Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Sevan Nişanyan'ıñ yañılgılarına yanıtlar

Yérgi, övgü, eleştiri, kınama azı kutlama yazılarını içerir.

Sevan Nişanyan'ıñ yañılgılarına yanıtlar

İletigönderen Temirbek » 27 Eyl 2008, 16:35

gizem : YT   [CepK 1935] esrar, sır   < Tü giz " gizle-
———————
• Ada eklenen -em ekinin işlevi belirsizdir.


Ek burada ad'a değil eylem'e getirilmiştir. Türkçe'de adlardan eylem yapan /+a-/, /+e-/ eki bulunur, kan > kana-, yaş > yaşa-, tür > türe- vb...

Önce, giz adından > *gize- "gizli olmak" eylemi türetilmiş ardından, eylemlerden ad yapan /-m/ ekiyle > gizem türetilmiştir. Yaşa- > yaşam gibi.

yönet[mek : YT   [CepK 1935] sevk ve idare etmek   < Tü yön " yön
———————
• İsme eklenen -et- ekinin işlevi belirsizdir.


Yön > *yöne- "sevk etmek, idâre etmek" > Yönet- "idâree etmek, yön vermek" (ettirgen), *yöne- eyleminiñ edilgen durumu 8b]yönel[/b]-'dir, dönüşlüsünü de türetirser > yönen- "yönenmek, kendi kendini yönetmek" olur hatta buradan yeñi türetim de yapabiliriz > *yönenim / yönenme "otonomi, özerklik"

donan[mak : Tü   [Uy viii+] tonan- giyinmek   < Tü tona- [viii+ Uy] giydirmek  => don // don ;don1   Tü   [ viii] ton giysi, kıyafet; [KT xix] şalvar, pantolon  
—————
EŞKÖKENLİLER:
Tü don1 : don1, donan-, donanma



Don > dona- > donan- (dönüşlü) > donat- (ettirgen). Donat eylemi ne yapıdaysa yönet- de aynı yapıdadır.

birim   YT   [tdK 1944] vahdet; [tdK 1955] bir çokluğu oluşturan ögelerin her biri, ünite   < Tü bir " bir
———————
• İsme eklenen -im fiil ekinin işlevi belirsizdir.


Bir > biri- "birlemek, bütünleştirmek" > Birim "ünite, birlik"

bir > biri- "bir olmak, bütünleşmek, birleşmek" > birik- "birikmek, yığışmak"

Eski Türkçeden örnek; öl "ıslaklık, nem" > öli- "ıslanmak, nemli olmak"...
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 26 Şub 2010, 17:26 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1182

Ynt: Nişanyan'ıñ yañılgıları

İletigönderen Temirbek » 27 Eyl 2008, 16:57

yaşa[mak   Tü   [Gül viii] yaşa- belli sayıda yıl yaşamak, belli yaşa gelmek   < Tü yaş " yaş2
———————
• 15. yy’dan sonra dirimek fiilinin yerini almıştır.


Aynı sözlükte;

dirim   YT   [CepK 1935] hayat   < Tü diri " diri
———————
• Sıfata eklenen -(i)m ekinin işlevi belirsizdir; *dirimek fiili mevcut değildir.


Bir örnek daha;

bağımsız   YT   [CepK 1935] bağınsız tabi olmayan, müstakil; [tdK 1944] bağımsız   < Tü bağın/bağım [1935 YT] tabiiyet, irtibat < Tü bağ- bağlamak " bağ1
———————
Ada eklenen -im ekinin işlevi belirsizdir.  


Aynı sözlükte;

bağ1   Tü   [Or viii] bağ bağ, düğüm, akit, ittifak   < Tü ba- bağlamak
———————
[b]Bağ adının kökü olan fiil, TTü bamak ve bağmak şeklinde 19. yy’a dek kullanımda kalmıştır.[/b]

EŞKÖKENLİLER:
Tü bağ : bağ1, bağdaş, bağdaş-, BAĞıL, BAĞımsıZ, BAĞıntı, BAĞLAÇ, BAĞLAM, BAĞNAZ
Tü *balış- : balçık
Tü bar : barış-
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 26 Şub 2010, 17:36 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1182

Ynt: Birkaç değini...

