2. bét (Toplam 2 bét)

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 24 Oca 2009, 17:24
gönderen metehan
yeşil  Tü  [UyS, Kaş xi] yaşıl taze bitki rengi  < Tü yaş körpe, taze, nemli, yeşil " yaş1 

*yeşilin kökü yaştır  yaş;taze, yeni, bayat olmayan  yaşıl;taze bitki rengi, taze olan, yeni olan şey, renk ...

görüldüğü gibi "ıl" takısı sözcükle bileşik bir ek değil."ıl" takısının sözcüğe kattığı anlam farklı.

kızıl  Tü  [Or, Uy, Kaş viii] kızıl/kızgıl kırmızı  < Tü kız- " kız- 
kızıl da kızarmaktan gelir, kızıl;kızmış, kızarmış, ateş rengini almış...

yani; kızarmış olan, ateş gibi olmuş....kırmızı

burda da görülüyor ki "ıl" ekinin işlevi farklıdır.

güzel  Tü?  [DK xiv] gözel ; [Çağ xv] küzel ; [Arg xvi] güzel ; [Kırg ] közöl a.a. 
güzel de büyük olasılıkla "göz" den gelir.

gözel; göze hoş gelen, hoşa giden....güzel

buradaki "el" ekinin de görüldüğü gibi sözcüğe kattığı anlam diğerleri gibidir.

sonuç olarak; bu ekler kullanıldıkları sözcüklerle bileşik değildir, aksine kullanıldığı sözcüğe yeni bir anlam katan eklerdir.Hepsinin sözcüğe kattığı anlam aynıdır.

eklendikleri sözcüklere, kendi anlamlarıyla ilişkili olarak sıfat/nitelik özelliği katarlar...

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 24 Oca 2009, 18:56
gönderen Oktay D.
Şimdi buradaki eklerinğ ne olduğunu kestiremiyoruz sorun bu. Örneğin burada +el ile +ıl farklı eklerdir. Ancak bileşik oldukları düşünüldüğünde sadece -l kısmı ortak olabilir. Burada aradaki /ı/ ve /e/ sesleri de ayrı bir ek olabilir. Ancak sorun, bundan emin olamamız. Emin olmak için *göze-, ?yaşı- gibi ara biçimlerinğ ilgili kullanımlarını bulmalıyız.

*göze- eylemi kuramsal olarak vardır, çünkü ettirgen biçimi olan gözet-, adlığı gözet+le-, vs. Türçede bulunur. Ancak ilgili bir anğlam bulmalıyız.

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 24 Oca 2009, 19:22
gönderen metehan
ara harflerin kullanımlarını aramaya gerek yok bence.çünkü bu sözcükler eski türkçe.aynı kalıbı kullanarak sözcük türetmemiz çok doğal.
büyük ünlü uyumunu göz ardı etmemek gerekir.
ayrıca zamanla değişime uğramış bu ekler örneğin yaşıldan yeşil olmuş ara harfler değişim geçirmiş.şuan kullanılan haliyle eski kalıplarını değrlendirmek yanlış olur.

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 25 Oca 2009, 01:21
gönderen Oktay D.
Aynı kalıbı derken? Buradaki kalıbı biliyor muyuz ki? Ben bu sözcüklerin kökenlerininğ bilinmediğini söylüyorum. Henüz bu sözcüklerde ek ayrımını yapamıyoruz ki. Eğer sözcük daha eskin bir biçime iye değilse, dediğim iki kökenlemeden biri doğru olur. Ancak ikisi için de hiçbir ipuca yok.

Bu arada ara harflerinğ "kullanımı" söz konusu edilmedi. Dediğinğize bir anğlam veremedim. Ayrıca ekinğ değişime uğradığını söylüyorsunğuz? Ben hiçbir değişiklik göremiyorum?

Bu arada ben şu anki halini mi değerlendirdim? Ben tüm iletilerimde sadece ve sadece eski Türkçe sözcüklerden söz ettiğimi anğımsıyorum.

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 25 Oca 2009, 16:23
gönderen Gökhan81
Genelagda gezinirken düsgeldigim birkac sözcük oldu. 'Ölümcül sözcügünün yaninda birincil, ikincil... gibi kullanimlari da görmek olagan.. Bunlarin tümü yanlis türetimin yapitlari midir..? Eskin örnekler elle tutulur coklukta olmasa da, gönül bu eklerin Türkce olmasindan yana..  :)

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 17 Tem 2009, 17:53
gönderen Koçak
Esenlikler,

Ağıl ile oğul sözcükleri için ne düşünüyorsunuz? Aradığımız sözcükler olabilir mi acaba?

