Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Dalkalem

Henüz hiçbir sözcükle karşılanmamış, karşılığı başka dillerde veya Türkçede olmayan kavramlar için karşılık bulduğumuz bölüm

Dalkalem

İletigönderen Bi50likdaha » 10 Haz 2014, 14:32

Yandaş yazar.
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Ynt: Dalkalem

İletigönderen Oktay D. » 10 Haz 2014, 14:46

Bi50likdaha yazdı:Yandaş yazar.

Dalyazar olsa? :)
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8310
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5431

Ynt: Dalkalem

İletigönderen Bi50likdaha » 10 Haz 2014, 14:58

Oktay D. yazdı:Dalyazar olsa? :)

Dal genel olarak hep nesnelere geldiği için öyle düşündüm.
Dalkavuk, Dalkılıç, Daly*rak, Daltaşak.
Sallanılan nesneyi anlattğı için kalem daha doğru gibi.
Pek "arı" olmadı tabi ama  :)
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Ynt: Dalkalem

İletigönderen Oktay D. » 10 Haz 2014, 15:33

Bi50likdaha yazdı:Dal genel olarak hep nesnelere geldiği için öyle düşündüm.
Dalkavuk, Dalkılıç, Daly*rak, Daltaşak.
Sallanılan nesneyi anlattğı için kalem daha doğru gibi.
Pek \"arı\" olmadı tabi ama  :)

"dalyazar demedim, dalyazaç dedim" :P
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8310
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5431

Ynt: Dalkalem

İletigönderen Bi50likdaha » 10 Haz 2014, 15:38

\"dil dimidim din didim din!\"
Yazaç diye düşündüm ilk başta ama yazaçın kullanımı ve yeğlenişi gelince kalem çeldi aklımı :)
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Re: Dalkalem

İletigönderen Temirbek » 18 Eyl 2014, 13:34

Bu tür sözcüklerdeki dal kısmınıñ Nişanyan'ıñ iddia ettiği gibi "sallayan" añlamında değil, "çıplak, yalıñ" añlamında olduğunu düşünüyorum. Örnekleri tek tek açıklayacağım;

Dalkavuk, bence "çıplak kavuk" demektir, yani çevresine sarık dolanmamış olan yalıñ kavuk. Osmanlı çağında, kavuğuñ çevresine sarık dolayabilmek yalñızca üst düzeylerdeki kişilere özgüydü, alt kademedeki kişiler yalıñ kavuk takarlardı. Yani bu konumdaki kişiler, üst düzeydekilere sürekli "ağam, paşam" derler kavuk sallarlardı, yalakalık yaparladı ki yükselebilsinler. Bu nedenle dalkavuk sözü bugün hâlâ makam sahipleri karşısında yasılan kişiler için kullanılır.

Dalkılıç da "çıplak/yalıñ kılıç" yani kınından çekilmiş kılıç demektir.

Gelelim diğerlerine, yarak sözcüğü Eski Türkçede "silah 2. alet" demektir < yara- "yaramak, işe yaramak 2. işlemek" kökünden gelir. Yani kılıcı da kapsayan bir sözcüktür, dolayısıyla dalyarak aslında dalkılıç gibi "kılıcını kınından çekmiş, silahını hazırlamış, savaşa hazır, gözüpek" demektir. Ancak bugün nasıl ki argoda erkeklik organına "alet" deniyorsa, eski devirde de öñceleri argo olarak malum uzva yarak denmiştir, ancak zaman içinde özgün añlamı kullanımdan düşüp unutulunca yalñızca "erkeklik uzvu" añlamı kalmış, oysa diğer Türk Dillerinde hâlâ "silah 2. alet" añlamı yaşar. Yarak sözcüğünüñ añlamı değiştikten soñra dalyarak "erkeklik uzvu açıkta gezen, çıplak" añlamındaymış gibi algılanmış ve buradan esinlenmeyle çok daha soñraki dönemlerde daltaşak "çıplak taşak" sözü türetilmiştir.

Nişanyan'ıñ değinmediği bir sözcük daha var; daltaban. Bu sözcüğü açık ki "taban sallayan" olarak algılayamayız, çünkü taban sallanmaz. Bu sözcük açıktır ki "çıplak/yalıñ taban" yani "yalıñ ayak" demektir.

Peki dal sözü nasıl oluyor da "çıplak, yalıñ" añlamında oluyor, kökeni nedir? Öñcelikle bu sözü ağaçlardaki dal ile karıştırmayalım, o dal başka dal :)

Burada yapacağım kökenleme çıkarımı baña aittir, yañlışımı saptayan düzeltebilir. Öñcelikle bence *ta- "çıplak olmak, yalıñ olmak" diye bir ana kök olmalı. Bu kökten > *tal "çıplak, yalıñ" türemiş olmalıdır. Hatta belki buradan > tala- "soymak" > talan "soygun" türemesi olmuş diyebiliriz.