İletigönderen Oktay D. » 28 Eyl 2008, 15:35

Nişanoğlu yazdı:aşama
[CepK 1935]  mertebe, paye 

< Tü aş-  " aş-
———————
• Fiil gövdesine eklenen -a- ekinin mahiyeti belirsizdir.


Nişanoğlu yazdı:aşağı
[İMüh xiii] aşağa ; [TS xv xv] aşğaru dibe doğru, alta 

< Tü aşak, aşağ-  [xi Oğ] dip, alt, alçak < Tü *aş- inmek
———————
• Yön bildiren -ru ekiyle.
———————
EŞKÖKENLİLER:
Tü aşak/aşağ : aşağı, aşık2, aşın-, aşk2


Nişanoğlu yazdı:aşık2 [atmak
[Kaş, DK xi] aşuk ayak topuğu kemiği, oyunda zar

< Tü *aş- inmek " aşağı
———————
• Yapı itibariyle incik sözcüğünün eşdeğeridir. Karş. incik.


Nişanoğlu yazdı:alçak
[Uy viii+] alçak mütevazı, uysal, yumuşak huylu; [TS, Kıp xiv] alşak a.a.; [Men xvii] alçak hakir, pest, sosyal anlamda daha düşük pozisyonda olan

< Tü *alış-ak  < Tü alış- evcilleşmek, uysallaşmak " alış-
———————
• Özgün anlamı alçak gönüllü deyiminde korunmuştur. Fiziksel anlamda kullanımına 15. yy’dan itibaren rastlanır.


alçak sözcüğünüñ "alışmak" ile ilgisini nasıl kurmuş añlayamadım. BU sözlüğüñ de mahiyeti belirsiz añlaşılan.

Eylem günümüz Türkçesinde aş- "geçmek, inmek" olmasına karşın kökü, İlk Türkçe'de *alça- biçimindedir[1][2]. İlk Türkçe /lç/ > Ana Türkçe /ş/ dönüşümünden[2][3] uyarlama aşa- olur.
Aynı kökten alçak "aşağıda bulunan" sözcüğü biçimce korunmuştur.
aşık "geçit" < Eski Türkçe aşuk < İlk Türkçe alçuk sözcüğü yiñe aynı köktendir.
Ayrıca aşağı < Eski Türkçe aşgaru/aşagaru sözcüğü de eş kökenli olup, alçak ile zaten yakın añlamlıdır.

Özetle;
aşama < *alçama < İlk Türkçe *alça-
aşağı < Eski Türkçe aşgaru < Ana Türkçe aş- < İlk Türkçe *alça-
alçak < İlk Türkçe *alça-
aşık < Eski Türkçe aşuk < İlk Türkçe alçuk < İlk Türkçe *alça-

Demek ki, Türkçe için bir köken sözlüğünde yad sözcüklerde Hint-Avrupa dil köklerine dek inip Türkçe sözcüklerde Altayca köklere kadar inmeyince böyle tutarsızlıklar veya yañlış bilgilar dolaşabilirmiş. Bu yüzden, Türkçe bir kökenbilim sözlüğü yapılacaksa Altayca köklerine ama eñ önemlisi İlk Türkçe köklerine dek inmesi gereklidir ki sağlam olabilsiñ.

