Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Ana Türkçe tek heceli miydi?

Dil üzerine yaptığıñız araştırmaları, kişisel çalışmaları içerir.

Ana Türkçe tek heceli miydi?

İletigönderen Algan Batur » 28 Mar 2020, 23:20

Biliyorum, Türkçe eklemeli bir dildir ancak bir takım araştırmalarımda karşılaştıklarıma bakarak Ana Türkçe'nin belki de tek heceli bir dil olduğunu düşündüm.

Çağdaş Türkçe'de tek hecelilik etkisi:

1- Bir kaç harften oluşan kökler.
2-Farsça'nın aksine bir kaç harften oluşan kökler. (Far= -vâr) (Tür=-li/-lı) örn. Ümitvâr = Ümitli
Örnekler
Eçim kagan birle ilgerü yaşıl ögüz şantung yazıka tegi süledimiz
Eçi- Ka- Bir- İl- Yaşıl Ögüz (çince) Yaz- Teg- Sü-


İşte gördüğünüz gibi çoğu kök bir kaç harfli

Ayrıca işte İskit Essik Kurganıngan çıkan yazıtı okumaya çalışan bir bilimadamının okuduğu yazı:

“Ögün an onuyu öcü ok, ub-oz uç esitiz oz-ötü onuy oy ekiç ekil alız at”

Bu tüm kanıtlar ve dahası bana Ana Türkçe yahut Ana Altayca'nın tek heceli bir dil olabileceğini düşündürüyor. Ayrıca tüm insanlık Afrika'dan çıktığına göre Afrika dillerinin de incelenmesini öneriyorum. Aramızda Türkolog varsa yanıt verebilir mi?
  • 0

Asırlar bize yaştır,
Kemal ülküye baştır.
Bize yol göster Kemal,
Anayurda ulaştır.
Üyelik görseli
Algan Batur
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 354
Katılım: 19 Mar 2020, 21:02
Değerleme: 26

Ynt: Ana Türkçe tek heceli miydi?

İletigönderen Oktay D. » 29 Mar 2020, 17:15

Dillerde belli bir dönemde tek heceli sözcükleriñ yüksek olması, ondan önce öyle olduğu añlamına gelmiyor çoğunlukla.

Örneğin günümüzde tek heceli olduğunu bildiğimiz birçok kök özünde iki hecelidir, ancak vurgusuz olan ikinci heceleri Ana Türkçe döneminde düşmüştür:

Eski Türkçe er (erkek) < İlk Türkçe *ere, Moğolca ere
Eski Türkçe eb (ev, çadır) < İlk Türkçe ebe, Moğolca eġüde (çadır kapısı) < *ebede {ba>ġU}
Eski Türkçe ab— (toplamak) < İlk Türkçe aba—, Moğolca aġu-lja— (toplaşmak) < *aba-lja— {ba>ġU}
Eski Türkçe at (beygir, iğdiş hayvan) < İlk Türkçe *hakta, Moğol agta, Mançu akta
Eski Türkçe otur— (biçmek, kesmek) < İlk Türke *okto, Moğol oktara—/oktal—, Mançu oktala—
Eski Türkçe bat— (batmak, içine girmek) < İlk Türkçe *bakta—, Moğol bagta—, Mançu bakta
Eski Türkçe bus— (pusmak) < İlk Türkçe *buksı—, Moğol bugsi—, Mançu buksi
Eski Türkçe es— (esmek) < İlk Türkçe *hepsi—, Moğol ebsiye
...

Bunlardan çok örnek var, şimdilik aklıma bunlar geldi.
  • 5

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6039

Ynt: Ana Türkçe tek heceli miydi?

İletigönderen Algan Batur » 29 Mar 2020, 17:18

Vay be bu kökleri bilmiyordum. Biliminsanları bunlara nasıl ulaşıyor? Yazılı kaynak yok.
  • 0

Asırlar bize yaştır,
Kemal ülküye baştır.
Bize yol göster Kemal,
Anayurda ulaştır.
Üyelik görseli
Algan Batur
Algan Batur
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 354
Katılım: 19 Mar 2020, 21:02
Değerleme: 26

Ynt: Ana Türkçe tek heceli miydi?

İletigönderen Oktay D. » 29 Mar 2020, 17:29

Talat Tekin'iñ "İlk Türkçede Ünsüz Yitimi" adlı makalesinden başlayabilirsiñiz. Géñellikle Altaybilimcilerinden Poppe, Ramstedt, Starostin, Vovin gibileriniñ makalelerine göz atıñ, onlar daha toparlayıcı olarak bunlardan söz éderler. Ayrıca kimileyin tek tek yalñızca bir-iki sözcüğü irdeleyip koñuya katkı vérilmiş bir sürü makale de var, onlara da bu kişileriñ göndergeleriyle ulaşırsıñız. Özellikle 50-60 yıl öñcesiniñ makalelerinde bu koñular daha hararetli olarak tartışılmış.

Bunlara ulaşmak için karşılaştırmalı dilbilimi yöntemleri uygulanıyor. O köküñ türevlerini tutarı bir biçimde inceliyorsuñuz, soñuçta hepsi ortak bir köke gidiyor olacak. Örneğin yak— (alevlendirmek), yan— (alevlenmek), yal— (alevlemek), yaşu— (ışımak), yaru— (parlamak) gibi sözcükler size İlk Türkçe bir *ya— (parlamak, parlak olmak) kökü olduğunu söylüyor.
  • 3

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6039

Ynt: Ana Türkçe tek heceli miydi?

İletigönderen AEAYN » 23 Ağu 2020, 21:40

Evet bencede öyleydi. Örnegin 6000 yıl önce yazılan bir cümleyi çözmek için dilbilimciler yıllarca uğraşırlar, bulunan çözümler kesin değildir şüphelidir çünkü bu cümlenin devamı olan dil çok değişmistir. Binlerce yıl önceTürkçe cümle yapısı şimdiki gibi değildi. Binlerce yıl önceki Türk dili daha zengindi. Kelimeler bir milletten baska bir millete geçince anlam değiştirebiliyor. Mesela Dövmek kelimesi baska bir millette geçince savas anlamına sokulabiliyor, telafuzuda değişiyor, başına sonuna ekler alarak yeni bir kelime ortaya çıkıyor. Bu kelime başka dillerde savaşmak, yenmek, zafer kazanmak, ezmek, garip olmak, ehlileştirmek vb anlamlara sokulabilir. Arapcada aynı kelime onlarca kabile arasında yüzlerce yıl içinde farklı anlamlara sokulmus araplar dil olarak birlesince ortaya çok zengin bir dil çıkmış. Arapça Harap kelimesi ile Harp kelimesi aynı kelimenin farklı kabileler arasındaki telafuz ve anlam değişiminden ibarettir. Arapça Halef ile ingilizce Half kelimeleri bence aynıdır. İngilizce Half yarım demektir yani bir nesnenin ikiye bölünmesi, ikiye ayrılan bir nesnenin ilk yarısını birincil kabul edersek diģer yarısı onun devamıdır yani halefidir. Ozaman biz halef yada varis kelimelerinin yerine ikiz kelimesini kullanabiliriz.
  • 0

AEAYN
Sesli Yeñi Üye
Sesli Yeñi Üye
 
İleti: 2
Katılım: 23 Ağu 2020, 19:23
Değerleme: 0


Dön Bilimsel araştırmalar, kişisel çalışmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

cron
Reputation System ©'