Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Ünsüz uyumu konusu

Yazım, söyleyiş kuralları üstüne bilgiler içerir.

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Oktay D. » 15 Oca 2012, 16:31

Bir de [Caferoğlu, 1998] kaynağını buldum, ancak Anadolu ağızlarındaki beñzeşmeleri ele almış yalñızca.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7834
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4287

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen ingichka » 18 Oca 2012, 14:52

Osmanlı zamanında eğitim almamış olan kişilerden de ekleri ünsüz uyumuna uymadan söyleyip yazanlarla karşılaşabiliyoruz. Belki keybir ağızlarda hâlâ bu şekilde devam ediyordur.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Temirbek » 16 Tem 2012, 13:31

Osmanlıcada  ekleriñ kalıplaşmış olarak tek biçimde yazılmasınıñ nedeni eringeçlik/kolaycılıktır. Geçmiş öy eki bugünkü gibi /-DU/ biçiminde değil sabit olarak /-di/ yazılırdı, /-CÜ/ eki de sabit olarak /-ci/ yazılırdı vb. Ancak okunurken böyle sesletilmezdi. Yöreye ve kişiye göre sesletilirdi. Yani ekmekci, sütci yazılırdı ancak okurken "ekmekçi", "sütçü" okunurdu. Kendinizden sınayıñız "sütci" demek mi daha kolay, Türkçe sesletime uygun yoksa "sütçü" demek mi? Osmanlıcada "tohumci" yazılırdı ama böyle dönme Türkçesi(!) gibi okunmaz, okurken "tohumcu" okunurdu.

Geçmiş öy eki de böyleyi, "yapdi" yazılırdı "yaptı" okunurdu. Yine kendinizden sınayıñ, "yapdi" mi denmelidir? Ya da "yapdı" mı? Bir de "yaptı" deyiñiz, hañgısınıñ Türkçeniñ sesletimine uygun olduğunu añlayacaksıñızdır.

Osmanlıcada yalñıca "yazım" ölçünlü ve eringeçliğe göreydi, sesletirken/okurken herkes kendi şivesine göre okurdu. Mesela benim babam hâlâ Yörük ağzıyla konuşur. Gitti yazar ama konuşurken "kitti" der, hiç añlamayan da çıkmadı bugüne dek :)

Osmanlıcada Arapça sözler de aynen Arapçadaki gibi yazılırdı e bu sözcükler Türkçede olmayan hafleri de içerebilirdi, peltek s, peltek z, ayın, hı, sad vb. gibi. Bu sözcükler de okunurken Türkçedeki gibi sesletilirdi, örneğin peltek s'yi okuyan bir Türk aynen Aeap gibi peltek s çıkarmazdı, bildiğimiz  ile okurdu. Bu durum ha'lar hı'lar vb. için de geçerliydi. Aynı durum kef-i nun (ard damak n'si) için de geçerliydi, Osmanlıcada söz gelimi "yeñi" yazılırdı ancak bunu okuyan bir İstanbul Türk'ü ise "deniz" okurdu, olağan n ile, ancak okuyan Yörük/Türkmen ise "deñiz" okurdu ki Yörük/Türkmenler hâlâ deñiz der, yeñi der, alañ der, deñiziñ der vb. Demeli, yazım ne olursa olsun herkes kendi ağız özelliklerini korumaktadır. Yine babamdam örnek verecek olursam adam "deniz" yazısına bakar ancak "deñiz" okur :) Osmanlıca da böyleydi, "ayın" harfli "aşk" sözcüğünü kimse Arap gibi "ayın çıkartarak" okumazdı, bugünkü gibi "aşk" okunurdu.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1127

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Temirbek » 16 Tem 2012, 13:35

Osmanlıcada söz gelimi "yeñi" yazılırdı ancak bunu okuyan bir İstanbul Türk'ü ise "deniz" okurdu, olağan n ile, ancak


Osmanlıcada söz gelimi "yeñi" yazılırdı ancak bunu okuyan bir İstanbul Türk'ü ise "yeni" okurdu, olağan n ile.