Dipçe.
[1] http://starling.rinet.ru/cgi-bin/respon ... =ot=config
[2] 1. kaynakta Altayca köküñ *ā́ĺa- olduğunu ve İlk Türkçe köküñ de *ā́ĺ- olduğunu belirtir. Buradaki /́ĺ/ simgesi ikincil /l/ olup /lç/ ya da peltek /ls/ sesidir. Bu ses Çuvaşçada /ś/ yani Kril abecesinde ç olarak yazılır ve Türkçe /ş/ sesine Moğolca /ç/ sesine deñ gelir[3].
[3] Talat Tekin, "Türkçe /ş/, Çuvaşça /ś/ ve Moğolca /ç/"
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 03 Eki 2008, 15:02 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6037

Ynt: Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Gökbey » 03 Eki 2008, 15:13

Birkaç ekleme de ben yapayım :

S.Nişayan yazdı: çorman  >> " karman çorman  


Çorman, Türkçe olarak verilmiş. Sonuna eklenen +man eki de buna arka çıkmaktadır.
Türkçede +man eki abartı ekidir. Çorman > aşırı karışık, karışık ... gibi anlamları içerir.
Burada sorun yok.

S.Nişayan yazdı:çorba [Yus xiv] şorbā ; [TS xiv-xviii] şorva ; [Arg xvi] çorba    ~ Fa şōrbā a.a. & Fa şōr 1. tuz, tuzlu, 2. bulanık, karışık + Fa bā yemek, aş (~ OFa bāg a.a. )
———————
EŞKÖKENLİLER:
Fa şor : çorba, çorak
Fa ba : çorba, zülbiye


Türkçede ç/ş dönüşümleri olduğunu biliyoruz.

Bunun yanında eski Türkçede b>v dönüşümü vardır.
Çorba > Şorva dönüşümü bu yüzden doğal bir durumdur. Oğuz öbeğinden Azericede çorba yerine şorva denir.

Çor kökünün karışmışlıkla ilgili olduğunu kendisi de yazmış. Çorba'nın anlamı olarak da "karışık" demiş. Yetmemiş, Farsçaya dayandırmış.

Çorba, en eski sözcüklerimizdendir.
  • 0

En soñ Gökbey tarafından 26 Eki 2011, 18:45 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1781
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 543

Ynt: Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Gökbey » 09 Eki 2008, 17:36

S. Nişanyan yazdı:kah [onom.]  gülme sesi


S. Nişanyan yazdı:kahkaha  [Yus xiv]  ~ Ar qahqahat  [#qhqh msd.] yüksek sesle gülme < Ar qahqaha  [onom.] yüksek sesle güldü


S. Nişanyan, yansıma seslerden oluşan sözcüklerin yanına açıklama olarak onom yazıyor. Bu iki alıntımda da "onom" belirtecini koymuş. Ancak birini Türkçe, ötekini Arapça vermiş.

İkinci verdiğinin, Türkçede oluşan bir ikileme olması yüksek olasılık olduğundan, Araplardan alınmış gibi durmuyor. Hatta, onlar bizden almıştır.

Kah + Kah => Kahkah oğur içinde de Kahkaha
  • 0

En soñ Gökbey tarafından 26 Eki 2011, 18:46 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1781
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 543

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Gökbey » 13 Eki 2008, 21:46

S. Nişanyan yazdı:çorak [Kıp, SN xiv] çorak tuzlu ve verimsiz yer; [Çağ xv] şorak tuzlu alan   ~ OFa çōrag/şōrag tuzla, tuz gölü, tuz çölü < OFa çōr/şōr tuz ~ HAvr *sū-ro- tuzlu, ekşi, acı " çorba
———————
• Ar şūrac (a.a.) Orta Farsçadan alınmıştır.


Çor / Çorak sözlerini Orta Berçikçe'den alıntı olarak sunmuş.
Oysaki Türkçede ç>ş ses dönüşümleri vardır ulayı bize özgüdür.

Şor > Tuzlu añlamında Anadolu ağızlarında bin türlü añlam var. Kimisi çökelek için, kimisi rakı için, kimisi de kötü sözlü konuşmalar için bu sözü kullanıyor.