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 17 Tem 2009, 22:17
gönderen Oktay D.
oğul < *oğ- "rasgelmek" -l (eylemden ad yapıcı)

Bu kökten
uğra- "bir yere denk gelmek, şans getirmek" < uğur "denk gelme, şans" < Eski Türkçe oğur/uğur "şans, denk gelen zaman" < *oğ-
ve birkaç örnek daha vardır.

Ynt: +sAl eki uydurma mı?

İletiGönderilme zamanı: 20 Kas 2011, 15:44
gönderen ingichka
Oktay D. yazdı:Sözcükler yanğlış türetilmemeli. Eski Türkçede ada gelen bir +(X)l eki yok (3 sözcük için kökenleme tahminden öteye gitmiyor). O yüzden adıl, tekil yanğlış türetilmişler. Buna uyarlama diyemeyiz, yanğlış/tartışmalı bilgiyle hareket etmek deriz.

Bu arada topal sözcüğündeki ek +Al bileşik ekidir ve bu ekte bir sorunumuz yok.
İstanbul Üniversitesindeki hocalarımız tekil ma çoğul sözlerinin yanlış olduğunu aytıp onların orununa teklik ma çokluk sözlerini kullanıyorlardı.

Ynt: /+sAl/

İletiGönderilme zamanı: 20 Kas 2011, 16:50
gönderen Bengitaşlarındili
Orta Asya Türkçesinde de Köplük ve Birlik sözleri kullanılıyor.

Ynt: /+sAl/

İletiGönderilme zamanı: 18 Şub 2014, 10:41
gönderen PAÜlü
Tekil kelimesi single kelimesine, ikil kelimesi double kelimesine, çoğul kelimesi plural kelimesine benzetilerek türetilmiş gibi görünüyor. Yani visual - görsel, digital - sayısal, national - ulusal gibi benzetme yoluyla türetilmiş uydurma kelimelerdendir.

Ynt: /+sAl/

İletiGönderilme zamanı: 19 Mar 2014, 01:33
gönderen Oktay D.
PAÜlü yazdı:Tekil kelimesi single kelimesine, ikil kelimesi double kelimesine, çoğul kelimesi plural kelimesine benzetilerek türetilmiş gibi görünüyor. Yani visual - görsel, digital - sayısal, national - ulusal gibi benzetme yoluyla türetilmiş uydurma kelimelerdendir.

Türkçede +gXl eki bulunur [Erdal, 1991]. Bu ek, uzun ünlüden soñraki hecede /g/ sesini kurallı olarak yitirir, ayrıca -kg- gibi ikiz geñizcil (double velar) parçalar da kurallı olarak kaynaşır.
tekil < *tekgil < tek
çoğul < *çōkgul < çōk
dördül < Eski Türkçe tö:rtgil < tö:rt
göñül < Eski Türkçe köngül < kön
yeşil < Eski Türkçe yāşıl < *yāşgıl < yāş
başıl < Eski Türkçe bāşıl ~ bāşgıl < bāş
gibi...

Bu nedenle tekil ma çoğul sözcüklerinde bir sorun bulunmuyor.

Ancak ikil sözcüğü kurallara aykırı bir türetimdir, uydurmadır çünkü +gXl ekiyle açıklanamadığı gibi, adlara gelen bir +l eki de Türkçede bulunmaz.

Ynt: /+sAl/

İletiGönderilme zamanı: 14 Mar 2019, 05:07
gönderen cingelek
Bu eki açıklamak için verilen örnekler ya birleşik kelime çıkıyor ya da deforme olmuş kelime çıkıyor. Ağızlardan ve lehçelerden verilen örneklerde aidiyet-mensubiyet manası da bulunmuyor. TDK kendi sitesinde national - ulusal'dan hareketle uydurulmuş olabileceğini zaten açıklamış.

Hani okul kelimesi ile alakalı Banguoğlu'nun hatıratında "bunu Urfa mebusu Refet bey uydurdu" bahsi var ya, onun gibi bir ek uydurulmuş sonradan buna köken aranmış.