Olacak.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1127

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen ingichka » 16 Tem 2012, 14:20

Temirbek yazdı:Osmanlıcada  ekleriñ kalıplaşmış olarak tek biçimde yazılmasınıñ nedeni eringeçlik/kolaycılıktır. Geçmiş öy eki bugünkü gibi /-DU/ biçiminde değil sabit olarak /-di/ yazılırdı, /-CÜ/ eki de sabit olarak /-ci/ yazılırdı vb. Ancak okunurken böyle sesletilmezdi. Yöreye ve kişiye göre sesletilirdi. Yani ekmekci, sütci yazılırdı ancak okurken "ekmekçi", "sütçü" okunurdu. Kendinizden sınayıñız "sütci" demek mi daha kolay, Türkçe sesletime uygun yoksa "sütçü" demek mi? Osmanlıcada "tohumci" yazılırdı ama böyle dönme Türkçesi(!) gibi okunmaz, okurken "tohumcu" okunurdu.

Geçmiş öy eki de böyleyi, "yapdi" yazılırdı "yaptı" okunurdu. Yine kendinizden sınayıñ, "yapdi" mi denmelidir? Ya da "yapdı" mı? Bir de "yaptı" deyiñiz, hañgısınıñ Türkçeniñ sesletimine uygun olduğunu añlayacaksıñızdır.

Osmanlıcada yalñıca "yazım" ölçünlü ve eringeçliğe göreydi, sesletirken/okurken herkes kendi şivesine göre okurdu. Mesela benim babam hâlâ Yörük ağzıyla konuşur. Gitti yazar ama konuşurken "kitti" der, hiç añlamayan da çıkmadı bugüne dek :)

Osmanlıcada Arapça sözler de aynen Arapçadaki gibi yazılırdı e bu sözcükler Türkçede olmayan hafleri de içerebilirdi, peltek s, peltek z, ayın, hı, sad vb. gibi. Bu sözcükler de okunurken Türkçedeki gibi sesletilirdi, örneğin peltek s'yi okuyan bir Türk aynen Aeap gibi peltek s çıkarmazdı, bildiğimiz  ile okurdu. Bu durum ha'lar hı'lar vb. için de geçerliydi. Aynı durum kef-i nun (ard damak n'si) için de geçerliydi, Osmanlıcada söz gelimi "yeñi" yazılırdı ancak bunu okuyan bir İstanbul Türk'ü ise "deniz" okurdu, olağan n ile, ancak okuyan Yörük/Türkmen ise "deñiz" okurdu ki Yörük/Türkmenler hâlâ deñiz der, yeñi der, alañ der, deñiziñ der vb. Demeli, yazım ne olursa olsun herkes kendi ağız özelliklerini korumaktadır. Yine babamdam örnek verecek olursam adam "deniz" yazısına bakar ancak "deñiz" okur :) Osmanlıca da böyleydi, "ayın" harfli "aşk" sözcüğünü kimse Arap gibi "ayın çıkartarak" okumazdı, bugünkü gibi "aşk" okunurdu.
Siz tohumci (dönmə türkcəsi) gibi oqunmaz demişsiniz de Arapça y harfi ı da i de oquna bilən bir harfdir (tohumcı oqunuşu normaldır); dahası bu əkin böylə tək və ya iki şəkilli yazılması hatta oqunması türkcənin əski dönəmlərindən buyan Türk ləhcələrində bulunan bir özəllikdir. "Yaptı" yerinə "yapdı" deyən və hatta yazan çoq kişi gördüm. Biz əgər "yaptım" şəklində bunu təlaffuz ediyorsaq ölçünlü dilə uymaya çalışmamızdan dolayıdır.  Onsuz da Azərbaycan və Türkmən Türkcələrində böylə bir uyum bulunmamaqdadır. Pəltək s Türkiyə Türkcəsində yoqdur faqat hı harfi ilə təmsil edilən sərt h (x) səsi Anadolu ağızlarında bulunmaqdadır ma Osmanlı kəzində bu səsin təlaffuz edildiyinə dair bəlirtilər vardır (örnəyin Redhouse bu səsi kh ilə göstərmişdir biraq pəltək s'ləri göstərməmişdir.)
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Temirbek » 18 Tem 2012, 15:57