Ayrıca Muharrem Engin'iñ betiğiñde [1] şu yazmaktadır :
çorak > susuz yer


_____________________
dipçe :
[1] Orhun Abideleri (Muharrem Ergin) 40. Basım y. 92

Berçik : Fars
  • 0

En soñ Gökbey tarafından 26 Eki 2011, 18:47 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1781
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 543

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen ZaferÖztürk » 14 Eki 2008, 09:17

Uğrola,
Artvin yöresinde, çabuk sayrılanan kişilere'' ne çok çorlusun'' veya '' çorlu adamsın hemen sayrılanıyorsun'' derler.
Esenlikler dilerim.
Zafer Öztürk
  • 0

Üyelik görseli
ZaferÖztürk
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 159
Katılım: 03 Eyl 2007, 11:05
Konum: Meydanc?k-?av?at
Değerleme: 11

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Baturalptürk » 15 Eki 2008, 18:02

Bu sözlükte yabancı sözcük sayısı artırılmak ereğiyle o denli uç örneklere yer verilmiş ki inanamadım. Ayrıca ilk Nişanyan'ın ortaya attığı sözcüklerden "amaç,esen,bağış,beslemek,coşmak,örnek,yardım,kadın,bacak,cacık,öküz,çeper,gözde..." (ve daha pek çok) gibi sözcükler iyice araştırılmalıdır. Bunlar karmaşa arasında ıskalanabilir. Dikkat edelim.
En güzel yanıt bilimsel kesinliği olan yanıttır.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 74

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Baturalptürk » 20 Eki 2008, 09:37

Bugün şu Nişanyan'ın sözlüğünü bir daha irdeledim. "M" harfinden yalnızca 5 sayfaya baktım. Bu saptırmacılığı daha iyi anlayabilmek için bilmediğim sözcükleri bir kağıda yazdım. 5 sayfada (her sayfasında ortalama 10-12 sözcük var) örnek olarak şunlar var:
maada, maaile, maamafih, maarif, mabat, mabeyn, mabut, maçuna, madlen, madonna(!!!), madrabaz, mahfiş, mahcur, mahcuz, mahdum, mahdut, mahfel........
Bunun gibi bilmediğim tam 25 sözcük 5 sayfada. Yani toplam 55-60 sözcükten bilmediğim 25 sözcük. Neredeyse yarı yarıya. Haa bir de benim bildiğim ama hayatta kullanmadığımız macenta, mader, mağrur, mağrip, mahir, mahfaza vb. birçok sözcük var. Bunları da eklersek içinden çıkılmaz. Ben bu sözcükleri de sözlük sırasına göre yazdım. Karışık seçseydim.....
Böyle bir sözlük yaparsan tabi ki kendi deyimiyle %15-20 Türki unsur(!) olur. Bunu dışında malak, maganda, mutlu gibi sözcüklerin de ilişkisi bulunmadığından soru imi konarak "belirsiz" denmiş.
Allah aşkına bu ne sözlüğü???
Adı bence şöyle olmalıydı:  Osmanlıca-Batı Dilleri-Az Miktarda Olmasına Uğraştığım Türkçe 'nin Etimolojik Sözlüğü...
Kökenini ararken yaptığı yanlışlıkları da daha saymıyorum.
Nişanyan'ın tuhaf sözlüğündeki sözcük dağılımını da vereyim:

Arapça 3487
Fransızca 2970
Eski ve Yeni Türkçe 2259
Latince 1667
Yunanca 1248
Farsça 1056
İtalyanca 577
İngilizce 459
Özel İsimler 299
Onomatopeler 246
Bilinmeyenler 244
Anadolu Çevre Dilleri 124
Diğer Diller 121
İber Yarımadası Dilleri 93
Almanca 43
Diğer Doğu Dilleri 42

TOPLAM 14935

Sonuca bak bee... Türkçemizi mahfuz, mahreç, mahrukat... gibi sözcükleri arka arkaya sıralayarak yapmacık göstermiş. "M" nin sonuna (mu, mü ile başlayan) bölüme gittiğinizde şişirme operasyonlarının boyutu daha da iyi görülüyor.
Bu adama bir Türk yurttaşı gereken yanıtı bilimsel kanıtlarla vermelidir. Meydan ne yazık ki şimdi bu adamda...
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 74

