullanır" démiş olur ve bu sözcüğü gérçek añlamı dışına itiyor, sözcüğü dışlıyor démektir. Ümit Özdağ'ıñ tümcesi çok açık bir şekilde böyle bir tümce.

Kaldı ki Ümit Özdağ'ıñ düşüncesine göre baksak bile gizli bir örgüt veya terör örgütü elbette kendisine örgüt diyecek, gidip de kendine çete vb. démesini mi bekliyoruz? FETÖ de kendine cemaat diyordu, FETÖ kısaltması olmasaydı şimdi cemaat sözcüğünü "gizli terör örgütü" añlamına mı çevirmemiz gérekecekti? Bir gün kötü niyetli birileri vakıf veya dérnek kursa ve sürekli kendi aralarında dérnek/vakıf diye konuşsalar, o sözcükten de mi cayacağız?

Ümit Özdağ çok bilgili ve aydıñ bir kişidir ancak bu mantığını añlamak olanaklı değil. Kendisine yakıştıramadım doğrusu.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7535
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3624

Ynt: teşkilat, örgüt

İletigönderen Furkan Yıldırım » 12 Haz 2018, 08:17

Oktay D. yazdı:Batı ve Doğu Göktürkleriñ ayrı ağızlarda koñuşması, ardından farklı alt kollara ayrışması diliñ doğal evrimidir. İletişimi azalan topluluklarıñ dilleri, kendi geçirdikleri olaylar ve dönemler doğrultusunda evrilir. Köylerde farklı deyimleriñ, ses özellikleriniñ vs. olmasınıñ nedeni budur. Eğer bir diliñ alt kollarınıñ dallanıp budaklanmasını istemiyorsak iletişimi yüksek tutmalıyız. Bunuñ yukarıda söylediğim durumla bir ilgisi yok.
Bu durumun elbette siyasetle ilgisi var. Günümüzden geriye gidebiliriz. Bugün "Azerbaycanıñ dili Türkçedir" dédiğimizde, "Hayır, Azericedir, bizim dilimiz Türkçe déğildir" dénmesi diliñ doğal evrimi déğil Diliñ doğal evrilminiñ nédenleri siyaset, coğrafya, ticaret... gibi étkenler(bence). Doğal evrim déğil, siyaset dérken, siyaseti coğrafya ve ticaret gibi étkenlerden ayırmaya çalışıyorum. . Siyaset yüzünden dili ayrıştırmaktır, farklı kesimleriñ karşıdaki kullanımları kendinden ayrı görmesidir. Biraz öñceye gidelim, Osmanlı - Safevi savaşı olmasaydı néredeyse aynı olan bir dil, seniñ diliñ benim dilim olmayacaktı, aradaki étkileşim azalmayacaktı, bu savaşa bağlı ayrı uluslardan étkilenme yaşanmayacaktı(yada daha az yaşanacaktı). Bu böyle Göktürklere dek sürer gider. Siyaset olmasaydı başka coğrafyalarda yaşamaktan, ister istemez başka kültürlerden etkilenmekten ortaya çıkan ayrışma Türkçeyi bu déñli bölmezdi.
Oktay D. yazdı:Kaldı ki Ümit Özdağ'ıñ düşüncesine göre baksak bile gizli bir örgüt veya terör örgütü elbette kendisine örgüt diyecek, gidip de kendine çete vb. démesini mi bekliyoruz? FETÖ de kendine cemaat diyordu, FETÖ kısaltması olmasaydı şimdi cemaat sözcüğünü "gizli terör örgütü" añlamına mı çevirmemiz gérekecekti? Bir gün kötü niyetli birileri vakıf veya dérnek kursa ve sürekli kendi aralarında dérnek/vakıf diye konuşsalar, o sözcükten de mi cayacağız?
Bu yazdığınıza bende katılıyorum elbette ancak Ümit Özdağıñ katılmadığından emin déğilim. Bunuñ Ümit Özdağıñ düşüncesi olduğunu söylemek doğru olmaz bence.
Oktay D. yazdı:Yukarıdaki tartışma, daha çok farklı kesimleriñ karşıdaki kullanımları kendinden ayrı görmesidir. "Benim için örgütüñ añlamı, ya terör örgütü ya gizli örgüt" dérse biri, "ben örgüt sözcüğünü teşkilat için kullanmam çünkü onu şunlar kullanır" démiş olur ve bu sözcüğü gérçek añlamı dışına itiyor, sözcüğü dışlıyor démektir. Ümit Özdağ'ıñ tümcesi çok açık bir şekilde böyle bir tümce...
Ümit Özdağ çok bilgili ve aydıñ bir kişidir ancak bu mantığını añlamak olanaklı değil. Kendisine yakıştıramadım doğrusu.
Siz vidyoyu izlediñiz mi? Yalñızca ilk tümceye bakarak Ümit Özdağıñ "ben örgüt sözcüğünü teşkilat için kullanmam çünkü onu şunlar kullanır" esemesinde mantığında olduğu söylenebilir mi? Vidyoda:
"Ben teşkilat diyen bir gelenekten geliyorum, benim için örgütün iki añlamı var. Ya terör örgütü, yada gizli örgüt. Şimdi CHP'den gelen arkadaşlarda örgüt diyor. Bende zaman zaman, arkadaşlara da bakıyorum örgütlenirken diyoruz, örgütlenme diyoruz. Onlar da teşkilat lafını kullanmaya başladılar." diyor, Ümit Özdağ. "Ben örgüt démem" diye bir eseme göremiyorum ben. Ortada bir birleşmeden söz édiyor, artık sözcüklerden siyaset çıkarmanıñ yok olmasından söz édiyor. Apañ Eğer yalñızca ilk tümceyi duyar, soñrakileri duymazsak Ümit Özdağa yakıştırılamayacak bir durum görürüz. İlk tümcede söz éttiği eskiden ülkücüleriñ teşkilat, solcularıñ örgüt demesi. Bugün böyle bir esemeyi sürdürmüyorlar zaten. Yukarıda da dédiğim gibi ülkücülerden kimse bu esemeyi sürdürmüyor. Yalñızca MHP'den ayrılanlar déğil, MHP'de kalanlar da böyle. Sözcükleri ideolojilere kaptıran gelenek ölüyor. Artık herkes kendine göre bir dil görüşü ortaya atıyor, siyasetiñ néresinde olursa olsun. Bu nédenle eskiden yaşananlarıñ eleştirilmesi haklı olur ancak bugün "Ümit Özdağ böyle dédi, onuñ esemesi böyle, bu nasıl eseme" démek doğru déğil.
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 254