ingichka yazdı:Siz tohumci (dönmə türkcəsi) gibi oqunmaz demişsiniz de Arapça y harfi ı da i de oquna bilən bir harfdir (tohumcı oqunuşu normaldır); dahası bu əkin böylə tək və ya iki şəkilli yazılması hatta oqunması türkcənin əski dönəmlərindən buyan Türk ləhcələrində bulunan bir özəllikdir. "Yaptı" yerinə "yapdı" deyən və hatta yazan çoq kişi gördüm. Biz əgər "yaptım" şəklində bunu təlaffuz ediyorsaq ölçünlü dilə uymaya çalışmamızdan dolayıdır.  Onsuz da Azərbaycan və Türkmən Türkcələrində böylə bir uyum bulunmamaqdadır. Pəltək s Türkiyə Türkcəsində yoqdur faqat hı harfi ilə təmsil edilən sərt h (x) səsi Anadolu ağızlarında bulunmaqdadır ma Osmanlı kəzində bu səsin təlaffuz edildiyinə dair bəlirtilər vardır (örnəyin Redhouse bu səsi kh ilə göstərmişdir biraq pəltək s'ləri göstərməmişdir.)


Azêrbaycan ile Türkmenistan Türkçeleriniñ yazımında da eskidên Arap tabanlı abece (elifba) kullanılıyordu, bu nedênle onlar da aynı kolay yazım yöñdemine başvurmuş olabilirlêr.

Azêrbaycan ve kimi Anadolu ağızlarında x (kh) sesiniñ olmasınıñ nedeni Farsça/Arapça etkisidir. Örñeğin Azêricedên çok daha "öz" bir Türkçe olan Ege, Akdeñiz Yörük ağızlarında x sesi yoktur, Türkmêncede de yoktur. Azêrice üzerindeki Farsça etkisi büyüktür, özellikle seslêrde. Azêricede x'niñ olması ve ñ'niñ olmaması muhtemelen Farsça etkisine bağlıdır. Azêriceniñ ağızlarında da Türkçeniñ damgası diyebileceğimiz ñ sesi yoktur, oysa Yörük ağızlarında ve tüm Türk Dillerinde ñ sesi bulunur ve çok önemli bir sestir.

Diyeceğim, çoğu konuda (özellikle sesler) Azêriceyi döz alamayız. Geçmiş öy ekiniñ yazımı konusunda da ne Azêrice ne Osmanlıca bizi bağlamamalıdır, eñ eski yazılı belgelerimize bakarız ve orada da ses uyumuna göre /-di/ ekniñ /-ti/ biçiminde yazıldığını görürüz; "Teñriteg Teñride bolmış Türk Bilge Kağan, bu ödke olurm" gibi, /r/ sert sessiz olduğu için, geçmiş öy eki "olurdım" (oturdım) biçimde değil olurtım (oturtum) biçiminde yazılmıştır. Bence bugün de oturdum değil oturtum yazılmalıdır. Kazakça, Kırgızca, Tıvaca, Altayca gibi görece daha "öz" olan Türk Dilleriniñ tümünde de böyledir.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1127

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Kuşhan » 18 Tem 2012, 17:05

Temirbek yazdı:Azêrbaycan ile Türkmenistan Türkçeleriniñ yazımında da eskidên Arap tabanlı abece (elifba) kullanılıyordu, bu nedênle onlar da aynı kolay yazım yöñdemine başvurmuş olabilirlêr.

Azêrbaycan ve kimi Anadolu ağızlarında x (kh) sesiniñ olmasınıñ nedeni Farsça/Arapça etkisidir. Örñeğin Azêricedên çok daha "öz" bir Türkçe olan Ege, Akdeñiz Yörük ağızlarında x sesi yoktur, Türkmêncede de yoktur. Azêrice üzerindeki Farsça etkisi büyüktür, özellikle seslêrde. Azêricede x'niñ olması ve ñ'niñ olmaması muhtemelen Farsça etkisine bağlıdır. Azêriceniñ ağızlarında da Türkçeniñ damgası diyebileceğimiz ñ sesi yoktur, oysa Yörük ağızlarında ve tüm Türk Dillerinde ñ sesi bulunur ve çok önemli bir sestir.

Diyeceğim, çoğu konuda (özellikle sesler) Azêriceyi döz alamayız. Geçmiş öy ekiniñ yazımı konusunda da ne Azêrice ne Osmanlıca bizi bağlamamalıdır, eñ eski yazılı belgelerimize bakarız ve orada da ses uyumuna göre /-di/ ekniñ /-ti/ biçiminde yazıldığını görürüz; "Teñriteg Teñride bolmış Türk Bilge Kağan, bu ödke olurm" gibi, /r/ sert sessiz olduğu için, geçmiş öy eki "olurdım" (oturdım) biçimde değil olurtım (oturtum) biçiminde yazılmıştır. Bence bugün de oturdum değil oturtum yazılmalıdır. Kazakça, Kırgızca, Tıvaca, Altayca gibi görece daha "öz" olan Türk Dilleriniñ tümünde de böyledir.