Türk Dil Kurumu'na Eleştiri ve Öneriler

İletigönderen Baturalptürk » 20 Eki 2008, 20:09

Nişanyan'a bırakılan meydanın baş sorumlusu Türk Dil Kurumu' dur. Şimdiye değin yetkin bir kökenbilimsel sözlük çıkaramamış olması baştan savmacılığın bir göstergesidir. Bir yığın insan bünyesinde çalışıyor olmasına karşın bir insanın yapabileceği sözlüğü yapmamıştır.
Şu anki çelişkilerin kaynağı TDK'dır.
TDK'yı Ulu Önderimiz Atatürk'ün çizdiği yola dönmeye çağırıyorum.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 74

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Oktay D. » 26 Eki 2008, 11:37

Sözlük zaten Hint-Avrupa dilleri üzerinde öyle bir duruyor ki, Türkçe bir sözcüğüñ eñ eski kökenlendiği tarih 8.yy iken Hint-Avrupa sözcükler İlk Hint-Avrupa (Proto Indo-European) dil köküne değin indirgeniyor. Eğer Türkçeniñ Köken sözlüğünü yapacaksañız Türkçeniñkini yapmalısıñız! Her sözcüğüñ bilinen İlk Türkçe köklerine dek inilmesi gerekir. Hatta Altayca köklerine!!

Özünde suçlanılası Nişanoğlu gibi kötü niyetliler olmamalıdır. Eğer siz alañı boş bırakırsañız böyle durumlar kaçınılmazdır. Bugün geñel ağda Nişanoğlu'nuñ karşısında tek bir sözlük bile yoktur. Bir ilde hırsızıñ olmasını değil, güvenliğiñ olmamasını eleştirmek daha yapıcıdır, çözüm üreticidir.

Dipçe.
Bu arada belirtmek isterim ki, eleştiri yaparken de dikkatli olmalıyız. Örñeğin Ermeniceniñ durumunu tartışırken Temirbek, Ermeniceniñ tümce yapısınıñ değiştiğini ve eklemeli olduğunu söyledi. Oysa Hint-Avrupa dilleri başta zaten öyleydi. Örñeğin Latince soñdan eklemeli ve yüklemi soñda (Türkçe gibi illa soñda olmak zorunda değil) bir dildi. Rusça da eklemeli bir dildir. Ancak bu dil öbekleriniñ başkalığı onlarıñ daha ince özelliklerinde yatar. Ermenice, Hint-Avrupa dillerinden; bugünkü Japoncanıñ Altay dillerinden ayrılması gibi ayrılmış değildir. Ermeniceniñ Hint-Avrupa dili olduğuna dair kandırıcı örñekler çok fazla. Ancak Hint-Avrupa dilleri o kadar gedik (istisna) içeriyor ki, bazı kesimler bunu kullanarak bilimselmiş gibi görünen savlar (Ermeniceniñ Hint-Avrupa olmaması gibi)  üretebiliyorlar. Altay dilleri bu bakımdan daha uğurludur, ancak günayda o deñli yazılmasına karşın uygunsuz abece değişiklikleri yüzünden birçok yazıt okunamamakta ne yazık ki.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6037

Ynt: Sevan Nişanyan'ıñ yañılgılarına yanıtlar

İletigönderen Temirbek » 02 Kas 2008, 21:32

Günay Karaağaç Hoca'nın ilgili bir yazısı ; Türkçenin dünya dillerine etkisi Ermenice ile ilgili bölümde kimi örnekler var.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 26 Şub 2010, 17:30 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1182