Ynt: teşkilat, örgüt

İletigönderen Toygun » 12 Haz 2018, 14:39

Oktay D. yazdı:Ümit Özdağ çok bilgili ve aydıñ bir kişidir ancak bu mantığını añlamak olanaklı değil. Kendisine yakıştıramadım doğrusu.


Oktay, Ümit Özdağ'ı yanlış anladığını düşünüyorum. Dikkatli izlersen böyle bir fikri savunmuyor zâten... Geçmişinden ötürü sözcük böyle bir çağrışım yapıyor kendinde... Zâten "Onlar teşkilat demeye biz örgüt demeye başladık." diyor. Sözcüklerin bambaşka çağrışım yaptığı kökenden insanlar olarak bir araya geldik ve çalıştık demek istiyor aslında...

Yıllarını ülkü ocaklarında geçirmiş biri şu an tanrıtanımaz olmasına karşın "Hâlâ biri 'TEKBİR!' diye bağırınca 'ALLAHUEKBER!' dememek için kendimi zor tutuyorum." demişti. O kabilden bir şey...

Daha düzgün bir örnek vereyim. Rizeli biri vardı. Adam bilmem kaç dil bilen, tebahhur sâhibi biri... "Diyelim ki şu masanın rengi turuncudur. Yalnız turuncu diyorum ama bir göz atın. Rizelilere göre turuncu diye bir renk yoktur. Sarı vardır, kırmızı vardır. Arasını falan bilmeyiz." demişti. Hepimiz gülmüştük. Çünkü gerçekte böyle bir düşüncesinin olmadığını, köydeki ildeşlerimizin renkleri gerçekten bu şekilde ayırdığını(birinci elden biliyorum), o alışkanlıkların alınan bütün eğitim belgelerine karşın kolay kolay geçmediğini kast ettiğini anlamıştık. İşte senin de Ümit Özdağ'ın söylediklerine gülmen gerekiyor. ;D

Ben de başlığı siyâsi görüş sâhiplerinin konumlanmalarına göre doğal bir şekilde olmuş bu tarz anlam farklılıklarını tartışalım diye açmıştım. Bunun doğruluğunu, yanlışlığını tartışmak biraz isâbetsiz geliyor bana değil zâten... Türkçe dışındaki dillerden örnek getirebilir miyiz bu duruma sözgelimi?
  • 0

Üyelik görseli
Toygun
Genel Sorumlu
Genel Sorumlu
 
İleti: 5191
Katılım: 17 Haz 2010, 17:30
Değerleme: 1239


Dön Añlam Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'