Ben de katılıyorum. Döz alırken çet dillerin etkisinde kalmayıp öz kalanları kullanmalıyız.
  • 0

Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen ingichka » 18 Tem 2012, 17:51

Temirbek yazdı:Azêrbaycan ile Türkmenistan Türkçeleriniñ yazımında da eskidên Arap tabanlı abece (elifba) kullanılıyordu, bu nedênle onlar da aynı kolay yazım yöñdemine başvurmuş olabilirlêr.

Azêrbaycan ve kimi Anadolu ağızlarında x (kh) sesiniñ olmasınıñ nedeni Farsça/Arapça etkisidir. Örñeğin Azêricedên çok daha "öz" bir Türkçe olan Ege, Akdeñiz Yörük ağızlarında x sesi yoktur, Türkmêncede de yoktur. Azêrice üzerindeki Farsça etkisi büyüktür, özellikle seslêrde. Azêricede x'niñ olması ve ñ'niñ olmaması muhtemelen Farsça etkisine bağlıdır. Azêriceniñ ağızlarında da Türkçeniñ damgası diyebileceğimiz ñ sesi yoktur, oysa Yörük ağızlarında ve tüm Türk Dillerinde ñ sesi bulunur ve çok önemli bir sestir.

Diyeceğim, çoğu konuda (özellikle sesler) Azêriceyi döz alamayız. Geçmiş öy ekiniñ yazımı konusunda da ne Azêrice ne Osmanlıca bizi bağlamamalıdır, eñ eski yazılı belgelerimize bakarız ve orada da ses uyumuna göre /-di/ ekniñ /-ti/ biçiminde yazıldığını görürüz; "Teñriteg Teñride bolmış Türk Bilge Kağan, bu ödke olurm" gibi, /r/ sert sessiz olduğu için, geçmiş öy eki "olurdım" (oturdım) biçimde değil olurtım (oturtum) biçiminde yazılmıştır. Bence bugün de oturdum değil oturtum yazılmalıdır. Kazakça, Kırgızca, Tıvaca, Altayca gibi görece daha "öz" olan Türk Dilleriniñ tümünde de böyledir.
Türkiyə'də uygulanmış olan yanlış dil politikalarını kabul etməmək için qılıf uydurmaya çalışıyorsunuz sanıyorum. Sərt x səsi əski uyğur türkcəsi dönəmində də vardı. Bunu da Arabca/Farsca etkisinəmi bağlayacaqsınız? Bu məsələlərə siyasi düşüncələrlə yaqlaşmayı bıraqın. Atatürk dönəmində ma onu takib edən dönəmdə çoq xatalar yapıldı. Bunu qabul etməmək için işi yoquşa sürməyə qalqıyorsunuz. Azərbaycan türkcəsinin ağızlarında nazal ñ səsi bulunmaz derkən görən də Azərbaycan ağızları sahasında araşdırma yapdığınızı falan sana bilir halbuki nə qaynaq göstərmişsiniz nə də yazdığınız bilginin doğruluğunu kontrol etmişsiniz. Buyrun:
(Çıqış türkümü)
4. Sağır ň sesi Doğu grubu ağızlarında bulunmaz.

(Batış türkümü)
1. Sağır ň sesi Batı grubu ağızlarında oldukça yaygındır: dəmərsəň, öyüň,
çıxardıň, üzüňü, oňa, yeyiň gibi.

(Dəmirqazıq türkümü)
2. Sağır ň ünsüzünün Kuzey grubu ağızlarında ortadan kalkar yerini ünlüler alır:
əlıaã, əlıĭ, didĭz/didıĭz, balaãzı gibi.