Aynı ana kökten > taz "başı çıplak olan" > daz "kel" > tazla- "kelleşmek" > tazlak "dazlak" türemesi olası gözüküyor.

Biraz zorlama gibi olacak ama belki taş "üzerinde ot vb. bitmeyen şey, yalıñsak madde" sözü de bu kökten geliyor olabilir(?) (bu soñ örnekte pek ısrarcı değilim). Tabii şöyle bir durum var, bugünkü taş sözcüğü aslında uzun a iledir yani > tâş. Daha da eski döneme, İlk Türkçe (Pre-Turkic) dönemine gidersek de bu sözcük *tâlç biçimindedir. Dal sözcüğü uzun a ile mi kısa a ile mi bilmiyorum, eğer kısa a ileyse taş için, bu kökten geliyor diyemeyiz. Bir de tala- eyleminiñ "ısırmak 2. tahriş etmek" añlamı var (ör: it dalaşı), meselâ koluñuzu, ayağıñızı duvara vb. sürttüñüz diyelim, bu sürtünmeden dolayı duvar koluñuzu/ayağıñızı dalar... Yani bu kökten > talan "tahrip etmek, bir yere saldırıp tarumar etmek" añlamında da olabilir.

Dolayısıyla kuşkulu/sallantılı olan tala- ile taş örneklerini dizelgeden çıkarsak da olur. Bu iki örnek devre dışı kalsa da *ta- "çıplak/yalıñ olmak" biçiminde bir ana kökü kurgulamak için elimizde taz "çıplak başlı" gibi bir örnek var. Yalñızca bu sağlam örnek ile de *ta- ana kökünden > *tal > dal "çıplak, yalıñ" sözüne ulaşabiliriz.
  • 10

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Re: Dalkalem

İletigönderen Oktay D. » 18 Eyl 2014, 16:01

daz < Eski Türkçe taz "kel" < İlk Türkçe *tar
> Macarca tar
> Moğolca tar balçi "kel baş, kartal"

dalaş-, talan < Eski Türkçe tala- "saldırmak" < İlk Türkçe *tala-
= Çuvaşça tula- (*) Türkmencedeki uzun ünlü kural dışı, yoksa Çuvaşçada çula- olurdu (*) veya Türkmencedeki uzunluk vurgusuz uzun ünlü kaynaklıdır?
= Moğolca tala-

taş/daş < Eski Türkçe tāş "taş" < İlk Türkçe *tāl(w)
= Çuvaşça çul < *tial
= Moğolca çilaġu < *tilaba < *tialba (*) Moğolcadaki biri yuvarlak olan iki ünlü arasındaki -ġ- sesi -b- sesinden gelmedir

Bu sözcükleriñ ışığında taş sözcüğü uzun ünlülü olduğu için diğer ikisiyle kesinlikle birleştirilemez. Ayrıca dalaş-/talan sözcükleriniñ kökü olan tala- "saldırmak" sözcüğü, "çıplaklık, yalıñlık" kavramıyla birleştirilemez bence. Geriye tek aday kalıyor: daz/taz.

Ancak bir başka aday da bence kartal sözcüğüdür. Bu sözcüğüñ Eski Türkçedeki kökeni bilinmiyor. Bence bu iki sözcükten oluşuyor: kar "uçan?" + tal "kel". Buradaki kar sözcüğü, bence birçok kuş adında bulunan bir öğe: karga, kargılaç "kırlangıç", kırlangıç~karlangıç, karguy~kırguy "atmaca", vb. Zaten kartallarıñ kelliği çoktan yansımış durumda Moğolcada İlk Türkçeden alıntı tar balçi "kartal" sözcüğü tam olarak taz baş "kel baş" ile denktir.

Usuma bir aday daha geliyor: taban~daban "ayak, ayağıñ alt tarafı". Bu sözcük Türkmencede dāban biçiminde uzun ünlülü. Ancak bu uzunluk yiñe kural dışı görünüyor çünkü Çuvaşçada tuban biçiminde. eğer ciddi olarak uzun ünlü olsaydı çuban olurdu. Belki de vurgusuz uzun ünlüdür. Bu sözcük, ayağı veya ayak tabanını ifâde ediyor, ki, zaten buna çıplaklık/yalıñlık atfedilebilir. Dahası Temirbek'iñ dediği gibi "yalıñ ayak" olayı var. Hatta daltaban sözcüğünü söylemişti!