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen yollug_tigin » 02 Oca 2009, 00:38

siz bu açıklamaları nereden yaptınız öğrenebilir miyim?
yoğ, betiz(tdk da anlamı yoktur), çav gibi kelimelerin Türkçesini (!) öğrenebilir miyim?  Bi' de sayfa kelimesini kullanmaktan niye imtina ediyorsunuz?
  • 0

yollug_tigin
İlgili
İlgili
 
İleti: 6
Katılım: 02 Oca 2009, 00:28
Değerleme: 0

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Oktay D. » 02 Oca 2009, 01:06

Yerliğe hoşgeldiñiz yollug_tigin,

Öncelikle, sorduğuñuz sorularıñ başlıkla ilgisini bize açıklamañızı isteyeceğim. Eğer bir ilişki yok da sadece bir karşı çıkış ise, iletiñizi ve ona olan yanıtları bu başlıktan bağımsızlaştıracağım.

Soruñuza dönersek; sayfa sözcüğünü kullanmaktan geri durmuyoruz, ancak bet (ya da bazılarımızıñ kullandığı gibi yaprak) sözcüğünü kullanmaya özen gösteriyoruz. Bunlarıñ da kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Şehirde ya da okulda; köyde konuşulan sözcük sayısından daha az sözcük kullanılmasını istemiyoruz, bu durumu sürekli başka sözcükleri de añımsatarak düzeltme uğraşındayız.

Sorduğuñuz sözcükleri açıklayacağım. Bu sözcükleriñ tümü TDK'nıñ Büyük Türkçe Sözlüğü'nde geçiyor:

Anadolu Türkçesinde yoğ "hayır, yok"
Osmanlıcada k,g,ğ ve ñ sesleri ayırt edilemediği için yazı diline yañlışlıkla "yok" biçimi taşınmıştır. Ancak hâlen herkes "yoo, yoğ" demektedir, biliyorsuñuz. Bakıñız: TDK'nıñ Tarama Sözlüğü.

Sözcüğüñ özgün biçimi bedizdir, bazı üyelerimiz yañlışlıkla /t/ ile yazmış olmalılar. Añlamı "resim, süsleme". Sözcük TDK'nıñ Derleme sözlüğünde geçmektedir. Karşılaştırıñ: beze- "süslemek" < beyze- < bedze- < bediz+e-.

çav "haber, çağrı". Karşılaştırıñ: çağrı < çağır-ı < çağır- < çākır- < çā- "ses çıkarmak" > çāb > çav
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6037

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen Temirbek » 03 Oca 2009, 21:47

Nişanyan'dan alıntı;

yaban : ~ Fa biyābān/yābān ıssız yer, sahra ~ OFa wiyābān a.a.

Orta Farsça wiyâbân ne demektir?Ek-Kök çözümlemesi nedir?.Öte yandan "biyâbân" sözcüğündeki "bi+" nereye gitti? Bi+ , Farsçadakı "yoksunluk" eki olan bi+ ise bu ek Orta Farsça'da wi+ midir?

Türkçe'de bir yâ- "kötü olmak, kötülük etmek" kökü vardır, bu kökten gelen sözcüklerden örnekler;

yât "yabancı, el" > yâd > yâtırka- > yadırgamak, yabancı saymak
yâgı "düşman"
yâblak > "yavlak, kötü, fenâ"
yânç "günah, suç, kabahat"
yâral- "hatâ etmek"
yârınçık" kötü"
yâş "zarar, ziyan"
yâz- "günah işlemek, hatâ etmek" > yâzuk "günah" > yazık
yân- / yâñ- "hata etme"k (dönüşlü) >  yânıl- "yanılmak, yanlış yapmak"
yâñlış > "yanlış, hatâ"
*yâbman "kötülük eden" > yaman kötü
yâbuz  > yavuz, gaddar, zâlim, kötü

Günümüz Uygurcasında halâ "yâwa" (< Eski Türkçe yâba) "yabancı, yaban" demektir.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 24 Haz 2009, 16:08 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1182

Soñraki

Dön Eleştiri, kutlama

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

cron
Reputation System ©'