(Günorta türkümü)
2. Bazı ünlülerin burundan teşekkül ettiği görülür: cibıã, dədâ, əvıĭ, əlĭ, közǔ vb.
http://turkoloji.cu.edu.tr/CAGDAS%20TURK%20LEHCELERI/erdal_karaman_azerbaycan_agizlari_uzerine.pdf
Osmanlıca bizi imlada nədən bağlamazmış? Azərbaycan ma Türkmən gibi oğuz türkümü ləhcələrində görülən geçmiş çağ əki hər kəzdə -DI şəklində isə (Türkmən türkcəsində ünsüz uyumu bulunmayıb bazı səs bənzəşmələri vardır: geldi yazılıb gelli oqunması gibi faqat bu farqlı bir durumdur) bizdə də Osmanlı dönəmində bu ək bu şəkildə yazılmışsa Osmanlı imlası bizi ilgiləndirməz deyib arqasından da qalqıb Qıpçaq türkümü ləhcələrini misal gətirməniz təzad bir durumdur.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Engin » 18 Tem 2012, 22:11

Bir dilde gerçekleşen ses olaylarının yazıda yansıtılması yanlış falan değildir. Bazı yazımlar daha tutucudur ve zamanla gelişen ses değişimlerini yazıda göstermez (İngilizce, Fransızca gibi), bazıları ise konuşma diline daha yakın bir yazım kullanır (Türkçe, İtalyanca gibi). Bu bir bakıma "tercih" meselesidir. Atatürk dönemi ve sonrasında dil alanında gayet tabii olarak yanlışlar yapılmıştır, kimsenin bunlara kılıf uydurmasına gerek yok ancak bu konu onlara dahil değildir.

Bazı Anadolu ağızlarında ünsüz uyumu yok diye Türkiye Türkçesi ağızlarının hiçbirinde yok demek doğru değildir, ki ünsüz uyumu birçok Türk dilinde vardır.

Temirbek yazdı:Geçmiş öy ekiniñ yazımı konusunda da ne Azêrice ne Osmanlıca bizi bağlamamalıdır, eñ eski yazılı belgelerimize bakarız ve orada da ses uyumuna göre /-di/ ekniñ /-ti/ biçiminde yazıldığını görürüz; "Teñriteg Teñride bolmış Türk Bilge Kağan, bu ödke olurm" gibi, /r/ sert sessiz olduğu için, geçmiş öy eki "olurdım" (oturdım) biçimde değil olurtım (oturtum) biçiminde yazılmıştır. Bence bugün de oturdum değil oturtum yazılmalıdır.


/r/ sesi ne zamandır ötümsüz (sert) bir ünsüz sayılır?
  • 0

Üyelik görseli
Engin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 605
Katılım: 28 Mar 2010, 01:16
Konum: Almanya
Değerleme: 14

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen ingichka » 19 Tem 2012, 00:07

Engin yazdı:Bir dilde gerçekleşen ses olaylarının yazıda yansıtılması yanlış falan değildir. Bazı yazımlar daha tutucudur ve zamanla gelişen ses değişimlerini yazıda göstermez (İngilizce, Fransızca gibi), bazıları ise konuşma diline daha yakın bir yazım kullanır (Türkçe, İtalyanca gibi). Bu bir bakıma "tercih" meselesidir. Atatürk dönemi ve sonrasında dil alanında gayet tabii olarak yanlışlar yapılmıştır, kimsenin bunlara kılıf uydurmasına gerek yok ancak bu konu onlara dahil değildir.

Bazı Anadolu ağızlarında ünsüz uyumu yok diye Türkiye Türkçesi ağızlarının hiçbirinde yok demek doğru değildir, ki ünsüz uyumu birçok Türk dilinde vardır.

/r/ sesi ne zamandır ötümsüz (sert) bir ünsüz sayılır?
Redhouse'un ha ma he harfi için h, sin/sad/se için s/ss qullanması buna muqabil xı için kh harf çiftini qullanması; Cumhuriyətdən həmən öncə yiğirmi şəklində təlaffuz edilən sözün birdən yirmi şəklinə dönməsi bana durumun pək zamanla dəyişən səs özəlliklərinin yazıya yansıtılması şəklində olmadığı izlənimi veriyor. Dahası Dr. Rıza Nur Osmanlı ricalindən biri olaraq  DIR əkinə TIR denilməsini ələşdirmişdir. Bu kişi hər nə qadar Atatürk haqqında ağır sözlər qaləmə almışsa da tahsilli bir yazıcıdır; 14 cildlik Türk tarixi yazmışdır. Böylə bir qonuda sallamış olması bana pək ihtimal daxilində gözükmüyor. Yazı dili qonuşma dilinə yaqlaşdırılmışsa bilə Mustafa Kamalin qonuşma dilinə yaqlaşdırılmış ola bilir; xalqın dilinə deyil.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Kuşhan » 19 Tem 2012, 17:37