Bu durumda İlk Türkçe *tar "daz, dazlak, kel", *kar tal "uçan kel", *tal "dal, çıplak", *taban "taban, ayak" sözcükleri añlamca ve biçimce örtüştükleri için birleştirilebilir: *ta- "çıplak/yalıñ olmak".
  • 8

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8310
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5431

Re: Dalkalem

İletigönderen Bi50likdaha » 18 Eyl 2014, 21:06

Kartal'ın büyümek yaşlanmak anlamıdanki karı- eyleminden gelme ihtimali var mı?
Sonuç olarak en büyük uçan canlı, belli saygı neticesinde böyle adlandırılmış olabilir mi?
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Re: Dalkalem

İletigönderen Oktay D. » 18 Eyl 2014, 21:11

karı- ile ilgili olsa bile -tal nedir? Ayrıca karıtal diye bir biçime denk gelmiyoruz. Oysa kar+ parçası birçok kuş adında geçiyor.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8310
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5431

Re: Dalkalem

İletigönderen Temirbek » 19 Eyl 2014, 10:30

Oktay belirtince usuma geldi, yazdığım halde fark etmemişim, evet taban da ilgili *ta- kökünden geliyor olabilir. Taban, aslen "ayağıñ altı" demektir ve malum ayak altı tüysüzdür, tani "çıplak/yalıñ".

Bir de bildiğimce Eski Moğolcada tarbalci "akbaba" demektir. Doğrudan doğruya Ana Türkçeden bir alıntıdır, çünkü Ana Türkçe *tarbâlç "kel kafa" sözcüğü günümüz Türkçesinde birebir > *dazbaş olur (tar > daz + bâlç > baş). Günümüz Moğolcasında akbaba'ya kısaca tas "kel, daz", kartal'a ise bürged diyorlar. Bu sözcük kimi Türk Dillerine de bürgüt, bürküt, bürket, berkut gibi biçimlerde alınmıştır.

Bence Oktay'ıñ yaklaşımı doğru, kartal sözcüğü *kar "uçan?" ile tal "çıplak 2. kel" bileşimi olabilir. Belki de ilk başlarda kartal "akbaba" añlamındaydı ancak zaman içinde bugünkü añlamına büründü denebilir. Türkçede kartal için karakuş da denir.

İlk Türkçede *- "yüksekte olmak 2. yükselmek 3. uçmak" gibi bir eylem olduğunu düşünüyorum, uzun a'lı olmalı diye düşünüyorum. Oktay'ıñ da yazdığı gibi Eski Türkçedeki birçok kuş adında bu kâr sözcüğü görülmektedir. Kurguladığım bu ana kök olan *-'dan geldiğini düşündüğüm birkaç örnek verelim. Oktay'ıñ da değindiği kâr "uçar?" ile ilgili tüm kuş adları; *kârtal, *kârlagaç "kırlangıç", *kârguy "atmaca", *kârçıgay "şahin" vb.

Bunlara ek olarak böyle bir kökten gelebilecek olanlar (? ile tabii); *kânat (kanat uzun a'lı mı bilmiyorum, olmayabilir de), *kân "yüksek mevkideki kişi 2. ulu kişi, han", *kâtun "kân eşi, yüksek mevkideki kadın"...

Bu kökü edilgen düşünürsek > kâl- "yükselmek" > kâlık "hava, gökyüzü" (Eski Türkçede vardır), kâlk- "yükselmek" (pekiştirme ekiyle), kâlkın- vb. gibi eylemleri de bu ana kökle birleştirebiliriz belki(?)
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Re: Dalkalem

İletigönderen Bi50likdaha » 19 Eyl 2014, 11:08

Karga'nın herhangi bir alakası yok değil mi bu "*kâ-" kökü ile. "Kara" sözcüğünden geliyor diye biliyorum ben, neredeyse her kültürde yavlığa alamet bir olan bir havyan için de uygun bir ad gibi.

Berkut, Bürküt özellikle Kuzey Türkçelerinde var sanırım, Ukrayna polisinin adıydı sanırım aynı zamanda.
Kâr sözcüğü o zaman "uçan herhangi bir şey" "uçan canlı" anlamında olmalı değil mi?

Kartala neden kel deniyor onu hiç bağdaştıramıyorum ama. Özellikle "kel kartal" ne alaka?
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Re: Dalkalem

İletigönderen Oktay D. » 19 Eyl 2014, 11:56

karga'nıñ kara'dan geldiği bir varsayımdan ibaret.

Bu arada kuş adlarında görülen kar parçasınıñ kısa a ile olduğu görülüyor. Çünkü uzun olsaydı, kartal değil kardal olurdu. Bu yüzden kar parçasınıñ *kāl- (yükselmek) ile ilişkili olmadığını görürüz. Ayrıca kanat sözcüğünüñ ilk hecesi kısadır.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8310
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5431

Re: Dalkalem

İletigönderen Bi50likdaha » 03 Eki 2014, 17:16

Oktay, bildiğim kadarı ile "toygar" Serçe demek.
Bu birleşik bir sözcük olabilir mi? Toy ve Gar olarak.
Gar'da senin önerdiğin "kar" sözcüğü olabilir mi?
Serçe için uygun bir ad oluyor çünkü toy+kar.
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Re: Dalkalem

İletigönderen Oktay D. » 03 Eki 2014, 20:57

Usa yatkın bence. toykar biçimini bulmakla bunu kanıtlayabiliriz bile! Ben bulamadım şimdilik.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8310
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5431


Dön Yeñi Kavramlar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

cron
Reputation System ©'