ingichka yazdı:Redhouse'un ha ma he harfi için h, sin/sad/se için s/ss qullanması buna muqabil xı için kh harf çiftini qullanması; Cumhuriyətdən həmən öncə yiğirmi şəklində təlaffuz edilən sözün birdən yirmi şəklinə dönməsi bana durumun pək zamanla dəyişən səs özəlliklərinin yazıya yansıtılması şəklində olmadığı izlənimi veriyor. Dahası Dr. Rıza Nur Osmanlı ricalindən biri olaraq  DIR əkinə TIR denilməsini ələşdirmişdir. Bu kişi hər nə qadar Atatürk haqqında ağır sözlər qaləmə almışsa da tahsilli bir yazıcıdır; 14 cildlik Türk tarixi yazmışdır. Böylə bir qonuda sallamış olması bana pək ihtimal daxilində gözükmüyor. Yazı dili qonuşma dilinə yaqlaşdırılmışsa bilə Mustafa Kamalin qonuşma dilinə yaqlaşdırılmış ola bilir; xalqın dilinə deyil.


Yazı dili herhangi bir yörenin değil karma bir dildir. Xı sesi Rumeli, batı ve çoğu orta Anadolu ağızlarında yoktur benim bildiğim. Türkçenin de birincil seslerinden olmadığı için yazı diline alınmaması olağandır.
  • 0

Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen ingichka » 19 Tem 2012, 18:45

Kuşhan yazdı:Yazı dili herhangi bir yörenin değil karma bir dildir. Xı sesi Rumeli, batı ve çoğu orta Anadolu ağızlarında yoktur benim bildiğim. Türkçenin de birincil seslerinden olmadığı için yazı diline alınmaması olağandır.
Qarma dilmi? Böylə bir şey yoq. İddia edilən odur ki Türkiyə Türkcəsinin ölçünlü dili İstanbul ağzına dayalıdır. Amma o da şübhəli. Və dünyanın bir talay ülkəsində yazı dili çoğunluqla bir ağıza yahud da ləhcəyə dayalıdır.
  • 0

Üyelik görseli
ingichka
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2242
Katılım: 01 Oca 2008, 14:33
Konum: istanbul
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen D. Can Aktan » 19 Tem 2012, 19:17

Kuşhan yazdı:Yazı dili herhangi bir yörenin değil karma bir dildir. Xı sesi Rumeli, batı ve çoğu orta Anadolu ağızlarında yoktur benim bildiğim. Türkçenin de birincil seslerinden olmadığı için yazı diline alınmaması olağandır.


Yazı dili ağızların karması olan diller vardır, ancak dillerin çoğunun yazı dili bir ağza ya da lehçeye dayanır. Türkiye Türkçesinin ölçünlü dilinin İstanbul ağzına dayandığı söylenir. Ama ingichka'nın dediği gibi o da şüpheli.
  • 0

Üyelik görseli
D. Can Aktan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 479
Katılım: 16 Ara 2008, 20:30
Konum: Ankara
Değerleme: 21

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Kuşhan » 19 Tem 2012, 21:03

D. Can Aktan yazdı:Yazı dili ağızların karması olan diller vardır, ancak dillerin çoğunun yazı dili bir ağza ya da lehçeye dayanır. Türkiye Türkçesinin ölçünlü dilinin İstanbul ağzına dayandığı söylenir. Ama ingichka'nın dediği gibi o da şüpheli.


Karma dediysek de her ağızdan eşit ağırlıkta bir karma demedim. Karmanın çoğunluğu İstanbul Ağzı doğaldır ki.
  • 0

Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Ynt: Ünsüz uyumu konusu

İletigönderen Engin » 19 Tem 2012, 21:48

Kuşhan'ın dediği pek yanlış değil. Yazı dili büyük oranda İstanbul ağzına dayansa da Türkiye Türkçesinin sözvarlığı biraz "ağızlar karması"dır, bu da çoğunlukla "Dil Devrimi" sayesinde olmuştur.
  • 0

Üyelik görseli
Engin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 605
Katılım: 28 Mar 2010, 01:16
Konum: Almanya
Değerleme: 14

ÖncekiSoñraki

Dön Yazım, söyleyiş kuralları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'